 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
NIC39
Moderator

Kayıt: 15 Ekm 2006
Üye No: 15
Mesajlar: 10703
G. Mesaj Sayısı: 13.72
Konum: İstanbul
Meslek: Öğrenci
|
Tarih: 05/Mart/2007 Pts, 11:07
Mesaj konusu : Oruç |

|
|
Sual: Ramazan ayının önemi nedir?
CEVAP
Bu konuda imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.
Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.
Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. Allahü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.
Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.
İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.
Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.
Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. Allahü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)
Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.
Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. [Tirmizi]
(Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.)
Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.) [Nesai]
(Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da Allahü teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları affolur.) [Buhari]
(Ramazan orucunu tutup ölen kimse, Cennete girer.) [Deylemi]
(Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek” denir.) [Nesai]
(Ramazan bereket ayıdır. Allahü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.) [Taberani]
(Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, Allahü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.) [Deylemi]
(Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]
(Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir.) [Ebu Nuaym]
(Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.) [Nesai]
(Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir.) [İ.Mansur]
(Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, Allah yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.) [İbni Ebiddünya]
(Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur.) [İ.Ebiddünya]
(İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.) [Müslim]
(Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir.) [İbni Nasr]
(Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur.) [Deylemi]
(Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin!) [Buhari]
(Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk ederek tutulan oruçtur.) [Hakim]
(Allahü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.) [Taberani]
(Allah yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü, Allahü teâlâ yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır.) [Müslim]
(Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır.) [Müslim]
(Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır.) [Deylemi]
(Oruçlu iken ölen Cennete girer.) [Bezzar]
(Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükafatını kıyamette aklı kadar alır.) [Hatib]
(Oruç şehveti keser.) [İ. Ahmed]
Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira Allahü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve Allahü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. (Mev'iza-i hasene)
Resulullah efendimizin rüyası
(Rüyamda acayip şeyler gördüm. Ümmetimden birini azap melekleri yakalamıştı. Aldığı abdestler gelip, onu içindeki zor durumdan kurtardı. Birini gördüm, kabri onu sıkıyordu. Kıldığı namazlar gelip, onu kabir azabından kurtardı. Birine şeytanlar musallat olmuştu. Ettiği zikirler gelip, şeytandan onu kurtardı. Birinin de susuzluktan dili çıkmıştı. Tuttuğu Ramazan orucu gelip, susuzluğunu giderdi.
Birini zulmet sarmıştı. Yaptığı hac gelip karanlıktan çıkardı. Birine ölüm meleği gelmişti. Ana babasına yaptığı iyilikler gelip, ölümüne engel oldu, geciktirdi. Birini Müslümanlarla konuşturmuyorlardı. Sıla-i rahim gelip, ona şefaat etti, onlarla konuştu. Peygamberinin yanına gitmek isteyen birine engel oluyorlardı. Aldığı gusül, onu alıp yanıma getirdi. Ateşten korunmak isteyen birisine, sadakası gelip ateşe perde oldu. Birini zebaniler alıp Cehenneme götürürken, yaptığı emr-i maruf ve nehy-i münker gelip kurtardı. Biri Cehennem ateşine atılmıştı. Allah korkusu ile döktüğü gözyaşları gelip oradan kurtardı.
Birine amel defteri solundan verilirken, Allah korkusu gelip, defterini sağa aldı. Sevapları hafif gelen birine, kendinden önce ölen çocukları gelip, sevabını ağırlaştırdı. Cehennemin kenarında, korkudan titreyen birine, Allahü teâlâya olan hüsnü zannı gelince, titremesi durdu. Sırattan zorla geçen biri, Cennete geldi. Fakat kapılar kapalıydı. Kelime-i şehadeti gelip, onu Cennete koydu.) [Hakîm-i Tirmizi] |
|
_________________
 |
|
|
|
|
NIC39
Moderator

Kayıt: 15 Ekm 2006
Üye No: 15
Mesajlar: 10703
G. Mesaj Sayısı: 13.72
Konum: İstanbul
Meslek: Öğrenci
|
Tarih: 05/Mart/2007 Pts, 11:08
Mesaj konusu : |

|
|
Sual: Yalan, gıybet, harama bakmak gibi günahlar orucu bozar mı?
CEVAP
Hadis-i şerifte, (Gıybet etmek, söz taşımak, yalan yere yemin etmek, namahreme şehvetle bakmak orucu bozar) buyuruldu. (Deylemi)
İmam-ı a'zam hazretleri bu hadis-i şerifi açıklıyor:
(Bu günahlar orucun sevabını bozar, sıhhatini bozmaz, oruç mekruh olur) buyuruyor. Yani bu günahları işleyen, oruç borcundan kurtulur ise de, oruca mahsus büyük sevaba kavuşamaz. Hadis-i şerifte, (Nice oruç tutan var ki, açlık ve susuzluktan başka bir şey elde etmez) buyuruldu. (İbni Mace)
Oruç, müminler için bir nimet ve emanettir. Emanete riayet etmek lazımdır. Onun zayi olmaması için şartlarını ve edeplerini gözetmek gerekir. Harama bakmaktan sakınmalıdır! Hadis-i şerifte, (Harama bakmak, şeytanın zehirli bir okudur. Allah’tan korkup bunu terk edene, Allahü teâlâ öyle bir iman verir ki, tatlılığını kalbinde bulur) buyuruldu. (Hakim)
Oruçlu, dilini de korumalıdır! Hadis-i şerifte (Oruç, ateşe kalkandır. Gıybetle parçalanmadıkça korur. Oruçlu cahillik edip de kötü söz söylemesin! Biri kendine sataşırsa, "ben oruçluyum" desin!) buyuruldu. (Buhari)
Gözü ve dili günahlardan koruduğumuz gibi, kulağımızı da korumamız lazımdır. Konuşulması haram olan şeyi, dinlemek de haramdır. El, ayak ve diğer uzuvları da haramdan korumalıdır! Oruç tutup azaları ile günah işleyen, ilaç yerine zehir içen hastaya benzer. Çünkü günah zehirdir. İbadetlerimizin sevabını yok eder. Onun için oruçlarımızı ve diğer ibadetlerimizi haram işleyerek sevapsız hâle getirmemeliyiz! |
|
_________________
 |
|
|
|
|
NIC39
Moderator

Kayıt: 15 Ekm 2006
Üye No: 15
Mesajlar: 10703
G. Mesaj Sayısı: 13.72
Konum: İstanbul
Meslek: Öğrenci
|
Tarih: 05/Mart/2007 Pts, 11:18
Mesaj konusu : |

|
|
Sual: Nafile orucun da sevabı olur mu?
CEVAP
Oruç kazası olmayanın nafile oruç tutması çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir gün nafile oruç tutana kimseye, yeryüzü dolusu altın verilse, o orucun sevabını karşılamaz.) [İbni Neccar]
(Gizleyerek, bir gün nafile oruç tutana, Allahü teâlâ, Cennetini ihsan eder.) [Hatib]
Sual: Ramazandan sonra her ay oruç tutmak isteyen hangi günler tutmalıdır?
CEVAP
Her ay 3 gün oruç tutmak çok iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Her [kameri] ayda, üç gün oruç tutmak, bütün yılı oruçlu geçirmek gibi sevaptır.) [Buhari]
(İbrahim aleyhisselam, her ayda 3 gün oruç tuttu. Allahü teâlâ da ona ömrü boyu oruç tutmuş gibi sevap verdi ve ömür boyu sanki yiyip içmiş gibi kuvvet, zindelik verdi.) [Beyheki]
(Her ay 3 gün oruç tutan, yılın tamamında oruç tutmuş gibi olur.) [Müslim]
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbindeki kin yok olur.) [Bezzar]
(Her ay 3 gün oruç tutanın kalbinin pası temizlenir.) [Nesai]
“Eyyâm-ı biyd” denilen kameri ayların 13, 14 ve 15. günleri de tutmak iyi olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ayda 3 gün oruç tutan, ayın 13, 14 ve 15. günlerinde tutsun!) [Nesai]
(Her ay, eyyâm-ı biyd’de oruç tutan kimse, yılın tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.) [Nesai]
Sual: Zilhicce ayında oruç tutmanın fazileti nedir, hangi günlerde oruç tutmalı?
CEVAP
Kurban bayramının bulunduğu aya Zilhicce denir. Zilhicce ayının ilk on gününde yapılan ibadetlerin kıymeti çoktur. Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.) [İbni Mace]
(Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.) [Beyheki]
(Zilhiccenin ilk dokuz gününde oruç tutan, her günü için, helal malından yüz köle azat etmiş veya Allah yolundaki mücahidlere yüz at vermiş veya Kâbe’ye kurban için yüz deve göndermiş gibi sevaba kavuşur.) [R. Nasıhin]
(Bu on günün hayrından mahrum olan kimseye yazıklar olsun! Bilhassa dokuzuncu [Arefe] günü oruçla geçirmelidir! Onda o kadar çok hayır vardır ki, saymakla bitmez.) [T. Gafilin]
(Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]
(Zilhiccenin ilk on günü fazilette bin güne, Arefe günü ise, on bin güne eşittir.) [Beyheki]
(Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!) [Taberani]
[Tesbih: Sübhanallah,
Tahmid: Elhamdülillah,
Tehlil: La ilahe illallah,
Tekbir: Allahü ekber, demektir.]
İlk on günün kıymeti
Peygamber efendimiz, Zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerin, diğer aylarda yapılan amellerden daha kıymetli olduğunu bildirince, Eshab-ı kiram, (Ya Resulallah, Allah yolundaki cihaddan da mı daha kıymetlidir?) dediler. Peygamber efendimiz, cevabında buyurdu ki:
(Evet cihaddan da kıymetlidir. Ancak canını, malını esirgemeden harbe gidip şehit olan kimsenin cihadı daha kıymetlidir.) [Buhari]
Ebüdderda hazretleri buyurdu ki:
(Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutmalı, çok sadaka vermeli ve çok dua ve istiğfar etmelidir! Çünkü Muhammed aleyhisselam, (Bu on günün hayır ve bereketinden mahrum kalana yazıklar olsun) buyurdu. Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutanın, ömrü bereketli olur, malı çoğalır, çoluk çocuğu belalardan muhafaza olur, günahları affolur, iyiliklerine kat kat sevap verilir, ölürken kolay can verir, kabri aydınlanır, Mizanda sevabı ağır gelir ve Cennette yüksek derecelere kavuşur.) [Şir’a]
Sual: Arefe günü oruç tutmanın önemi nedir?
CEVAP
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani]
(Aşure günü orucu bir yıllık, Arefe günü orucu da, iki yıllık [nafile] oruca bedeldir.) [T.Gafilin]
(Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihad için verilen iki bin ata bedeldir.) [T.Gafilin]
Sual: Receb ve Şaban aylarında oruç tutmanın fazileti nedir?
CEVAP
Receb ayı, hürmet edilmesi gereken dört kıymetli aydan birisidir. Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve "Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir" diye dua ederdi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.) [İbni Cerir]
(Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.) [Taberani]
(Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.) [Ebu Davud]
(Receb ayında Allahü teâlâya çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]
(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]
(Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recebin hepsini tutmuş gibi sevap verilir.) [Miftah-ül-cenne]
(Ramazan ayı dışında Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la]
(Receb büyük bir aydır. Allahü teâlâ bu ayda hasenatı kat kat eder. Receb ayında bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün oruç tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün oruç tutana, Allahü teâlâ istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, "Geçmiş günahların af oldu” der. Receb ayında Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi ve o da, Receb ayını oruçlu geçirdi. Yanındakilere de oruç tutmalarını emretti.) [Taberani]
(Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip "Ya Rabbi onu mağfiret et" derler.) [Ebu Muhammed]
Şaban ayı
Hz. Âişe validemiz buyuruyor ki:
(Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]
Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.) [Nesai]
Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
(Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizi]
(Şabanda üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.) [Ey oğul ilmihali]
Bünyesi zayıf olanın, Şabanın 15 inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.
Berat gecesi
Berat gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesidir. Yani 14 Şabanın bittiği günün gecesidir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]
Sual: Şevval ayında tutulan orucun fazileti nedir?
CEVAP
Her zaman oruç tutmak sevaptır. Hadis-i şerifte, (Oruç, Cehennem ateşinden koruyan bir kalkandır) buyuruldu. (Buhari)
Şevval ayında tutulan orucun çok sevabı vardır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ramazandan sonra Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.) [Taberani]
(Ramazan orucu ile Şevvalde de altın gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır.) [İbni Mace]
(Ramazan ayı orucu on aya, Ramazandan sonra tutulan 6 gün oruç da iki aya mukabil olur ki, böylece bir yıl oruç tutma sevabına kavuşulur.) [İbni Huzeyme]
Bazı âlimler, bu 6 gün orucun vakit geçirmeden, bayramdan sonra hemen tutulmasının iyi olacağını bildirmişlerdir. Bu oruçları aralıklı tutmak da caizdir.
Şevval ayında tutulan nafile veya kaza oruçlarını pazartesi ve perşembe günleri tutmak daha iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de amelimin oruçlu iken arz olunmasını isterim.) [Tirmizi]
(Pazartesi ve perşembe, günahların affedildiği gün olduğu için oruç tutuyorum.) [Müslim]
(Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır.) [Müslim]
Sual: Şevval ayına girdik. 6 gün orucuna başladım. Ramazanda âdet olduğum zaman tutamadığım oruçlarım oldu. 7 gün tutamadım. 6 günlük oruç diğerinin yerine geçer mi? Yoksa 13 gün oruç tutmam mı gerekiyor?
CEVAP
Altı gün orucu tutarken kazaya da niyet ederseniz hem kazanız ödenmiş olur, hem de Şevval ayında oruç tutma sevabına kavuşmuş olursunuz. 7 gün kaza tutarsanız borcunuz kalmaz.
Sual: Şevval ayında tutulan altı gün orucu (kaza ve nafile oruca niyet ederek) peş peşe tuttuk. Kimisi Pazartesi-Perşembe tutulması gerektiğini söylediğinde kötü bir niyet olmadan, bir an önce tutmak manasında (Altı gün orucu bir an önce tutup kurtulalım) dediğimiz oldu. Bir mahzuru var mı?
CEVAP
Oruç tutan adamın kötü niyeti olur mu? Siz onu kendinize bir görev hissettiğiniz için öyle dediniz. Namaz için de aynı şey söylenir. (Hele şu namazı bir an önce kılalım veya önce namazı kılalım da kurtulalım) demek küfür olmaz. Çünkü borçtan bir an önce kurtulmak demektir.
Sual: Biz komşularla altı gün oruçlarımızı tuttuk. Bir hanım, kadınların tutması gereken bir borcu varsa, bu altı gün nafile orucu tutamaz dedi. Bu doğru mu?
CEVAP
Farz namaz borcu olan nafile ve sünnet kılamaz, ancak oruç tutabilir. Çünkü ikinci ramazana kadar borcunu ödeyebilir. Ama bu altı günleri tutarken kazaya da niyet ederse hem bugünlerde oruç tutmuş olur hem de kazasını ödemiş olur.
Sual: Şevval ayında tutulan 6 gün oruç, şevval ayı içerisinde hangi gün olursa olsun tutulabilir mi?
CEVAP
Evet, 30 gün içinde altı gün oruç tutulur.
Sual: Ben 6 gün orucuna başladım. İkincisini bugün tutacağım. Ancak dün gece biraz uykulu idim, yemeği yiyip yattım. Sabah kalktığımda niyet etmediğimi hatırladım. Ancak gece yatarken hanımıma "ben sahura kalkacağım yarın ve diğer günler (14-15. günler de) oruç tutacağım dedim. Böyle yapmam niyet yerine geçer mi?
CEVAP
Sahura kalkıyor hem de yemek yiyorsunuz. Bu niyet yerine geçer. Hatta acele edip, vakit bitmeden şunu içeyim şunu da yapayım deniliyor, bunlar da niyettir.
Sual: Aşure günü tutulan oruca kaza diye niyet edince, hastalık vb...sebeple orucu bozmak zorunda kalan kişi, bunun için kaza mı kefaret mi tutmalı?
CEVAP
Kazamız varsa zaten kaza edeceğiz, yoksa nafile olacağı için tekrar tutmak vaciptir.
Sual: Tam olarak kaza borcumu hatırlamıyorum; bu yüzden her nafile orucu tutarken, son kazaya kalan ramazan orucumu tutmaya diye niyet etsem sakıncası olur mu?
CEVAP
Çok iyi olur.
Sual: Nafile orucu sebepsiz bozmak uygun mu?
CEVAP
Nafile orucu, sebepsiz bozmak günahtır. Bozunca kaza etmek de gerekir.
Sual: Bir kişi yiyecek bir şey bulamazsa veya yemek hazırlamaya üşenirse, oruç tutsa caiz olur mu?
CEVAP
Çok iyi olur.
Sual: Şabanın 14. mü, 15. günü mü oruç tutulur?
CEVAP
Onbeşinci günü tutulur.
Sual: Her pazartesi günü oruç tutmayı âdet edinen, Nevruz günü pazartesine geldiğinde, yine oruç tutsa, mekruh olur mu?
CEVAP
Mekruh olmaz.
Sual: Savm-ı davud, yani bir gün yiyip bir oruç tutmak cumartesi ve mekruh güne denk gelse caiz mi?
CEVAP
Mahzuru olmaz. En faziletli oruçtur.
Sual: Sükut orucu var mı?
CEVAP
Yoktur.
Sual: İmsaktan sonra, nafile oruca niyet edip, dahveden önce, oruç tutmaktan vazgeçenin, bu orucu kaza etmesi vacip olur mu?
CEVAP
Evet.
Sual: Şabanın 15. günü, cumartesine gelse, sadece bu gün oruç tutulur mu?
CEVAPBir gün öncesi ile veya bir gün sonrası ile tutulmalıdır.
Sual: Sadece cumartesi günleri oruç tutmam da mahzur var mı?
CEVAP
Yalnız cumartesi günü oruç tutmak mekruhtur.
Sual: Oruç neden cumartesi günü tek tutulmaz?
CEVAP
Cuma günü tek tutmak sünnet diyen ve mekruh diyen âlimler vardır. İhtiyaten tek tutmamak iyi olur. Ama hadis-i şerifte cumartesi günü tek tutmayın buyuruluyor. Sebebi bildirilmiyor. Cumartesi Yahudilerin önemli bir günüdür. Onlara benzememek için olabilir. Başka hikmetleri de olabilir.
Sual: Kaza orucu olmayanın, tuttuğu kaza orucu nafile mi olur?
CEVAPEvet.
Sual: Nafile orucu, mesela arkadaş davet ettiği için bozunca sonra o orucu kaza gerekir mi?
CEVAP Kaza etmek vaciptir. Vacip demek, o orucu yeniden tutmak lazım olur demektir.
Sual: Bir olay için, mesela sınav vb...ya da korktuğumuz bir yere giderken veya korktuğumuz bir olayın sonucunun hayırlı olması niyetiyle nafile oruçlu olmanın fazileti hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Oruçlu olmak, abdestli olmak, zikretmek elbette faydalıdır. Kaza borcunuz olmasa bile, oruca niyet ederken, kazaya niyet etmek daha uygundur.
Sual: Hadis-i şerifte (Şevval ayında da 6 gün oruç tutan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur) buyuruluyor. Yani bir anlamda kabul olunmuş, hakiki tevbe-i nasuh gibi oluyor mu?
CEVAP
Hayır tevbe gibi olmaz. Tevbe pişman olup günahları terk etmektir. Yani artık bir daha günah işlememek demektir. Şevvalde 6 gün oruç tutanın böyle bir niyeti yok. O yine günahlarına devam edecek, sadece oruç tutmakla sevap işliyor, sevabı kadar günahı affoluyor. Sonra bu günahlar büyük günahlar için değil, küçük günahlar içindir. Büyük günahları, insan ve hayvan hakları kendisine veya vârislerine ödenmedikçe günahları affedilmez. Nafile ibadetin sevabına kavuşabilmek için imanda ve farzlarda kusurlu olmamak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek ve o işi ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır. Abdest alanın da bütün günahları affolur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Abdest alan bütün günahlardan temizlenmiş olur.) [Müslim]
Bu da aynen Şevvaldeki oruç gibidir. Küçük günahlardan temizlenmiş olur.
Sual: Oruç tutarken bir davete gidilince, orucu bozmak günah mıdır?
CEVAP
Nafile oruç tutarken uygun bir davete gidilince, orucu bozmak günah değildir. Bir mümin arkadaşı sevindirmek ve onu üzmemek için davetine gidilir. Davete gidip de orucunu bozmayan bir kimseye Peygamber efendimiz, (Arkadaşın senin için bu kadar külfete girdiği halde, sen hâlâ “Oruçluyum” diyorsun. Şimdi ye, sonra yerine bir gün tutarsın) buyurdu. (Dare Kutni)
Yine buyurdu ki:
(Davete giden, Ramazan, kaza ve adak orucu değilse, [nafile] orucunu bozsun!) [Taberani]
(Din kardeşinin hatırı için nafile orucu bozana, bin günlük oruç sevabı yazılır. Bu orucu kaza edince de iki bin günlük sevap yazılır.) [Şir’a]
Öğleden sonra, bir zaruret olmadıkça, nafile orucu bozmamalıdır! Hadis-i şerifte, (Nafile oruç tutan kimse, öğleye kadar muhayyerdir) buyuruldu. (Taberani)
Sual: Cuma günü kaza orucu tutmak mekruh mu?
CEVAP
Cuma günü nafile oruç tutmak müstehaptır. Yani mahzuru olmaz. Kaza orucu tutmak da böyledir. Bazı âlimler Cuma günü tek başına nafile oruç tutmak mekruh dediği için, bütün âlimlere uymak gayesiyle yalnız Cuma günü oruç tutmamak daha uygun olur. Bir ihtiyaçtan dolayı tutulursa mekruh olmaz. |
|
_________________
 |
|
|
|
|
NIC39
Moderator

Kayıt: 15 Ekm 2006
Üye No: 15
Mesajlar: 10703
G. Mesaj Sayısı: 13.72
Konum: İstanbul
Meslek: Öğrenci
|
Tarih: 05/Mart/2007 Pts, 11:20
Mesaj konusu : |

|
|
Sual: Seher vaktinin önemi nedir ve nasıl hesaplanır?
CEVAP
Seher vakti gecenin son altıda biridir. Yani güneşin batışından imsak vaktine kadar olan zamanın son altıda biridir. Mesela akşam 17.30’da, imsak da 5.30’da oluyorsa, gecenin tamamı 12 saat demektir. Bunun altıda biri 2 saat eder. 5.30’dan çıkarılınca 3.30 kalır. Saat 3.30’dan saat 5.30’a kadar seher vakti demektir. Yaz ve kış bu vakit azalıp çoğalır.
Teheccüd namazını ve vitri seher vaktinde kılmak iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gecenin sonunda uyanamayacağından korkan, gecenin evvelinde vitri eda etsin! Sonra yatsın! Gece sonunda uyanacağını ümit eden, vitri o zaman kılsın! Çünkü gecenin sonundaki kalkmakta rahmet melekleri hazır olur.) [Müslim]
(Gece seher vaktinde ve namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Tirmizi]
(Seher vakti Allahü teâlâ buyurur ki: İstiğfar eden yok mu, onu mağfiret edeyim. İsteyen yok mu, istediğini vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]
Seher vakti, dua ve istiğfarların kabul olduğu zamandır. Ramazan ayında sahur için kalkınca seher vaktinde kalkılmış olur. Bu vakitte dua etmeyi ganimet bilmelidir! Allahü teâlâ iyileri överken, (Onlar seher vaktinde istiğfar eder) buyuruyor. (Zariyat 18)
Yakub aleyhisselam, oğullarına, (Sizin için yakında [seher vakti] Rabbime istiğfar edeceğim) dedi. (Yusüf 98)
Al-i İmran suresinin 17. âyetinde, sabredenler, sadıklar, namaz kılanlar, zekat verenler ve seher vakitlerinde istiğfar edenler övülmektedir. Hepsinden sonra, istiğfar edenlerin bildirilmesi, insanın her ibadetini kusurlu görüp, daima istiğfar etmesi içindir.
Fırsat ganimettir. Ömrü faydasız işlerle geçirmemeli, Hak teâlânın rızasına uygun şeylere sarf etmelidir! Beş vakit namazı, tadil-i erkan ile ve cemaat ile eda etmelidir! Teheccüd namazı kılmalı, seher vakitlerini istiğfarsız geçirmemeli, gaflet uykusuna dalmamalı, ölümü ve ahireti düşünmeli, haram olan dünya işlerinden yüz çevirip, ahiret işlerine yönelmelidir! Zaruri olan dünya kazancı ile meşgul olup, diğer vakitleri, ahireti imar etmekle meşgul olmalıdır!. (Mek.Masumiyye)
Sahura kalkmadan oruç tutmakta mahzur yoktur. Yani günah değildir. Ancak sahura kalkmak çok sevaptır. Bir yudum su içmek için de olsa, sahura kalkmalıdır! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Sahura kalkın, sahurda bereket vardır.) [Buhari]
(Sahurda yemek yiyerek, oruç tutmanıza yardımcı olun!) [Beyheki]
(Sahur yemeğine kalkmak, Allahü teâlânın size bağışladığı berekettir, bunu kaçırmayın!) [Nesai]
(Yedikleri helal olmak şartı ile hesaba çekilmeyecek üç kişi; oruçlu, sahur yemeği yiyen ve Allah yolunda nöbet tutandır.) [Nesai]
(Elbette sahur yemeği mübarektir.) [İbni Hibban]
(Bir lokma olsa da sahur yemeği yiyin! Çünkü onda bereket vardır.) [Deylemi]
(Müminin sahurunun hurma ile olması ne güzeldir.) [Ebu Davud]
(Allahü teâlâ, sahura kalkanlara rahmet eder.) [Taberani]
(Sahur yemeği mübarektir. Sahurun tamamı berekettir. Bir yudum su için de olsa sahura kalkın! Allahü teâlâ ve melekleri, sahura kalkanlara salât ve selam ederler.) [İ.Ahmed]
(Yani Allahü teâlâ, sahura kalkanları mağfiret eder, melekler de onlar için dua eder.) |
|
_________________
 |
|
|
|
|
NIC39
Moderator

Kayıt: 15 Ekm 2006
Üye No: 15
Mesajlar: 10703
G. Mesaj Sayısı: 13.72
Konum: İstanbul
Meslek: Öğrenci
|
Tarih: 05/Mart/2007 Pts, 11:30
Mesaj konusu : |

|
|
Sual: Peygamberimiz teravihi 8 ve 12 rekat kılmıştır. 20 rekat nereden çıkarılıyor ki?
CEVAP
Peygamber efendimiz, teravihi, 8, 12 ve 20 rekat olarak da kılmıştır. İbni Abbas hazretleri bildiriyor ki, Resulullah, yatsıdan sonra, vitirden önce, 20 rekat namaz kıldıktan sonra, (Ramazanda 20 rekat teravih namazı kılanın, yirmi bin günahı affolur) buyurdu. (İbni Ebi Şeybe)
Teravihin yirmi rekat oluşu ve cemaatle kılınması hadis-i şerifle bildirilmiştir. Sünnet olduğu icma ile sabittir. (Merakıl-felah şerhi)
Sual: Peygamberimiz teravihi 20 rekat olarak niye her zaman kılmamıştır?
CEVAP
Peygamber efendimiz, 3-4 gün teravihi cemaatle kıldırdı, daha sonra evden çıkmadı. Sebebi sorulunca, (Teravih namazının size farz olacağından korktuğum için evden çıkmadım) buyurdu. (Buhari)
Sual: Teravihin 20 rekat olduğuna inanmayan kâfir olur mu?
CEVAP
Hayır kâfir olmaz. Fakat Teravihin yirmi rekat olduğuna inanmayanın sapık olduğu (Nur-ül-izah) şerhinde de yazılıdır.
Sual: Peygamberimiz teravihi 8 rekat kılmış, Hz. Ömer kendiliğinden 20 ye çıkarmıştır. Onun sözü ile sünnet meydana gelir mi hiç?
CEVAP
İmam-ı a’zam hazretleri, (Teravih namazı sünnet-i müekkededir. Hz. Ömer, teravihin 20 rekat olarak cemaatle kılınmasını kendiliğinden ortaya çıkarmadı. O, elindeki sağlam esasa, yani Resulullahın sünnetine dayanarak emretti) buyuruyor. (El-İhtiyar)
Peygamber efendimiz, teravihi hiç kılmasa bile hulefa-i raşidinin kılması, sünnet olması için kâfidir. Hadis-i şerifte, (Sünnetime ve hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın!) buyuruldu. (Buhari)
Sual: Teravihi camide kılmak şart mıdır, herkes evinde kılamaz mı?
CEVAP
Teravihin cemaatle kılınması sünnet-i kifayedir. Yani bir mahallede cemaatle kılınınca, diğerleri evde kılsa, sünnet ifa edilmiş olur. (Nimet-i İslam)
Erkeklerin camide cemaatle namaz kılmalarının, evde kıldıkları namazdan 27 derece daha fazla sevap olduğu, kadınların ise, evde namaz kılmalarının, camide namaz kılmalarından daha çok sevap olduğu hadis-i şeriflerle bildirilmiştir.
Sual: Teravihe kadınların gitmesinde mahzur var mıdır?
CEVAP
Kadınlar, zaruretsiz camiye gidemez. Çünkü Redd-ül-muhtar’da buyuruluyor ki:
(Genç ve yaşlı kadınların beş vakit namaza, Cuma ve bayram namazları için, vaaz dinlemek için camiye gitmeleri caiz değildir. Eskiden, yalnız çok yaşlı kadınların, akşam ve yatsı namazına gitmesine izin verilmiş idi ise de, şimdi bunların da gitmesi caiz değildir.) [İmamlık bahsi] [Bu hüküm, adı geçen kitabın Türkçe tercümesinin c.2, s.420 dedir.]
Sual: Teravihi on rekatta bir selam vererek kılmak caiz midir?
CEVAP
Teravih namazı iki veya dört rekatta bir selam vererek kılınır. Fakat iki rekatta bir selam vermek daha iyidir. Teravih namazını on rekatta bir selam vererek iki selamla bitirmek caiz, fakat mekruhtur. Şafii’de ise hiç sahih olmaz.
Sual: Teravih namazının vakti ne zamandır?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.
Sual: Teravihi kılamazsak kazası gerekir mi?
CEVAP
Kılınamayan teravih namazının kazası gerekmez.
Sual: Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir mi?
CEVAP
Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılabilir. Hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir.
Sual: İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa sahih olur mu?
CEVAP
Evet sahih olur.
Sual: Birkaç kişi camiye girince, yatsının farzının kılınmış olduğunu görseler, biri imam olup yatsının farzını kıldırsa ve teravih kıldıran imama uysalar vitri de bu imamla kılsalar sahih olur mu?
CEVAP
Evet sahih olur.
Sual: Farzı cemaatle beraber kılıp, ancak teravihi cemaatle kılmayınca, o günkü vitri de cemaatle kılmak caiz midir?
CEVAP
Evet. Yatsıyı cemaatle kılan, teravihi yalnız, vitri de cemaatle kılsa mahzuru olmaz. Hatta teravihi kılmasa da, farzı kılmış olduğu imama uyarak vitri kılabilir. İmamla birlikte yatsının farzı kılınsa, sonra imam gitse, cemaatten biri imam olup teravihi ve vitri kıldırsa yine sahih olur. Ramazanda vitri de cemaatle kılmak sünnettir.
Sual: Bir özrü sebebiyle camiye gidemeyen kimse, teravihi evde hanımı, annesi ve kızı ile de cemaat yapıp kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir.
Sual: Bazı imamlar tadil-i erkana riayet etmeyerek teravihi hızlı kıldırıyor. Böyle kıldırmaları sahih oluyor mu?
CEVAP
Hanefi’de tadil-i erkan vaciptir. Vaciplerinden biri kasten terk edilerek kılınan namazı tekrar kılmak vaciptir. Şafii’de ise farzdır. Farz terk edilince namaz hiç sahih olmaz. Teravih de olsa, sahih olmayacak kadar hızlı kılmak caiz olmaz.
Sual: Yatsı namazını kıldıktan sonra vitri kılıp, gece sahura kalkınca da teravihi kılmak caiz mi? Yani herhangi bir sebeple vitri teravihten önce kılmakta mahzur var mı?
CEVAP
Teravih, vitirden önce kılınır. Vitirden sonra da kılmak caizdir.
Sual: Teravihte her dört rekat kılındıktan sonra neler okunur?
CEVAP
Dört rekat kılacak kadar oturulup, salevat-ı şerife veya tesbih veya Kur'an okumak sünnettir. İki rekat arasında oturulmaz. Bazı yerlerde “sallû alâ Muhammed” deniyor. Bu ifade, (Muhammed aleyhisselama salevat getirin) demektir. Böyle söylemeyip, (Allahümme salli alâ Muhammed) demeli Elbette daha uzun olanlarını söylemek daha iyidir.
Sual: Teravihte koro halinde okunan salevat-ı şerifler caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Şafii mezhebindeyim. Bizim mezhebimize göre, kazası olan kimsenin vaktin sünnetlerini, teravih ve vitir gibi sünnet namazları kılması haram oluyor. Hanefiler teravih kılarken, biz imama uyup kaza kılabilir miyiz?
CEVAP
Şafii mezhebinde sünnet kılana da uyup kaza kılmak mümkündür. İmam dört rekatta bir selam veriyorsa, ilk kazaya kalmış öğle veya ikindi veya yatsının farzına niyet edip kaza kılmak mümkündür. İmam iki rekatta bir selam veriyorsa, hep sabah namazının farzını kaza etmesi daha kolay olur. Hanefi’de ise kaza kılan, teravih kıldıran imama uyamaz.
Sual: Kadın imamın, kadınlara teravih kıldırması sahih midir?
CEVAP
Kadının kadınlara imam olması tahrimen mekruhtur. Tahrimen mekruh, harama yakın demektir. Mekruh olan namaz sahih olursa da kabul olmaz, yani sevap verilmez. (R.Muhtar)
Şafii’de kadının kadına imam olması caizdir. Maliki’de ise sahih değildir. (Tenvir, Mizan)
Sual: Teravih namazını kılarken mesbuk olunur mu? Dört rekatta bir selam verilirken, ikinci dört rekatın dördüncü rekatına yetişen teravihi nasıl tamamlar?
CEVAP
Teravih kılarken mesbuk olunur. Dördüncü rekatına yetişirse, hemen durmamalı, imamın bitirmesini beklemelidir. Baştan başlamalıdır. Dördüncü rekatına yetişince kalkıp üç rekat daha kılması gerekir. Sonra, ikinci dört rekata da yetişemez, hep böyle gider. Yani teravih bitene kadar hep mesbuk olur. Eğer ilk dörde hiç uymazsa, mesbuk olmaz, kalan dört rekatı vitirden sonra kılar.
Sual: Teravihte (4 rekatta selam verirken) namaz surelerini sırayla okurken, Kuleuzülerden sonra Elemtera ve Liilafi okunur mu?
CEVAP
Okumamalı.
Sual: Ramazanda cemaatle teravih kılan kimse kazaya kalmış namazlarına niyet etse caiz olur mu?
CEVAP
Caiz olmaz.
Sual: Ramazanda Şafii imam, Hanefilere teravih ve vitir kıldırabilir mi?
CEVAP
Evet kıldırabilir. Şafii’de teravih namazında iki rekatta bir selam verilir. Hanefi’de ise, iki rekatta bir selam vermek daha efdaldir. Bu bakımdan teravih kılarken Şafii imama uymakta hiçbir mahzur yoktur.
Sual: Vitir kılarken iki rekatta bir selam veren Şafii imama uymak caiz midir?
CEVAP
Şafiilerin üç rekat kılıp selam vermeleri de caizdir. Şafii imam, iki rekatın sonunda selam verirse, Hanefiler uyamaz. Fakat aynen Hanefi gibi üç kılarsa, Hanefilerin ona uymalarında mahzur yoktur. (T. Kulub, R. Muhtar)
Sual: Yatsının farzını cemaatle kılan beş on kişinin, başka bir mescide gidip, teravih kıldıran imama uyması caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Teravih namazını belirli rekatta kılmak şart mı? Mesela 20 rekat süresince bazen 4 rekat bazen de 2 rekat kılıp selam verme durumu olur mu?
CEVAP
Evet bazen dört ve bazen iki rekatta bir selam vermek de caizdir.
Sual: Kaza borcu olan kimsenin cemaatle kılınan teravih namazında teravih namazına mı yoksa kazaya kalan namazlarına mı niyet etmesi gerekir?
CEVAP
Cemaatle kılınan teravih namazında kazaya niyet edilmez. Cemaatle sadece aynı namazlar kaza edilir. Herkesin kazası ayrıdır.
Sual: Mescide geldiğinde teravih namazı kılınıyorsa o kimse yatsının ilk sünnetini ve yatsının farzını kıldıktan sonra mı teravih için cemaate uyması gerekir? Yoksa hemen mi cemaate uyması gerekir? Cemaate uyduğunda eksik kalan rekatları nasıl tamamlamalı?
CEVAP
Yatsının farzını bir kenarda kılar. Sonra cemaate uyar. Yetiştiremediklerini vitirden sonra kendi başına kılar.
Sual: Farz borcumuz olduğu için teravih yerine kaza namazı kılınca, teravih de kılınmış olur mu?
CEVAP
Gece bir günlük kaza kılınınca teravih de kılınmış olur, ama kaza kılarken teravihe de niyet edilirse niyet sevabına da kavuşulmuş olur.
Sual: Kazaya da niyet ederek teravih namazını evde birkaç kişi ile cemaatle kılmak caiz mi?
CEVAP
Kaza namazı, aynı namazlar olmadığı için cemaatle kılınmaz. Hepsi aynı kazayı yapsa olur.
Sual: Cemaat ile teravihe katılan ama kaza namazı kılan bir kimse, teravih namazının aralarında kamet getirmeye vakit bulamaz. Kametsiz kılmak uygun olur mu?
CEVAP
Teravih kılınırken kazaya niyet edilmez. Evde kaza namazı kılmalıdır. Kazayı kılarken teravihe de niyet edilir.
Sual: Teravihe ilk başlarken, imamın ikişer ikişer mi yoksa dörder mi kıldıracağını bilmiyoruz. İki mi, yoksa dört rekat olarak mı niyet edeceğiz?
CEVAP
Sadece teravihe niyet edilir, imam kaç kıldırırsa kıldırsın, fark etmez.
Sual: Evde teravih yerine kaza kılarken aralarda teravih dualarını okusak olur mu?
CEVAP
Evet iyi olur.
Sual: Teravih kılarken en başta niyet etsek diğerlerinde niyet etmesek olur mu?
CEVAP
Olur.
Sual: Oruç tutamayanın da teravih kılması gerekir mi?
CEVAP
Evet gerekir.
Sual: Teravih namazını kazaya niyet ederek kılarken, toplam 20 rekat olması gerekir mi? Yani diyelim iki günlük kaza kılamaz mıyız? Teravih namazı sevabı alabilmek için niyet nasıl olmalıdır?
CEVAP
Bir günlük kaza namazı kılarken teravihe de niyet edilirse hem kaza hem de teravih kılınmış olur. İki günlük kaza kılınırsa daha iyidir. Kaza namazı ne kadar çok kılınırsa sevabı o kadar çok olur.
Sual: İmam ve cemaat de kazaya niyet ederek, evde cemaatle teravih kılabilir mi?
CEVAP
Aynı namazlar kazaya kalmışsa olur. Fakat bunu denk getirmek çok zordur. Onun için ayrı ayrı kılmak gerekir.
Sual: Şafii’de teravih namazında rekatlar kaçar kaçar kılınır?
CEVAP İkişer ikişer kılınır.
Sual: Kaza borcu olmayan, evde yalnız başına kılarken teravihe mi yoksa kazaya mı niyetlenmelidir?
CEVAP
İkisine de niyetlenmesi iyi olur.
Sual: Kaza borcu olan teravih kılabilir mi? Şafii’de de aynı mıdır?
CEVAP
Kaza borcu varsa teravih kılamaz. Evet, Şafii’de de aynıdır.
Sual: 10 senelik kaza namazı borcum var. Teravih namazı kılabilir miyim?
CEVAP
Kazası olan nafile namaz ve sünnet kılamaz. Teravih namazı da sünnettir. Onun yerine kaza kılmak gerekir. Kaza namazını kılarken teravihe de niyet edilir.
Sual: Teravih namazı 20 rekat olmasına rağmen bazıları daha az kılınsa veya hiç kılınmasa da olur diyorlar. Bu doğru mu?
CEVAP
Sünnet olanı 20 rekattır. Az kılan az sevap kazanır, çok kılan çok. Hiç kılınmasa büyük sevaptan mahrum kalınır. Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ramazanda inanarak ve sevabını umarak teravih namazı kılanın günahları affolur.) [Nesai]
Sual: Teravih kılmayan, yatsıyı kıldığı imamla vitri kılabilir mi?
CEVAP
Evet kılabilir. İmam da teravih kılmasa, yine yatsı ile vitri cemaatle kıldırabilir.
Sual: Vitri kılarken Kunut duası, Ramazanda açıktan mı okunur?
CEVAPKunut duası her zaman gizli okunur.
Sual: Teravih namazına kalkarken ve teravih bitince hangi dualar okunur?
CEVAP
Teravih namazına kalkarken okunacak dua:
Sübhane zil mülki vel melekût. Sübhane zil izzeti vel azameti vel celali vel cemali vel ceberût. Sübhanel melikil mevcûd. Sübhanel melikil ma’bûd. Sübhanel melikil hayyillezi la yenamü ve la yemût. Sübbûhun kuddûsün Rabbüna ve Rabbül melaiketi verrûh. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehre Ramezan. Merhaben, merhaben merhaba ya şehrel-bereketi vel gufran. Merhaben, merhaben, merhaba ya şehret-tesbihi vet-tehlili vez-zikri ve tilavet-il Kur’an. Evvelühû, ahiruhû, zahiruhû, batınühû ya men la ilahe illa hû.
Not: Ramazanın onbeşinden sonra, merhaben, merhaben... yerine elveda, elveda... denir
Teravih bitince okunacak dua:
Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala Âli seyyidina Muhammed. Biadedi külli dain ve devain ve barik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesira. Üç defa okunur ve üçüncüsünde (ve salli ve sellim ve barik aleyhi ve aleyhim kesiran kesira) denir. Ya Hannan, ya Mennan, ya Deyyan, ya Burhan. Ya Zel-fadlı vel-ihsan nercül-afve vel gufran. Vec’al-na min utekai şehri Ramezan bi hurmetil Kur’an.
Sual: Teravihte okunan duaların Türkçeleri nasıldır?
CEVAP
Sübhâne zil-mülki vel-melekût.
Görülen, görünmeyen, bilinen, bilinmeyen bütün mahlukatın sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.
Sübhâne zil-ızzeti vel-azameti vel cemâli vel-celâli vel-ceberût.
İzzet, azamet, cemal, celal ve ceberut sıfatların sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır.
Sübhân-el melikil mevcûd. Sübhân-el melik-il ma'bûd.
Varlığı lazım olan her şeyin sahibi olan [Rabbimiz] her türlü noksanlıktan uzaktır. Her şeye gücü yeten mabudu her türlü eksikliklerden tenzih ederim.
Sübhân-el melikil hayy-illezî lâ yenâmü ve lâ yemût.
Her şeye gücü yeten, uyumayan ve ölmeyen devamlı hayat sahibini [Rabbimizi] tenzih ederim.
Sübbûhun, kuddûsun, Rabbünâ ve Rabb-ül melâiketi ver-rûh.
Bizim ve Meleklerin ve Cebrail’in rabbi, noksan sıfatlardan münezzeh ve kemal sıfatlarla muttasıftır.
Merhaba, merhaba, merhaba, ya şehre Ramazan.
Ramazan ayı hoş geldin, gelişine çok sevindik.
Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-el bereketi vel-gufrân.
Ey bereket bolluk ve mağfiret af ayı hoş geldin, hoş geldin.
Merhaba, merhaba, merhaba ya şehr-et tesbîhi vet-tehlîli vez-zikri ve tilâvet-il Kur'an.
Hoş geldin hoş geldin hoş geldin ey tesbih, tehlil, zikir ve Kur'an okuma ayı.
Evvelühû, âhiruhû, zâhiruhû, bâtınühû ya men lâ ilâhe illâ hû.
Kendisinden başka ibadete layık ilah bulunmayan rabbimiz, evveldir, ahirdir, batındır ve zahirdir
Allahümme salli alâ Muhammed.
Allah’ım Muhammed aleyhisselama salatü selam olsun.
Teravih aralarında, her dört rekatın sonunda okunacak salevat:
(Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin biadedi külli dâin ve devâin ve bârik ve sellim aleyhi ve aleyhim kesîrâ.)
Allah’ım, seyyidimiz Muhammed aleyhisselama, Onun yakınlarına bütün dert ve derman sayısınca çok salat, selam ve bereket ihsan eyle
Teravih namazı tamamlandıktan sonra okunacak dua:
Ya hannân, ya mennân, ya deyyân, ya bürhân,
Ey merhameti acıması çok olan, ey ihsanı, nimeti bol olan, ey insanları hesaba çeken onları inanç ve amelleriyle mükafatlandıran, ey varlığını birliğini gösteren delilleri yaratan.
Ya zel-fadlı vel-ihsân, nerc-ül afve vel-gufrân,
Ey lütfu ve ihsanı bol olan [Rabbimiz], affını ve bağışlamanı dileriz.
Vec'al-nâ min utekâi şehr-i ramezan bi-hürmet-il Kur'an.
Kur’an-ı kerim hürmetine bizi Ramazan ayında ateşten [Cehennemden] azat edilenlerden eyle. |
|
_________________
 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: ibadetleri, sataşırsa, sevap, bulunanların, çoktur, tutmayı, sene, kelimei, açıktan, tuttuğu, iyi, günahlara, sırattan, yolda, gördüm, bilmeli, onu, hayratı, tutan, hayrından |
|
 |