Hagayret.Net

Temel Sanat Eğitimi
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki | Tümü
 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Hagayret.Net Türkçe Forum Türkçe Portal Forum Ana Sayfa » Güzel Sanatlar » Diğer Dallar
Yazar Mesaj
Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 3:57   Mesaj konusu: Temel Sanat Eğitimi  Alıntıyla Cevap Gönder

Temel Sanat Eğitimi

Teknolojik yoğunlaşmanın yaşandığı çağımızın getirdiği uzmanlık insanın kendisine ve çevresine yabancılaşmasını sağlamıştır. Bu da, bireyin haz duygusundan ve heyecandan yoksun kalarak mekanik bir yaşam ortamı içine düşmesine sebep olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında bilimsel eğitimin yanında sanatsal eğitime de dengeli bir şekilde yer verilmesi, nitelikli insanların yetişmesi açısından önemlidir.

Öğrenciler, insanlığın anlamını yarattığımız, çağdaş, güzel bir dünya için hazırlanmalıdır. Bu anlamda yeniyi uygun bir şekilde karşılamak, eskiyi yinelemekten daha doğrudur. Bu nedenle genel anlamda eğitim gibi Sanat eğitimi de, yinelenmeye değil tasarıma yönelik olmalıdır. Tasarım değişmenin somutlaşmış halidir, değişikliği yansıtmaktır ve toplumsal bir eylemdir. "Yaptığımızı öğreniriz" diyen John Dewey ve "ortam mesajdır" diyen Marshall Mcluhan dan çıkışla eğitimin pratiği, alanların kendi diliyle gerçekleştirilirken yaratıcılık bağlamında diğer disiplinlerle de ilişki kurulması sağlanmalıdır. Bu nedenle çıkış noktası sayılacak ilkeler şunlardır:

* Aktif eleştiri
* İlişkilendirme
* Özgür yargılama
* Duyguyu katma
* Yanıta farklı, çeşitli yollardan gitme
* Yeni anlamlar üretme, çıkartma
* Deneme, yanılma
* Kendine yeterli olma. Açık fikirlilik
* Esneklik
* Yaratıcılık
* Merak , araştırma vs.

Tasarlama bir bütündür ve bir nesne, bir sistem yada bir olayın amaçlanan bir sonuca göre tanımlanmasıdır. İnsan yaşamındaki tüm becerilerin toplamıdır. Tasarlama eğitiminin konusu ise bireylerde eleştirel, yaratıcı, yenilikçi, katılımcı ve ileriye dönük olma özelliklerinden geliştirilmiştir. Problemlere çok yönlü bakmak, yaklaşmak, yeniliğe hazır olmak niteliklerini de taşır. Tasarlama eğitimi, salt beceri ve tekniklerin öğretimi değildir. Aynı zamanda bir problem-konu üzerinde nasıl çalışılacağını, bireyin bu problem hakkında nasıl düşündüğünü ve ona nasıl yaklaştığını ele alır. Tasarlama eğitimi, bireylerin düşünmesi, tanımlaması, ilişkilendirme yapabilmesi, bildiklerini uygulayabilmesi, değişen bir ortamda çalışabilmesi açısından zorunludur. Alternatif çözümler bulma ve problemlere eleştirel ve yaratıcı bakmak için çocuklara, merak etmeyi, hayal kurmayı, gözlem yapmayı, araştırmayı, ip uçlarını değerlendirmeyi öğretmek gerekir. Bu nedenle kendilerine şu sorular sordurulabilir.

* Nasıl bir deneyim yaşadım?
* Bu deneyim hakkında neler hissediyorum?
* Bu deneyim hakkında nasıl düşündüm?
*Bu deneyim hakkında ne düşündüm?
*Bu deneyim hakkında neden düşündüm?
* Yargılarken temelde hangi ölçütleri, değerleri göz önüne aldım?
* Neden bazı şeylerden hoşlanıyor, bazılarından hoşlanmıyorum?
* Durumu daha iyiye götürebilmek için ne yapabiliriz?


Eğitim başkalarının etkisiyle insanın kendi davranışlarında değişmeler oluşturması demektir. İçinde plan vardır. Eğitimde söz konusu olan, öğrencinin kendisine sunulanı olduğu gibi almak yerine, üzerinde düşünmek ve önermelerde bulunmaktır. Bu nedenle yaratıcılığa yer verilmelidir. Yaratıcılık bir süreçtir. Sonuçta sözel yada sözel olmayan değişik bir nesne , bir gösteri, düşün-buluş ortaya çıkar. Yaratıcılığın koşulu, çalışmak, deneyim, gözlem, araştırma, algıdır. Sanat eğitimi ise yönlendirme ve bilgilendirmedir. Sanat insanların duymasını-hissetmesini, görmesini sağlar. Simgeler aracılığıyla
değerler, fikirler ve duygular anlatılır. Sanat evrensel bir dildir. İnsana ait tüm duygular söz, ses, renk, devinim ve biçimlerle somutlaştırılır. Sanat, seçmek, üretmek, yaratıcılık, paylaşmak eğitimi, sentez yapmak, çözümlemektir.


Geleneksel eğitim öğrenciyi pasif yapar. Verileni yineleyen konumuna düşürür. Tasarlama eğitimi bireyleri kendi bulundukları alandaki problemi belirleme, problemler konusunda düşünme, ilişki kurma ve yeni durumları tasarlama konusunda yetiştirmektedir. Ayrıca, bireyin kendi alanında eleştirel, yaratıcı, yenilikçi ve ileriye dönük olma özelliklerini zenginleştirmesine yardımcı olacak, ona daha geniş bir
perspektif ve daha bütüncül bir bakış kazandıracaktır. Ancak tasarlama eğitimi ilköğretimden itibaren başlamalı ki üniversitede yerini bulsun. Çünkü tasarım, problem belirleme, problem çözme, yaratma, ve karar verme yöntem ve tekniklerini içerir.


Tasarlama , daha önceden varolmayan bir ürünün, yeni bir sistem yada nesnenin ortaya konması amacıyla yapılan bir eylemdir. Sonuçta yeni yaratılmış bir ürün söz konusudur. Sanat Eğitimi tümüyle yaratıcılığı kapsar. Yaratıcılık, eylemliliktir. Yaratıcı öznenin dünyayı değiştirme eylemliliğidir. Temelinde sezgi yatar. Yaratıcılık, bir konuya değişik ve farklı görüş açılarından yaklaşmak ve yeni önermelerde bulunmaktır.
İçeriğinde bireysel özgürlük vardır. Yaşamı algılama ve aktarma yetisidir. Mevcut bilgi ve deneyimin yeniden sentezlenmesidir, bilginin yeniden üretilmesidir ve yeni ürünler, düşünceler ortaya koyabilmesidir.

Sanatta yeni ve özgün bir bütünlük kazanmadır. İçinde merak, imgelem, buluş özgünlük ögeleri vardır. Bir sorunun analizi, sentezi ve orijinal

yeniliği söz konusudur. Buluşun, yeniliğin esas olduğu yaratıcılıkta, zihnin tüm yetileri, düşünceler, düşünme süreçleri ve imgelem etkileşim halindedir. Buluşa yönelen yaratıcı eylem, bu yapının tüm parçalarını bir araya getirir, birleştirir. Yaratma seçmeyle başlar. Hedefe farklı yollardan ulaşabilmektir yaratıcılıkta esas olan. Yaşam yaratıcılıkla değişir. Ölümsüzlük istemi sanat yapıtlarında hayat bulur. Sanat eğitimi ikili amaç taşır.


* Sanatı doğrudan üreten bireylerlerin eğitimi
*Sanat eserinden haz alan bireylerin eğitimi


Algının da sanat eğitiminde büyük rolü olduğu kesindir. Algı daha iyi görme, ayrımsamalar yapma, bağlantılar kurma yeteneğidir . Yani ayırt etme olayıdır. Algılama, duyularla farkına varma ve akıl yoluyla bilgi almadır. Sanat eğitiminde üzerimize düşen görev ise açık algıyı geliştirme olmalıdır. Açık görüş, kapsamlı görüştür. Yaşam görme ile başlar. Ama yüreğimizle görmeliyiz. Aynı zamanda görmeyi de bilmek gerekir. Bu da eğitim yoluyla olur. Sanatta görmek seçim olayıdır. Bilim ve sanat işbirliği yapmak zorundadır. Her ikisinde de amaç yaşama hizmet ve yeni keşfetmektir. Sadece dilleri ayrı, amaçları aynıdır.

Sanat duygu, düşünce, yeteneği eğitirken zekada gelişir. Nitekim sanat eğitimi bireyin düşünce, duygu ve izlenimlerini aktarabilmede yeteneklerini ve yaratıcılık gücünü estetik bir düzeyde anlatabilme çabasıdır. İnsanın her alanda yaratıcı, tasarlayıcı düşünce üreten yanını pekiştiren anlayıştır. Dolayısıyla imgelemdeki tasarım biçimlenir, derinleşir, anlamı genişler böylece zihne dayalı tüm yetiler gelişir. Sanat eğitimi tüm ifade tarzlarını kapsar.

Zihinsel yaşantıların anlaşılabilir biçimde anlatımı (düşünce, duyum, duygu, sezgi ) bunların eğitilmesi kişiliğin gelişmesine neden olacaktır. ( Read ) Sanat eğitiminin amaçları içinde, iyi insanlar toplumlar yetiştirmek de vardır. Aynı zamanda güzel bir dünyaya sahip olmak gibi...

Bilimsel eğitimin yanında sanatsal eğitimin gerçekleşmesi bireyin, zihinsel yetilerinin, düşüncenin zekanın gelişmesine neden olmuştur. Yaşamda bilim kadar sanat, sanat kadar da bilim gereklidir. Bilim ve sanat bir denge unsurudur. Yaşam insan tarafından değiştirilir. Bu da bilim ve sanatla olur. Bilim kuvvetli ve derin bilgidir. Sanat, bir
duygunun, bir tasarımın ifadesinde kullanılan yöntemlerin tümüdür. Sanat dış gerçeklikten alınıp düzenlenmiş bir seçmedir. Sanatın ne olduğumuzun anlamını ve önemini duygu diliyle söyleyişi gibi bilimde gördüğümüz her şeyin önemini bilgi diliyle söyler bize. Bilgi olarak bilim, sanata dış gerçeklikten seçme olanağı verir. Böylece eylemden içeriye giren dikkat sanat yoluyla dışarıya, eyleme doğru döner. Kendimizi değiştirirken dünyayı değiştiririz. Bunu yaparken dünyayı daha iyi tanırız. Dünyayı tanırken kendimizi daha iyi tanırız.

Sanat bir canlandırmadır. Bilim bir açıklamadır. İkisi arasındaki ayrım yalnızca
yöntemlerindedir. Dış gerçekliğin bilgisi bilim, kendimizin bilgisi sanattır. Sanat duygunun bilimidir, bilimse bilginin sanatıdır. Yapabilmek için bilmek zorundayız ama ne yapılacağını bilmek için de hissetmeliyiz. Bilim dış gerçeklik dünyasıyla ilgilenir, sanatsa iç gerçeklik dünyasıyla ilgilenir. Bilim nasıl, insanın duygularla algılanan dünyasındaki özgürlüğünün dile gelişiyse, sanatta insanın duygu dünyasındaki özgürlüğünün dile gelişidir. Sanat duygu dünyasını yada iç gerçekliğin , bilimse, görülen dünyanın yada dış gerçekliğin betimlenmesidir. Bilimsel bilgi, sanatsal seçmede rol oynar. Yaşamdaki zıtlık bilimde de, sanatta da varlıklarını sürdürür.

Gerçeğin bilgisi bilim, kendimizin bilgisi sanattır. Sanat duygunun bilimidir. Bilimse
bilginin sanatıdır. Yaşamak için bilmek zorundayız ama ne yapacağımızı bilmek içinde hissetmeliyiz. Sanat ve bilim yaşamın kılavuz kitaplarıdır. Sanatı olan kültürler yaşamaya devam eder. Aynı zamanda sanat toplumun gelişme koşullarından biridir. (C.Caudwell) Bu bağlamda Teknik bir üniversitede bilim eğitiminin yanında, sanat
eğitimine de yer verilmesi yaşam için doğru ve güzel bir karardır. Farklı disiplinlerin bir arada olması yaratıcı, sorgulayıcı insanların yetişmesine neden olacaktır. Tüm bunların ışığında Temel Tasarım dersine bakalım. Temel tasarım, bir süreçte yaşama geçen duygu ve duyarlılık eğitimidir. Temel tasarım süreçleri olan gözlem, araştırma, ilişkilendirme, yaratıcılık, bulma, uygulama, deneme, denetleme, eleştirme ve sonuçlandırma söz konusudur. Temel sanat eğitimi, görsel kayıtlarla temel fikir edinme, anlama, görsel izlenim ve anlatım olanaklarını öğrencilere kazandırmak için
düzenlenmiştir. Bunda bütünü ve ayrıntıyı görme ile yorum gücü bir bütün olarak düşünülmektedir. Bu ders, görsel kayıt elemanları ile ilgilenirken, farklı disiplinlerle ortak elemanlar cercevesinde ilişki kurulmasını sağlayacaktır. Bunlar ışık ve renk, ritm ve hareket, madde ve yapı, ağırlık ve kütle, uzay ve boşluk ile plastik form değerleridir.

Öz çalışma yollarındaki karşıtlıklar, kuralsız ve kısıtlamasız çalışma, kurallı ve kısıtlamalı çalışmalar, statik ve dinamik görünümlerle uyum gibi değerler işlenilir. Bu sistem aynı zamanda dünya üzerindeki elemanlar ve varlıklar üzerinde yapılacak çalışmalarda da aynen uygulanacaktır. Ayrıca temel kavramlar farklı programlar içeriğinde
yorumlanacaklardır.


_________________

DoN't SpeEAak !!!



En son tubik tarafından 03/Mart/2008 Pts, 9:16 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi
Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 3:58   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

TEMEL TASARIM

IŞIK


Görme olayı ışıkla başlar. Işık görsel nesnelerin bize yansımasını, dolayısıyla görmemizi sağlar. Çizimi istenen biçimin bir yüzeyde gerçekleşmesi, yansıtmış olduğu ışık değerlerinin doğru görülmesi ve doğru yerleştirilmesiyle olasıdır. Resmetme olayında ışık beyazla, ışığın yok olması da beyazın giderek siyaha dönüştürülmesiyle anlatılır. Işık etüdü için doğa güzel bir öğretmendir. Doğal nesnelerin ışık değerleriyle etüt edilmesinde amaç; objeyi kağıtta yinelemek değil biçimini, şeklini, dokusal yapısını, parlaklığını, matlığını ve planlarını yansıtan ışık değerlerinin nasıl bir düzenle yerlerini aldıklarını görmek ve kişisel yorumlarla bütünleştirmektir. Böyle bir çalışmadan hareketle izlenimlerimize dayalı bir yorum, bir düzenleme de yapılabilir.


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 3:59   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

IŞIK KONUSU İLE İLGİLİ UYGULAMA ÇALIŞMALARI

A ) Kurşun kalemle siyah - beyaz arasındaki ışık değerleri açıktan koyuya doğru eşit kademelerle skala halinde araştırılır. Fotoğrafik malzemelerle de ( film, kağıt ) agrandizörde farklı pozlar verilerek beyazdan siyaha kadar olan "gri ton skalası" elde edilir.
B ) Açıkla koyu arasında bir çok ışık değerlerine sahip olan renkli dergi resimleri kesilerek yeni bir düzenleme oluşturulur. Bu düzenlemede, anlam ve biçim yönünden bir içerik düşünülebilir. Kolaj olan bu çalışma başka bir kağıda kalemle ya da boya ile aktarılır. Fotoğrafik malzemeyle fotogram, fotomontaj çalışması yapılabilir.
C ) Doğal değerler resmedilir. Obje üzerinde ışık değerleri tespit edilerek skala halinde gösterilir.
D ) Işık değerleriyle etüt edilen objeden kaynaklanan ya da ayrı bir düşünceyle derinliksel çalışmalar yapılır. Bu soyut yorumlamalar rölyef karakteri gösterir.


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 3:59   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

IŞIK KONUSU İÇİNDE ŞEKİLLENDİRME ÇALIŞMALARI

Belli ölçülerdeki kartonların çeşitli sistemlere ya da sistemsizliklere göre bölümlenip kesilmesi, kesilen kısımların çıkarılması, burulması, bükülmesi, kırıştırılması ve boş - dolu alanlar elde edilmesiyle ışık değerlerinin şekillendirmede anlatım olanakları araştırılır.

Işık olaylarının daha iyi algılanabilmesi için, yapılan bu şekillendirmenin ışık değerleriyle resimlenmesinde gözlemlerin kalıcılığı açısından önemlidir. Aynı tarz çalışmaların fotoğrafla yapılması da olasıdır.


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:00   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

FOTOĞRAFTA IŞIK

Işık, tüm görsel sanatların temelidir ve fotoğraf da ışıktır. Fotoğraf yapmanın ilk adımı olan ışık, fotoğraftaki görselliğin nedenidir. Nasıl resim boya ile çiziliyorsa fotoğraf da ışıkla çizilir. Bir çekimde fotoğraf makinesinin ayarları ışığa göre yapılır. Çünkü fotoğrafın kaynağı ışıktır (Photo Yunanca ışık anlamına gelir). Bir ölçüde fotoğrafın başarısı ışığa bağlıdır, yani ışıklandırmayı doğru yapmak gerekir. Işığın en önemli işlevi fotoğrafın çekilmesini sağlamaktır. Işığın olduğu yerde gölge de vardır. Işığın şiddeti gölgenin keskinliğini de beraberinde getirir, soft ışık ise yumuşak gölgenin oluşum nedenidir. Eğer fotoğrafın bir bölümüne ışık yeterli gitmezse siyah çıkacaktır. Aşırı ışık alan kısımda beyaza kaçacaktır. Öğle ışığında çekilen bir fotoğrafta her şey çok sert ve daha kontrast olacaktır. Sonuç olarak gerek yaratılan ( yapay ) ışık kaynağı gerekse doğal ışık olsun doğru kullanılması önemlidir. Çünkü ışık fotoğrafın temel taşıdır. Bu nedenle ışığı iyi bilmek ve buna göre de iyi değerlendirmek gerekir. Çekim sonrası karanlık odada yapılan işlemler de, ışıklamaya dayanır. Yani fotoğraf ışıkla başlar, ışıkla biter.

Işık, doğadaki elektromanyetik dalga biçimlerinden biridir. Radyo, radar dalgaları, kızılötesi ışınları gibi. Doğada bulunan bir nesnenin görülmesi için o nesnenin ışık yayması ya da yansıtması gerekir. Genellikle bir cisme çarpan ışık az ya da çok yansır. Işığı yansıtma derecesine göre cisimler saydam ( cam, su, hava ) yarı saydam ( buzlu cam, ince yağlı kağıt ) saydamsız ( taş, tahta, demir ) diye sınıflanır. Ama yine de bu, cismin özelliği, kalınlığı vs. ile de yakından ilgilidir. Işığın yapısı ulaştığı yüzeyin yapısıyla çakıştığında farklı etkiler yaratır. Işığın yansıma özelliğinin yanında kırılma özelliği de vardır. Farklı yoğunluktaki ortamlarda, bir ortamdan diğerine geçen ışık kırılır.

Önemli olan uygun ışığı seçebilmektir. Tıpkı uygun bir kompozisyonu seçmek gibi. Işık; dolaylı, doğrudan, cephe ışığı (gölgeleri yok ederek yüzeysel bir etki oluşturur ve aydınlanan cisim düzlemsel görülür), tepeden gelen ışık (kütlenin ağırlığını ve yer çekimini vurgular), ters ışık (kütlenin biçimini ortaya koyar), yan ışık ( ışık-gölge yardımıyla dokuyu ortaya çıkartarak derinlik hissi verir), olarak ele alınabilir. Ayrıca geliş açılarına ya da doğal nedenlere ( kar, yağmur, deniz kenarı, yüksek yerler ) göre ışığın durumu da değişir. Işık, salt fotoğrafın oluşumunda rol oynamaz aynı zamanda sanatsal bağlamda da belirleyici olur. Kullanılan ışık tarzı fotoğrafın estetik değerinde etkili olur. Fotoğrafta ışığın kullanış biçimi gölgeyi belirler. Bu da bireysel farklılıkların getirdiği bir ayrıcalık, bir tarz olabilir. Gölgenin sert olması grafik, yumuşak olması resimsel tavrı oluşturabilir. Işık, Klasik resimdeki belirlilik ya da Barok resimdeki belirsizlik gibi biçimsel bağlamda kullanılabilir. Işık, doğa ve stüdyo fotoğraflarının yanında fotogramda da önemli bir özelliktir. Fotoğrafın aracı olan ışığın bilgisine sahip olmak çekilen fotoğrafın kaliteli olmasını sağlar. Böylece fotoğrafta yaratı alanlarından biri olur.

* Işık, nesneleri görünür kılar,
* Işık, siyah-beyaz ayrıntıyı belirler,
* Işık, mekan ve derinliği sembolize eder.,
* Işık, atmosfer yaratır,
* Işık, imgesel anlatım aracı olarak kullanılabilir.
( Işığın, Fotoğrafta Estetik Aracı Olarak Kullanımı-Yusuf Murat Şen )

Sonuç olarak başarılı bir fotoğraf çekimine atılan ilk adım, ışık bilgisi kadar deneyim de gerektiren bir olaydır. Tıpkı resim yapmak gibi fotoğraf çekmek... Işığın tarihine bakacak olursak ışığın yeniden keşfi olan Empresyonizmi ( izlenimcilik ) gözden geçirmek gerekir. Empresyonistlerde resim, ışık ve renk duyumlarının belirlediği kontursuz bir bütün olarak ortaya konuyordu. Işık ve renk İzlenimci Sanat içinde temel iki duyumdur ve analizi önemlidir. İzlenimcilerden önce ışık Rönesansta, Barokta vs kullanılmıştır. Rembrandt'ın portreleri, El Groce, Frans Hals, Delacroix'in resimlerinde ışık, bu sanatçıların sanatlarında hep figürlerin plastik değerlerini ortaya çıkarmada, tablonun kurgulanmasında kullanılan bir araçtır. Işık soyut ve idealize edilerek kullanılmıştır. İzlenimcilikte ise ışık başlı başına bir değerdir, ön plandadır. Güneş ışığını yapıtlarında duyumsal bağlamda çok güzel kullanmışlardır. İzlenimci resimlerde ışık, güneş ışığı olarak nesnelerin sınırlarını kaldıran renge dönüşmüştür. Çünkü izlenimcilik ışığın yeniden keşfidir. Bu keşif nedeniyle ışık, renkle el ele vererek renkli ışık halinde resim sanatında ortaya çıkmıştır. İzlenimcilikte resim atölyeden doğaya taşınmıştır. İşte ışık böyle keşfedilmiştir. Renkte yeniden ve geniş kapsamlı bir şekilde, gözlemsel bağlamda olduğu kadar bilgisel anlamda da (puantilizm ) ele alındı. Çalışmalar adeta ışığı resimliyordu, konturlar erimiş geriye renk ve ışık kalmıştı. Gün boyu ışığın nesneler üzerindeki değişikliği resmediliyordu. Çünkü ışık daha önceki dönemlerde kompozisyonun elemanıyken izlenimcilerin temel konusu olmuştur. İzlenimcilik öncesi resimde siyah gölgeler, beyaz ışıklar İzlenimcilerde yerini ışıklı renklere bıraktı. Işık ve renk birlikteliği çok ciddi bir şekilde kullanılmıştır. Tayftan geçen 7 renk doyasıya gündemde tutulmuştur. Sonuç olarak İzlenimci resim ışık ve renk sanatıdır. Işık, hava, atmosfer ve izlenim; işte İzlenimci görme, 1860'larda başlayan farklılık 19 yy'ın ikinci yarısı, 20 yy'ın ilk çeyreği Fransa'da başlayan devrim. O dönem fotoğrafta karşılığını fotogramda bulmuştur.

Kısaca Fotoğrafta izlenimcilik akımına da değinelim. Fotoğrafta aşağı yukarı resimdeki tüm akımlar gerçekleşmiştir. Türk fotoğrafında İzlenimcilik 1960'lı yıllardan sonra gelişmeye başlamıştır. Bu tarz önceleri yabancılardan esinlenme şeklinde olmuştur. Resimle fotoğrafı kaynaştıran Şahin Kaygun, Magie Danon, yeni ve farklı tekniklerle ışığın öne çıkan ilginç kullanımıyla yapıt üretmişlerdir. Şakir Eczacıbaşı da fotoğraflarında nesnelerin konturlarının eritilmesiyle yine ışığı ön plana çıkartarak izlenimci tarzda çalışmıştır.

Işıktan örnekler; Peter Paul Rubens, Rembrandt Van Ryn, Monet, Renoır, Sisley, Cezanne, Degas, Van Gogh, Türkiye' de Çallı kuşağı ( 1914 - Feyhaman Duran, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail ... ) İmogen Cunnighan ( fotoğraf ), Ansel Adams ( fotoğraf ), Sıeff ( fotoğraf ), Gökhan Yalta ( fotoğraf ), Şakir Eczacıbaşı ( fotoğraf-Empresyonist) Şahin Kaygun ( fotoğraf - İzlenimci)


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:01   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

GÖRSEL TASARIM ÖGELERİ

NOKTA


Nokta, görsel anlatımın temel ögelerinden biridir. Objektif tanımı ile yer belirleyici bir işarettir. Görsel olarak nokta; bulunduğu yere göre küçük, merkezsel benektir. Bir nokta mekan içindeki ( uzaydaki ) bir pozisyonu ( durumu ) gösterir. İki çizginin birleştiği ya da kesiştiği yeri gösterebilir, bir düzlemin köşesini, bir işareti, bir yeri belirler. Nokta düzensizliğin içinde ilk düzen elemanıdır. Nokta, geometrik olarak görselliğin anlatımında çeşitli büyüklüklerde, boş ya da dolu yuvarlaklar olarak değerlendirilir.

Biçimi oluşturan elemanlardan biri olan nokta, düzen içerisinde sözü bulunan bir elemandır. Noktanın yüzey üzerinde sayıları arttıkça etkileri de değişik olur. Tek başına durgunluğu ifade eden nokta çoğaltıldıkça giderek dinamizme, ritme ya da kargaşaya dönüşebilir. Noktalar yanyana geldiklerinde birbirleriyle ilişkiye girer, bu bağıntı bazen çizgiselliğe bazen de lekeselliğe dönüşebilir. Noktanın yanına ikinci bir nokta geldiğinde kompozisyon ilkeleri başlar. Nokta bulunduğu yer ve çevreye göre noktadır. Evren içinde dünya noktadır. Çok uzakta bir uçak ta nokta izlenimi verir. Renk olarak ta gri imajı verir.

Ayrıca bir çok alanda görselliğin dışında da kullanılır. Örneğin; suyun kaynama noktası, erime noktası, patlama noktası, birleştirme, kesişme noktası... Canlı ya da cansız doğaya baktığımızda çok sayıda ve sınırsız olanaklar gösteren noktasal oluşum ve etkilerle karşılaşırız. Çeşitli böceklerin dış görünüşlerinde, büyüyen-küçülen, düzenli-düzensiz, renkli-renksiz benek ya da birimlerin oluşturduğu doku örnekleri...Bazı bitki ve hayvanların yapılarında noktasal düzenlere rastlanır.

Resimsel anlatımda nokta; denge, hareketi durdurma ( nokta koyma ) vs. olarak kullanılır. Belli büyüklük ve küçüklükte noktalar, renk unsuru ile birlikte matematiksel sistemlerde düzenlenerek kullanıldığında optik bir takım anlatımlara olanak sağlar. Nokta diğer görsel anlatım ögeleri ile ilişkili olarak yeni anlatım olanakları verir. Nokta tek başına durağandır. Noktaların, büyüklük-küçüklük farkları, ışık ve renk değişiklikleri, yanyana gelişlerinde aralık ve sıralanış farklılıkları zengin görsel etkiler elde edilmesine olanak sağlar.


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:02   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Görsel anlatımda nokta


Farklı büyüklükte noktalar

Eş büyüklükte tek düze

Farklı ışık değerlerinde noktalar

Eş ışık değerinde noktalar

Farklı renklerde olan noktalar

Aynı renkte olan noktalar

Eş aralıklı, eş büyüklükte noktasal düzenleme

Giderek sıklaşan-seyrekleşen eş büyüklükte noktaların oluşturduğu düzen

Eş büyüklükte noktaların toplanıp dağılarak ( sıklaşan-seyrekleşen) oluşturduğu serbest düzen

Eş büyüklükte, ışık değerleri belli aralıklarla değişen sistemli noktasal düzen

Büyüyen, küçülen noktaların oluşturduğu sistemli düzen

Büyük-küçük noktaların oluşturduğu serbest düzen

Büyüyen küçülen noktaların, sıklaşması, seyrekleşmesi ile oluşan serbest ve ritmsel düzen

Eş büyüklükte noktalarla farklı renkler kullanılarak oluşturulan serbest ve ritmik düzen

Değişik renklerde ve büyüklüklerde noktaların oluşturduğu ritmik ve serbest noktaların oluşturduğu düzen

Farklı büyüklükte sıklaşan - seyrekleşen

Belli bir sistemle büyüyen - küçülen

Serbest bir düzen içinde toplanan - dağılan

Değişik büyüklüklerde ve değerlerdeki noktaların oluşturdukları serbest ya da geometrik düzen

Üçten fazla noktanın düzeni

İki boyutlu noktalar düzenlemeleri

İki boyutlu farklı değerdeki noktalarla çeşitlemeler

Eşit değerdeki noktaların düzenlemeleri

Aynı ve farklı renklerdeki renkli noktalarla düzenlemeler


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:02   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

Noktanın sanat tarihindeki yerine bakacak olursak; noktayı diğer elemanlarla birlikte yani çizgiyle, lekeyle kullanan sanatçıların yanında tamamen noktayla çalışan sanatçılar da vardır.

Noktayı da kullanan sanatçılar; Matisse, M. Ernst, E. Degas, F. Pıcabıa, Pollock, P. Klee, M. Marika, S. Munakota, T. Cragg ( heykel ), K.Gilbert, Vasarelly C. Ağacıkoğlu ( fotoğraf-gren ) I.Maeda ( fotoğraf) A. Kertész ( fotoğraf) F. Marsal ( fotoğraf ) Michael Neusüss ( fotogram ) Stockhausen ( müzik )


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:04   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

PUANTİLİZM (İng. Pointillism) Puantilizm Türkçe’ye “Noktacılık” biçiminde çevrilebilecek, Fransızca (Pointillisme)dan kaynaklanan sözcük, Yeni-İzlenimci akımın bünyesindeki bir eğilim ve teknik için kullanılır. Bu eğilimdeki ressamlar amaçladıkları resimsel etkiyi renkleri küçük noktacıklar biçiminde gruplayarak elde etmişlerdir. En ünlü pointilist sanatçı G. Seurat’tır. (1859-91).



G.Seurat, 1884-85

Pointilizme bugün artık kullanılmayan “Divisionnisme” adı da verilmiştir.
Resimde belirli bilimsel ilkeler üzerine kurulmuş yeni bir yöntem geliştirdiler.(G.Seurat ve dostu P. Sicnac, H.E. Cross, C.Angrano,H.Edmond)


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Moderator

tubik
Moderator

Paylaş






   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11308
   G. Mesaj Sayısı: 9.28
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
MesajTarih: 15/Ekim/2007 Pts, 4:05   Mesaj konusu:   Alıntıyla Cevap Gönder

TEKNİK: Işığın yarattığı bir izlenimin, gözün retina tabakasına bir an yansımasıyla sentez olayı meydana gelir. Bunu resimde ifade etmek ise (herhangi bir ışık kaynağının kullanıldığı yerde) renk tonlarının optik olarak, gözde birbirine karışmasını resim aracılığıyla gerçekleştirmek gerekir. Bu karışım olayı ışığın yayılma derecelenmelerine ait kontrast kurallarına göre oluşmalıdır.

Tamamlayıcı Renkler
Sarı + Kırmızı = Turuncu
Mavi + Sarı = Yeşil
Mavi + Kırmızı = Mor

UYGULAMA

“Nokta” konulu saydam gösterisi

“Nokta” konulu film gösterimi -Görüntü Norman Mc Laren

“Nokta” konulu Modern Dans gösterisi

35x50 Boyutundaki resim kağıdı 15x15 boyutlarında karelere ayrılır. Nokta elemanı ile öncelikle siyah beyaz tekniğiyle düzenleme yapılır.
Daha sonra yapılacak araştırmada, yorumda farklı programların kendi dilleri, teknikleri ile uygulama yapılmasına olanak tanınır. Böylece ortak alınan Temel Tasarım dersinde öğrenilenler farklı alanlarla ilişkilendirilerek yaratıcılığın ön plana çıkarılması sağlanır.

İletişim Tasarımı Programı; nokta elamanı ile bilgisayara dayalı düzenleme.


_________________

DoN't SpeEAak !!!

Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    Hagayret.Net Türkçe Forum Türkçe Portal Forum Ana Sayfa » Güzel Sanatlar » Diğer Dallar
Sayfa 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7  Sonraki | Tümü
1. sayfa (Toplam 7 sayfa)

Benzer Başlıklar
Başlık Yazar Forum Cevaplar Son Mesaj
Yeni mesaj yok Sabit: amatör fotoğrafçı için temel bilgiler tubik Fotoğraf 12 03/Temmuz/2007 Sal, 12:04 Son Mesajı Görüntüle
BermudaSehytan
Yeni mesaj yok Sabit: sanat tarihi tubik Diğer Dallar 1 28/Ocak/2008 Pts, 6:43 Son Mesajı Görüntüle
tubik
Yeni mesaj yok Sabit: Sanat Terimleri Sözlüğü tubik Diğer Dallar 119 17/Temmuz/2007 Sal, 11:57 Son Mesajı Görüntüle
tubik
Yeni mesaj yok Sabit: sanat akımları ,üsluplları ... tubik Diğer Dallar 78 01/Nisan/2009 Çrş, 11:13 Son Mesajı Görüntüle
elysium
Yeni mesaj yok Sabit: Görsel sanat akımları tubik Diğer Dallar 31 03/Ekim/2007 Çrş, 3:11 Son Mesajı Görüntüle
tubik
Yeni mesaj yok Sanat eğitimi tubik Diğer Dallar 1 04/Kasım/2007 Pzr, 3:01 Son Mesajı Görüntüle
tubik
Yeni mesaj yok Yavruların av eğitimi seval Hayvanlar Alemi 7 02/May/2008 Cum, 9:09 Son Mesajı Görüntüle
eleman
Yeni mesaj yok Tuvalet eğitimi gzm1905 Sağlık 3 10/Ağustos/2007 Cum, 7:40 Son Mesajı Görüntüle
gzm1905
Yeni mesaj yok çocuk eğitimi.. özgür Genel 7 29/Ekim/2006 Pzr, 4:38 Son Mesajı Görüntüle
özgür
Yeni mesaj yok edebiyat eğitimi üzerine.. özgür Edebiyat 12 20/Mart/2007 Sal, 11:49 Son Mesajı Görüntüle
özgür


 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Sayfa Yükleme = 0.46166 sn, Sorgu Sayısı = 25


Çerezleri Sil
Etiketler: pekiştiren, disiplinlerin, john, kazanmadır, yetisidir, verir, gösteri, temel, değişir, öğretimi, eğitim, eğitirken, ortaya, içeriye, yapılacak, fikirler, zorundayız, yeniden, üretmek, bilgisi

Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Türkiye Forum & Erdem Çorapçıoğlu