 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:26
Mesaj konusu : siyah beyaz hikayeler |

|
|
Bir yaşamı avuçlarına alıp gecenin sessizliğinde kaybolmak sarhoş bakışlarla... Kimin adını savursam boşluğa hep bir harf gelip takılır yüreğime... Susmuyor alfabenin başındaki harf de; sonundaki harf de... Araya kaynayanları saymaya gücüm yetmez...
Balkondaydım....
Az önce...
Azalarak...
Hangi günlüğün kapağını açsam rüzgar esip geliyor bugünüme...
Dışarda hain bir yaz kavurmaktan uzak..
Düşler yangın yerindeyken, düşsüzlük almış başını gidiyor...
Sayıklayan bir bedenin, hiçbir sese yetişemeyen görüntüsü salınıyor karanlıkta...
Şehir içine alıyor ...
Şehir içime akıyor... |
En son melisss tarafından 01/Haziran/2007 Cum, 3:36 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi |
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:27
Mesaj konusu : |

|
|
Kanmadan kanacaklarıma, alıp başımı sureti olmayan bir gidişe doğru yola çıkıyorum...
Aldırmadım...
Ne sana ne sen'li kuşkuların gölge oyunlarına...
Bir yerlerde soğuk bir rüzgar devralıyor geceyi...
Hissetmekten uzak bedenim, gelen çağrıya 'hayır' demiyor...
Gel diyor düşlerin yolcusu, gel ve sarıl bakışlarıma...
Bir dal aramalı mıyım diye düşünürken, çatırdayan sesinle irkiliyor bedenim...
Sesler kapılarıma dayanıyor..
Sesler adımlarıma düşüyor...
Yoksunluğuma karışıyor çürümüş başkalaşımın...
Tetikte tek bir can, kurşun soluğunda...
Ya vazgeçip siyah bakışlarından düşeceğim; ya da savaşıp kokuna katacağım tenimi... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:31
Mesaj konusu : |

|
|
Gece bakışları...
Saatte bilmem kaç kilometre hızla aşktan düşüyorum...
Bakışlarından yabancı bir misafirliğin arsız huysuzlanmalarını seziyorum. Elimde değil, biliyorsun. Seni sakladığım yerden seni çıkarabilmek için sana ihtiyacım var.
Kaç deniz geçtim bu gölgelikte dinlenmek uğruna. Kaç suda yüzdüm, dinlenmeden. Vakitsiz duruşlarım oldu, vakitsiz taşıdığım ağırlıklar. Künye gibi taşıyorum her birini sebepsiz, sağır, izbe duygularımla...
Bu yolun sonundan geçmen için önce, beni ben'de çiğnemen lâzım.
Nöbetleşe çalışıyoruz geceyle. O sabaha vurgun, ben karanlığa. Zamanı terk etti kollarıma, çekip gitti. Onca ayın arasından birtek Mayıs'ı mı layık gördü susuşlarıma.
Çekiliyorum...
Tek damla sen bırakmayacağım giderken tenimde. Oysa bir tek damla bile yeterdi değil mi sevmelere.
Bak! Yağmur bakışlarımda kokuna dayanıp sana eğilen yersizliğim saklı...
Görmezsin, biliyorum...
Görmeyeceksin de...
Zehirli sözler bunlar... Damıtmadım hiç birini...
Akrep sokarken, yelkovan pan zehirden uzaklaşıyor... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:33
Mesaj konusu : |

|
|
Bak, görüyor musun fırtına yaklaşıyor!!!
Bileklerim ince, savrulur muyum bu dilsizliğimle?
Çarşaf açıyorum tenindeki gölgeme, hadi gel de ıslan benimle bu gece... Ay çıkmamış gözlerimin kum dolu bakışlarından, yeter ki sen ol, içtiğim gecelerde...
Adını bilme dudaklarımın böyle de olur; yanımda bir yerlere devril hatırlayamadıklarımızla.
Aramıza giren kaç şehir var ki; geçmişimizden başka? Hem, ikimiz de tüketmedik mi sayfalarca gergef gibi işlediğimiz ömrümüzü, sigara niyetine... ?
Şimdi kulaklarıma bıraktığın fısıltılı sözcüklerini yanına alıp bendeki ben'e yavaşça koy başını... Nefes alışlarımın titreyen ritmine karışsın yanağındaki pürüzler. İrkileyim...
Kaç gece böyle uykusuz çoğaldım yatağımda. Yastığımın altına düşlerini bırakıp gittiğin o günden bu yana, hep o gecenin doğumunu bekledim arsız çocukluğumla...
Rüzgârını şehrinin avuçlayıp martıların kanatlarına asıyorum... Kal diyorum sesine. Kal ve bir notasını hep eksik koyduğum sesimin nâmelerini dinle diye...
Kızma...!
Biliyorum, senin bir kalbin yok...
Hecelerim vurguna takıldıysa oltanın ucunda, bundan sana ne...!!! Bu yalnızca benim vurgunum...
Sen yine filmlerini toparla geceye hazırlık için, yorgunluğunu toparla kanepende sere serpe ve hiç değilse bu defa ağırdan aç kapağını şişenin...
Dudaklarını götürmeden mayhoş sofraların mayhoş sarhoşluğuna, adımı vereceğim dudaklarına "bil"diye...
Demiştin ya bir defasında: " Sana gel deyişimin sessizliği mi bu?" diye,
bak işte mırıldandım seni, içinde ben'im kokan sen gibi... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:35
Mesaj konusu : |

|
|
"Bazen dalgaların kıyıya mı yoksa açığa mı sürükleyeceğini akıntılar belirler...Bunlar sessiz ve derindedir...Bazen sıcak bazen soğuktur..."
Serin bir ilkbahar akşamı gibi düştüm kollarına. Beklentilerimden çok uzakta bir sahnede, boylu boyunca duruyordun karşımda. Hangi sesime düşeceğini, beni hangi rüzgârın kOynundan çekip çıkartacağını sezemiyordum; ancak yaşamın bir şekilde bizi karşı karşıya getirdiği su götürmez bir gerçekti. Kadınsı duygularımı arkamda bırakıp, nice sevda sözüne sırtımı çevirip sana döndüm yüzümü.
Yeni yetme duygularım olmadı benim hiç.. Sevdaya hazan resmini çizmedim. Ne olduysa diğerlerine, benim sularımda gezinmeye başladıktan sonra oldu ve tüm duygular ondan sonra yerle bir oldu... Geç kalmıştım bir şeylere... Suçu kendimde bulmayı, ben hep onlardan öğrendim... Oysa avuçlarımdaki sıcaklığı alıp götüren onlardı...
Şimdi ağırlaşan geçmişin koynunda sana dökülüyor kalemim.. Bir bir soyunuyorum yaşamı , atıyorum üzerimden bana bırakıp gittiği her ne varsa...
Bana sen lâzımsın....
...
"Ekler hep gecelerden taşan yıldızlar gibidir... Aslında onlar hep unutulduklarını zannettikleri için intihar ederler bir boşluk anında..."
İçimdeki boşluğa düş ben tutarım seni...
"Kimse kendi dehlizinden çıkmaz... Dehlizin içini duman kaplamadığı sürece." |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:37
Mesaj konusu : |

|
|
"Üzerime döktüğün simlerin telaşı vurdu kalbimin senin için açtığım köşesine. Yârim, yâr diye senden geçtim..."
Uzun soluklu sohbetlerin düş köşeme yansıyan yerinde, ayarı ellerine bağlı bir düzensizlik var günlerdir.
Onca ertelenmiş buluşmanın yorgun sabahlarında, uyanmamak adına ne de çok direndi bedenim. Geçitler vardı yol üzerinde, her biri kendi keskinliğinde yok olan. Yok oldum...
Önce, terimde kalmıştı izleri. Kokulara bulandıkça, ruhumun patikalarında sıkışıyordum. Bir iz, bir ses veyahut geceyi üzerime örtecek en ufak bir belirti kalmamıştı.
Haklıydın... Korkularım vardı...
Sesimdeki şiddete, içimdeki çocuksu gülümseyişin sıcaklığına rağmen hangi andan kaldığını bilmediğim korkularım...
Biliyor musun sevdiğim, ben ne zaman ağlayacak olsam, bir su damlası düşer yüreğime yanaklarımdan önce. Ve o su damlası büyür göz bebeklerimde...Dindiremezsin, ellerin dokunmazsa avuç içlerinle...
Yıllar geçti ve ben halâ o geçitlerin keskinliğinde sessizce devam ediyorum yoluma. Kalbimde bulutların hafifliği, ruhumda geç kalmış bir sevinin yorgunluğu saklı... Biliyorum bir tek senin ellerin dokunursa çözeriz geceyi bağlandığı yerden... Sen yalnızca fısıldayan sözcüklerini sarın gel... Tenimdeki sen, sonbahara katılmış bir akşam üstü düşer gözlerine...
...Tutuksam gönlüme ateş düşüren dolunaya, ıpıslak bir gecede "sadece sen" düşür yıldızları bakışlarıma... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:37
Mesaj konusu : |

|
|
Başlıkların anlamlı ezgisinde yürüyorum. Her durak bir sonu anlattı öykülerimde. Durağa yaklaştıkça başımı yasladığım pencereden ayrılmak istemedim hiç. İnadımı durduran bir başkasının " Duracak" yazısını gözlerime işlemesi oldu.
İndim...
Nefesime karışan ağır şehir kokusu.. Yüreğime dokunan "işte bu son şarkı", az sonra kepenklerini indirecek kalbin diyen sesin yankısıyla...
Adını ne koyuyorlardı yaşadıklarımızın? Çizgi ötesinde yürürken, bana hangi masalı anlatıyordu kelimeleri...? Adımlarımın ihanete karıştığı, sorgu gecelerinde bağırarak uyandığım kaç yaşamım olmuştu benim ve ben hangi yaşam çıkmazında, sırılsıklam ayıkladığım bir yağmurun kollarına umursamadan bırakmıştım zift karası yokluğunu?
Anımsamıyorum...
Günlerdir parmak uçlarıma dokunup kaçan haylaz kelimeler saklı düşlerimde. Düğümler büyüyor... Sen her gelişinle bir ilmek daha atıyorsun kış uykuma... Sıçrayarak uyanıyorum sensizlikte...
Söyle hangi yolun başındasın? |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:40
Mesaj konusu : |

|
|
Bekle biraz...
Tam şuramda parmak izlerinin gölgesi kaldı...
Yanağıma konan en güzel ten, sensin sevdiğim...
Onca hareket arasında gözlerime çarpıp tüm utangaçlığımı dilime vuran hecem, sanadır bu cümlelerim, yalnız sana...
Kâlbim...
Uzak deniz yolculuklarının heyecanlı bekleyişlerinden birindeyim. Güneş kendi kızgınlığından(!) uzakta ve zaman ilk defa göz kapaklarıma değmiyor.... Elime aldığım bardağın içinde, henüz yazmadığımız gecelerimiz var. Yol boyu hareket ettikçe, su kendinden geçtikçe, seninle daha da derinlere inmek istiyorum. Bu köhne taşların arasında nasıl da güzel parlıyor gözlerin. Sanki, meydan okuyorsun var ettiğim onca parçalanmış geçmişe inat...
Sahi, aynı karanlıktan mı çıktık biz seninle?
Yaşam düşerken düşlerimize, aynı salıncağın giderek hızlanan yerinde ikimiz de mi düşüp incittik içimizi..?
Anlat sevdiğim, el yazması harflerle yüreğinden akan nehirlerin kokusunu... Anlat ki sen ol masalımın kahramanı içimde ve ben bir tek sana dolanayım bu şehirde yâr diye... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:42
Mesaj konusu : |

|
|
Sabahın ilk ışıkları henüz düşmedi pencereme... Aklımda kokunla düştüm yola...
Hesapsızca vuruyorum döküle döküle kıyılarına... Uzaklardan başlıyorum çırpmaya ellerimi. Kimsesiz bir çoklukta, bir tek senli günlerin avuntusunun çizdirdiği resimle, yürüyorum.
Avuçlarıma sonbahar yaprakları düştüğünden bugüne, ilkbaharın renklerini hatırlamaz oldu yüreğim. Varsa yoksa elimdeki yaprağın renkleri... Kalem kutumda birkaç sancılı gece haricinde hiçbir şey kalmadı eskiye ait.. Hepsini sen gelmeden bitirmiştim. Aylarca orada öylece kaldılar, işe yaramaz bir halde... Ara sıra elime alıp baksam da; artık biliyordum eskisi gibi olmayacaktı. Olmamalıydı da..
Dayanamadılar...
Bir sabah uyandığımda, bir iki renk dışında hepsi gitmişti. Bir önceki geceyi düşündüm. Son günlerde bastıran sinirli hallerimden birine mi denk gelmişlerdi? Yoksa bu yalnızlığına daha fazla dayanamayıp kendilerini annemin temizlik hırsına mı kaptırmışlardı?
Cevap yok...
Belli ki yokluklarına alışmamı istiyorlardı artık.. Ben de öyle yaptım ve bir zamanlar sır gibi herkesten sakladığım kalemlerimi kendi yolculuklarına terk ettim.
Bilirsiniz, bazen yaşam öyle bir düğüm atar ki bedeninize, işte o an, hareket etmenin anlamsız olduğu dakikalardır. Çünkü ne yana dönseniz hep bir adım ötede durur uçurum. Yer ayaklarınızın altından yavaş yavaş kaymaya başlar. Sonrasında hatırlanmayan bir boşluk ânı yaşanır ve yeryüzünün derinliğinde, giderek kaybolmanın verdiği acıyla düşersiniz....
HIZLA...
Çok düştüm...
Bir itirafa sığmayacak kadar uzundu cümlelerim. Anlatmak için zamanım olmadı hikayelerimi.. Ya da dinleyecek bir tek insan... Zor zamanların ele avuca sığmaz misafirleri, yatıya kalacak kadar izin alamamışlardı yaşamdan.
Sustum...
Bakın acılar çoğalıyor...
Bazen de hayata "bit artık " dediğiniz noktada, yepyeni bir şarkı dolanır dilinize. Bağıra bağıra söyleyecek gücünüz olsa bile, boynunuzu bir tarafa büker, omzunuza yaslanırsınız destek için. Kendi bedeniniz, sığınmak için en ideal yer gibi gelir. Oysa, canınıza katabileceğiniz birinin gölgesi de rahat durmamaktadır hemen köşebaşında. Görürsünüz; ama o ufak adımı atmak için türlü hesaplara dolanmak zorunda kalcağınızı da bilirsiniz.
Kararsızlık...
Sabahın ilk ışıkları gözlerimdeki ışığa gülümsüyor... Kokunsa boynumdaki gürültünün hengamesinde tenime karışıp usulca içime işliyor... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
melisss
Asil Üye

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 19
Mesajlar: 2338
G. Mesaj Sayısı: 3
Konum: İçel-Mersin
|
Tarih: 01/Haziran/2007 Cum, 11:47
Mesaj konusu : |

|
|
Daha yürüyecek yolumuz vardı; ne olurdu dönmeseydin sensizliğimin şehrine..."
Uzanmak istiyorum...
Şöyle boylu boyunca akşamın tüm sesini hapsedip kuytu köşelere, seninle sesi biz olan bir şarkıda boylu boyunca uzanmak... Ortalıkta zaman ayarlı herhangi bir nesne olmadan, sadece ikimize kurulmuş bir kavuşma merasiminin hemen yanıbaşında.
Sol
omzumdan
akıyor
gözlerine
düşen
ben'imin
teri
-ki
sen
giderken
oraya
saklamıştım
kokunu...
Dört ay...
Dört dolunay...
Bu gece bir kez daha düş salıncağında debelenenip kollarına doğru düşmek için gökyüzünde olacağım ve sen, giderken ikimizin gidememek arasında kalmışlığımızı öpeceksin ıslak dudaklarınla...
Renklerin bakışlarında nakış gibi düşüyor yaşam göz bebeklerime... Hiç durmasam ve durmadan karalasam sekteye uğratılmış geçmiş günlerimi. Ya da durup yalnızca gülümsesem kirpiklerin sivri bakışlarında...
Denize taş atmıştım ucunda aşk olsun diye... Kaçıncı sekişinde durdu yaşam ve gölgem, kaçıncı yansımasında gelip kuruldu tam da önüme....
Tarihin koynuna saklanan mavi bir şehir aldı ruhumu...
Her imlâda vuruyorum göz bebeklerine kendimi görebilmek için.
Kış, uykusundayken uğramıştım koynuna, uykumdan uyandığımda geleceğim yanına... |
|
_________________ Sana kundağında gözleri yumuk aşklar getirdim.
Aşk bilip bendeki her hayalini,
Her hayalinde bana seslenen sevdalarından geçtim.
…
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: görüyor, karışsın, bekledim, şehir, yalnızca, martıların, fısıltılı, toparla, tüketmedik, olur, titreyen, gittiğin, nefes, senin, koy, sana, bak, işte, ucunda, pürüzler |
|
 |