Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Dini Bilgiler

Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4 | Tümü 

Kurban



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
Ac_tivist
HaGayret
HaGayret



   Kayıt: 16 Ekm 2006
   Üye No: 21
   Mesajlar: 5084
   G. Mesaj Sayısı: 6.53
   
   
   
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:47
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Nefret ettirmeyin
Sual: İhtiyat adı altında, Müslümanlara zorluk çıkarmak doğru mudur? Mesela �Fakirin kurban kesmesi adak olur� diyerek fakirin kestiği nafile kurbandan yedirmemek, hatta �Büyük baş hayvana ortak olarak giremez, girerse onların kurbanları sahih olmaz� demek uygun olur mu?
CEVAP
Bunlar çok yanlıştır. Dinimizde bir hususta iki kavil varsa, gerektiğinde kolay olanını tercih etmeli. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Gerektiğinde en kolay fetvaya uymalı! Allahü teâlâ, insanlara güç gelen şeyleri değil, kolay olanların yapılmasını istiyor. Çünkü insan zayıf, dayanıksız yaratılmıştır) buyuruyor. Bir âyet meali şöyledir:
(Allah, size kolaylık diler zorluk dilemez.) [Bekara 185]

Resulullah efendimiz, kendisi çok sıkıntı çekmesine rağmen ruhsatla amel etmeyi emredip buyururdu ki:
(Allahü teâlânın rahmetinden ümit kestirip dinden nefret ettirene lanet olsun!) [Nesai]

(Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin, sevdirin, nefret ettirmeyin!) [Buhari]

(Allahü teâlâ, emrettiği şeyler gibi, ruhsat, izin verdiği şeyleri yapmanızı da sever.) [Beyheki]

(Allahü teâlânın size verdiği kolaylık ve ruhsatlardan faydalanın!) [Buhari]

(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.) [Taberani]

Şimdi iki ayrı kavillerden bazılarını bildirelim:
1- Fakir, kurban bayramında kurban keserse adak olur, etinden yiyemez. Başka bir kavilde ise, fakir, kurban bayramında kurban keserse, kestiği hayvan nafile olur, etinden yer. Şimdi bu fakire sen onun etinden yiyemezsin diye ısrar etmek uygun olmaz.

2- Kurban kesmede iki kavil vardır. Evin, dükkanın, atölyenin, kamyonun bir yıllık kirası, ne kadar çok olursa olsun, bir yıllık ev ihtiyacını veya aylık geliri ve aldığı maaş ve ücret, aylık ihtiyacını ve borçlarını karşılamayan kimse, imam-ı a�zam ile imam-ı Ebu Yusuf�a göre zengin sayılır. Kurban kesmesi gerekir. Ama imam-ı Muhammed�e göre fakirdir, kurban kesmesi gerekmez. İkinci kavli tercih ederek kurban kesmeyen günaha girmez. (İbni Âbidin)

3- İmam-ı a�zama göre, karı koca birbirine zekat veremez. İmameyne göre ise, fakir kocaya, hanımı zekat verebilir. İlla öteki kavli ileri sürmek uygun olmaz.

4- Oyuncak bebek ve oyuncak hayvanlar, âlimlerin çoğuna göre caiz değildir. İmam-ı Ebu Yusuf�a göre caizdir. Bu kavilden istifade ederek oyuncak bebek ve hayvan alıp satmak, oynamak caiz olur. İlla öteki âlimlere uymayı istemekte diretmek doğru değildir.

5- Kolonya, parfüm, tentürdiyot gibi alkol karışımları necistir. Başka bir kavilde ise affedilmiştir, yani necis değildir. Yarasına tentürdiyot sürüp namaz kılana, namazın sahih değil demek yanlış olur.

6- Maliki�de necaset namaza mani değildir. Bir kimse unutup, günlerce necis elbise ile namaz kılsa, sonra bunu görse, bu namazları Maliki�ye göre kıldım dese sahih olur. İdrar veya yel kaçıran, yahut bir akıntısı olan da Maliki�yi taklit ederse, özrü abdestini bozmaz. Bunun gibi, kendi mezhebine göre caiz olmayan, fakat başka bir mezhepte caiz olan şeyi, ihtiyaç halinde taklit caiz olur.

7- Süt kardeş ile evlenilmez. Evlendiği kızın yıllar sonra süt kardeş olduğu meydana çıksa, fakat bir iki kere emdiği tespit edilse, Şafii mezhebi taklit edilerek evliliklerine devam edebilirler. Ayrılmaları gerekir diye inat etmek doğru olmaz. Nikahta [Evlilikte] ve talakta [boşanmada] da aynı durumlar çok görülüyor. Şafii bir genç, bir kızı alıp kaçırıyor, babası vermiyor. Hanefi�yi taklit ederek evlenebilirler. Bilahare, çocukları olunca, oğlan bu kızı boşasa, sonra pişman olsa, Şafii mezhebi taklit edilerek evlenebilirler.

Böyle ruhsatlardan faydalanmaya karşı çıkmak yanlıştır, taassuptan başka şey değildir.

_________________
gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta"
Yukarı Dön
Ac_tivist
HaGayret
HaGayret



   Kayıt: 16 Ekm 2006
   Üye No: 21
   Mesajlar: 5084
   G. Mesaj Sayısı: 6.53
   
   
   
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:48
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Kurban, kurbanda kesilir
Sual: Adak denilince her zaman kesilebiliyor da, kurban denilince niye bayramdan başka günde kesilmiyor? Bu koyunu Şaban ayında keseceğim diyenin Şaban ayında mı kesmesi gerekir?
CEVAP
Hayır Şabanda kesmesi gerekmez, ama kurban denilirse kurban bayramında kesmesi gerekir. Çünkü İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Kurban, dinimizin bildirdiği özel bir vakitte kesilen hayvanın adıdır, onda vakti kaldırmak söz konusu olmaz. O halde (Şu hayvanı kurban edeceğim) diye adadığı takdirde, onu o vakitte, yani bayram günü kesmesi gerekir. Yoksa adağını yerine getirmiş olmaz. Çünkü kurban kesim günleri geçtikten sonra, artık ona kurban denilemez. Bundan dolayı kurban vakti çıktıktan sonra onu canlı olarak bir fakire tasadduk eder. Ama bunun aksine falan vakitte [mesela Şaban ayında] bir koyun kesilmesini adasa, vakti zikretmesi lağvdır, yani geçersizdir. Bundan dolayı Hanefi âlimleri adakta yer ve zamanın tayinini geçersiz saymışlardır. [Mesela Cuma günü Sultanahmetteki bir fakire 1 altın sadaka vereceğim dese, başka gün başka yerdeki fakire 1 altın verebilir.] Ama kurban bunun aksinedir. Çünkü vakit, kurbanın mefhumundan bir parçadır. O zaman kurbanda vakte itibar etmek gerekir. [Yani kurban denilmişse kurban bayramında kesmesi gerekir.)

Birisi bir hedy kurbanı adasa, durum farklı olur. Hedy, Harem-i şerifte kesilmek üzere gönderilen kurbanın ismidir. Kurban ise, bayram günlerinde kesilen hayvanın ismidir. Eğer hedy Harem-i şerifte kesilmezse hedy ismi; kurban, bayram günlerinde kesilmezse kurban ismi bulunmamış olur. Çünkü
fakihler demiştir ki, bu kimsenin bu adaktan kurtulması için onu ancak haremde kesmesi ve tasadduk etmesi gerekir. Eğer bir kimse Mekke'nin fakirlerine verilmek üzere bir miktar para adamış olsa, o kimse Mekke fakirlerinden başkasına da onu tasadduk edebilir. Hedy kurbanı, Mekke'ye hediye edilen, orada kesilip tasadduk edilen hayvana denilir. O zaman yer, bunun mefhumunun bir parçası olmuş bulunur. Zamanın kurbanın bir parçası olması gibi. Hedy olarak adadığı bir hayvanı Mekke dışında kesip tasadduk etse, adadığını yerine getirmiş olmaz. Ama Mekke'de para sadaka vermeyi adamak bunun aksinedir. Çünkü yer, para mefhumunun bir parçası değildir. İster Mekke'de tasadduk etsin, ister başka yerde. Hedy bunun aksinedir. Harem-i şerifte kesilmesi gerekir, kurban denilince de hayvanı kurban kesmek gerekir. (Redd-ül muhtar)

Geçen yılın kurbanı
Sual: Bir ineğe ortak olan yedi kişinin bir kısmı o yılın kurbanına, bir kısmı da geçen yılın kesmediği kurbanına niyet etse, kestikleri kurban sahih olur mu? Bir kısmının geçen yıla ait kestikleri bilinmezse ne olur, bilinirse ne olur? Adak hayvanı yedi kişilik kurbana dahil edilebilir mi?
CEVAP
İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki:
Birisi aynı yılın kurbanını, diğerleri ise, geçmiş yılların kurbanını murat etseler, aynı yılın kurbanını irade edenin kurbanı caiz, diğerlerininki bâtıldır. Çünkü diğer ortakların ki nafile olur. Bu kurbanın etinin tamamını tasadduk etmeleri gerekir. Çünkü onun hissesi de hayvanın etine dahildir. Haniye'de de böyle bildirilmiştir. (Redd-ül muhtar)

Bu bilindiğine göre böyledir. Bilinmezse, geçen yılın kurbanına niyet edenler, öğrendikleri zaman tevbe ederler. Geçmiş yıllarda kesmedikleri kurbanlarının bedelini bir veya birkaç fakire altın olarak verirler.

Adak hayvanı yedi kişilik kurbana ortak edilebilir.

_________________
gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta"
Yukarı Dön
Ac_tivist
HaGayret
HaGayret



   Kayıt: 16 Ekm 2006
   Üye No: 21
   Mesajlar: 5084
   G. Mesaj Sayısı: 6.53
   
   
   
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:48
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Bayram günleri ne yapmak gerekir
Sual: Bayramda ne yapmak gerekir?
CEVAP
Bayramda erken kalkmak, gusletmek, misvak kullanmak, güzel koku sürünmek, yeni ve temiz elbise giymek, sevindiğini belli etmek sünnettir.

Bayram günü yüzük takmak, karşılaştığı müminlere güler yüzle selam vermek, fakirlere çok sadaka vermek, İslamiyet�e doğru olarak hizmet edenlere yardım etmek, dargınları barıştırmak, akrabayı, din kardeşlerini ziyaret etmek, onlara hediye götürmek sünnettir.

Bayram gecelerini ihya edenin büyük saadete kavuşacağı bildirilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini ihya eden kimsenin kalbi, kalblerin öldüğü günde ölmez.) [Taberani]

Dargın olanların, bayramı beklemeyip, hemen barışması gerekir. Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin, herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır. Bir kusurundan dolayı kimseye darılmamak gerekir.

Bayramda küs durulmaz
Dargınlık olsa bile üç günden fazla sürmemelidir. Şayet bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah�ın kulları kardeş olun! Bir müslümanın diğer kardeşine darılarak üç günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhari]

(Müslümana üç günden fazla dargın duran, Cehenneme gider.) [Nesai]

(Birbirine dargın iki kimseden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayan kimseye de şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe]

(Müminin kardeşine üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün sonra, ona selam verip hatırını sormalıdır. Onun selamını alırsa, birlikte sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

(İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]

(Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki]

(Ameller, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Hak teâlâ "O iki kişi barışıncaya kadar amellerini bana getirmeyin" buyurur.) [İ.Malik]

Bayram ziyaretleri
Sual: Bayram ziyaretlerinde neye dikkat edelim, önce kimleri ziyaret edelim?
CEVAP
Fasık olan, günah işlememize sebep olacak akrabayı ziyaret lazım değildir. Fakat salih olan akrabayı ziyaret gerekir. Salih arkadaşları ziyaret de çok sevaptır. Ziyaret, yalnız Allah rızası için olmalıdır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, köydeki arkadaşını ziyarete gider. Hak teâlâ, buna bir melek gönderir. Melek o adama der ki:
- Böyle nereye gidiyorsun?
- Bu köyde bir arkadaşım var. Onu ziyarete gidiyorum.
- Bunun sana bir iyiliği, bir yardımı dokundu da onun için mi gidiyorsun?
- Hayır, sırf Allah rızası için ziyaretine gidiyorum.
- Müjdeler olsun sana! Beni Allahü teâlâ gönderdi. Hiçbir karşılık beklemeden arkadaşını ziyarete gittiğin için Allahü teâlânın sevgisine mazhar oldun.) [Hakim]

(Bir din kardeşini ziyaret edene bir melek, "Ne mutlu sana, Cennete girmiş oldun" der. Hak teâlâ da buyurur ki: (Benim için ziyaret eden kuluma, Cennette hoşlanacağı mükafatlar vereceğim") [Bezzar]

(Hiç bir kul yoktur ki, din kardeşini Allah için ziyaret etsin de, bir melek, "Ne iyi ettin, Cennet sana helal olsun" demesin. Allahü teâlâ da buyurur ki: "Kulum beni ziyarete geldi. Bana da onu ağırlamak düşer.) [Ebu Ya�la]

(Din kardeşini ziyaret eden, dönene kadar, rahmet içindedir.) [Taberani]

(Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, birbirini Allah için ziyaret eden, Allah için sevip yardım edenler için hazırlanmıştır.) [Taberani]

(Bir mümini ziyaret için evinden çıkana, 70 bin melek, "Ey Rabbimiz; senin rızan için ziyarete giden şu kuluna rahmet et" diye dua eder.) [Ebu Nuaym]

(Bir müslüman, müslüman kardeşini ziyaret edince, 70 bin melek "Ey Rabbimiz, senin rızan için ziyaret eden bu kulundan razı ol" diye dua ederler.) [Taberani]

(Din kardeşini, sırf Allah rızası için ziyaret eden Cennettedir.) [Taberani]

(Din kardeşini ziyaret edene Cennette bir derece verilir.) [Ey Oğul İlm.]

(Ziyaretçinize ikram edin!) [Harâiti]

(Mümin kardeşini ziyaret edip müsafeha eden, ellerini ayırmadan her ikisinden Hak teâlâ razı olur. Ağaçtan yaprak dökülür gibi, günahları dökülür.) [Ey Oğul İlm.]

(Ziyareti aralıklı yap ki muhabbeti artırasın!) [Bezzar]

Hikmet ehli diyor ki:
(Ziyareti terk etme, seni unuturlar. Pek sık da gitme senden bıkarlar.)

(Arşın etrafında nurdan kürsülerde, nur gibi parlayan insanlara Peygamberler ve Şehidler gıpta ederler. Bunlar, Allah için birbirini seven, Allah için buluşan, Allah için birbirini ziyaret edenlerdir.) [Nesai]

(Allahü teâlâ buyurur ki: Benim için birbirini ziyaret eden, benim için birbirini seven, benim için veren, benim için birbirine yardım eden, sevgime mazhar olur.) [Hakim]

(Allah için sevdiği arkadaşının ziyaretine gidene, ardından bir melek, "Ne güzel iş yapıyorsun, Cenneti hak ettin" der.) [Tirmizi]

Allah rızası için müslümanı ziyaret etmek çok sevaptır. Âlimi, fakiri ve salih akrabayı ziyaret daha çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zengini ziyaret eden saim ve kaim sevabı, fakiri ziyaret eden ise, fi sebilillah cihad sevabı alır, her adımı Allah yolunda atılan adıma denk olur.) [Deylemi]

[Saim; oruçlu, Kaim; gece ibadet eden. Fi sebilillah; Allah yolunda, Allah rızası için]

(Âlimi ziyaret eden, beni ziyaret etmiş gibi sevap alır.) [Taberani]

(Sıla-i rahm, kendisinden kesilen akrabasını arayıp ziyaret ve iyilik etmektir.) [Tirmizi]

(Rızkının bol, ömrünün uzun olmasını isteyen, sıla-i rahm etsin!) [Buhari]

(Sıla-i rahm, malı çoğaltır, ailede sevgiyi artırır ve ömrü uzatır.) [Taberani]

Salih akrabayı hiç olmazsa, haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçirmemelidir! Uzak ülkede ise mektupla, telefonla gönlünü almalı, dargın ise barışmalıdır. Ev sahibi imam olur. Yahut onun tayin ettiği zat imam olur. Bir kimse, layık olsa da, teklif edilmeden ziyarete gittiği yerde imamlığa geçmemelidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir kavmi ziyarete giden, onlara imamlık yapmasın!) [Tirmizi]

Davete gitmek
Sual: Her davete gidilir mi?
CEVAP
Yemekte günah işleniyorsa gidilmez. Fakirlerin davetine gitmeyip de zenginlerinkine gitmek kibirdendir. Kendinden aşağı olanları ziyaret etmek de tevazu alametidir.

Düğün yemeğine davet olunanın gitmesi sünnet, başka ziyafetlere gitmek müstehaptır. Bazı âlimler ise, (Düğün yemeğine gitmek vacip, diğer davetlere gitmek sünnettir) demişlerdir. Müslümanın müslüman üzerindeki beş haktan biri, davetine icabettir. Yani davetini kabul edip gitmektir. Hadis-i şerifte, (Davete icabet ediniz) buyuruldu. (Müslim)

Külfete girenin davetine gitmek gerekmez. Cimrinin davetine de gitmemelidir!
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cömerdin yemeği şifa, cimrinin yemeği hastalıktır.) [Dare Kutni]

Samimi olarak davet edilen yere gitmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Davete icabet etmeyen, Allah�a ve Resulüne asi olmuş olur.) [Buhari]

(Müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş olur.) [İsfehani]

(İki kişi birden davet ederse, kapısı yakın olana icabet et! Çünkü kapısı yakın olanın hakkı daha önce gelir.) [Buhari]

El öpmek
Sual: Bayramda herkesin eli öpülür mü, yani kimlerin eli öpülür, kimlerin eli öpülmez?
CEVAP
Herkesin eli öpülmez. Ana-babanın, bir de âdet olduğu için yaşlı akrabaların elini öpmek caizdir. Arkadaşın elini öpmek haramdır. Kadın kocasının elini öpebilir, fakat, kendine namahrem yani yabancı erkeğin, erkek de yabancı kadının, zaruret olmadıkça, elini öpemez.

_________________
gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta"
Yukarı Dön
Ac_tivist
HaGayret
HaGayret



   Kayıt: 16 Ekm 2006
   Üye No: 21
   Mesajlar: 5084
   G. Mesaj Sayısı: 6.53
   
   
   
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:50
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Hz.İbrahim ve Kurban
Sual: Hz.İbrahim, niçin oğlunu kurban etmek istedi?
CEVAP
İbrahim aleyhisselam, Allahü teâlâ bir oğul verirse, onu Allah için kurban edeceğini söyledi. Dileği hasıl olunca, sözünü yerine getirmesi rüyada bildirildi.

Hz.İbrahim, sözünde durup oğlunu kurban etmek istedi. Cenab-ı Hak, (İbrahim, gerçekten rüyasına sadakat gösterdi. Elbette bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik. İhsan sahiplerini böyle mükafatlandırırız) buyurdu.

Hz.İbrahim, Nemrud tarafından ateşe atıldığında canı ile,
Hz.İsmaili kurban etmesi emredildiğinde evladı ile,
ovaları kaplayan bütün sürülerini bağışlamakla da malı ile imtihan edildi. Üç imtihanı da kazandı. Kur'an-ı kerimde, (Sözünün eri İbrahim) diye övüldü. (Necm 37)

Böyle sözünde durmak büyük fazilettir. Kur'an-ı kerimde, sözünde duranlar övülmektedir:
(Müminler içinde Allah�a verdiği sözde duran nice erler var.) [Ahzab 23]
(Elbette İbrahim, sadık bir Peygamberdi.) [Meryem 41]
(İsmail, sözünde sadık resul bir Peygamberdi.) [Meryem 54]

Hadis-i şerifte ise buyuruldu ki:
(Doğruluk iyiliğe, iyilik Cennete götürür. İnsan doğruluk ile Allah indinde, sıddıklardan yazılır.) [Müslim]

Hz.İbrahim, Cenab-ı Hakkın gönderdiği koçu kurban etti. Peygamber efendimiz, Eshab-ı kirama, (Kurban kesmek, babanız İbrahim�in sünnetidir) buyurdu. (Hakim)

Dinen zengin sayılmayan kimsenin, borcu yoksa, gücü de yeterse, kurban kesmesi çok iyi olur. Hadis-i şerifte, (Bayramda kurban kesmekten daha faziletli bir amel yoktur. Ancak sıla-i rahm bundan müstesnadır) buyuruldu. (Taberani)

Hz. İsmail ve kurban
İbrahim aleyhisselam, oğlu Hz.İsmail�in endamındaki cemal ve kemalini görünce, babalık sevgisi ile oğluna karşı muhabbet uyanır. Bu huzur ve rahatlık içinde uyur. Rüyada, oğlu Hz.İsmail�i kurban ederken görür. Hanımı Hz.Hacer�in yanına gider.
- Ey Hacer, gözümün nuru oğlum İsmail�e en iyi elbisesini giydir, saçını tara, onu bir dostun ziyaretine götüreceğim, bir bıçak ve ip de getir.
- Bıçak ve iple bu nasıl misafirliğe gidiş?
- Belki Allahü teâlâ bize bir koyun verir.

İblis, bunu duyunca, bana iş düştü diyerek Hz. Hacer�in yanına gelir.
- Ey Hacer, İbrahim, İsmail�i nereye götürdü?
- Ziyarete.
- Hayır, kurban etmeye...
- Nasıl olur? Bir baba, oğlunu kurban eder mi?
- Ama (Rabbim emretti) diyor.
- Eğer Allahü teâlâ emretmişse, Ona bin can feda olsun.

İblis, bu sefer Hz.İbrahim�e gidip der ki:
- Oğlunu nereye götürüyorsun?
- Ziyarete.
- Hayır kurban edeceksin, o rüya şeytanidir.
- Hayır, gördüğüm rüya Rahmani idi.
- Oğlunu kesmene gönlün razı mı?
- Ey melun, şunu yakînen bil ki, dünyadaki herkes benim evladım olsa ve Rabbim hepsini kurban etmemi emretse, hepsini kurban ederim.

Şeytan, Hz.İbrahim�den ümidini kesip, Hz.İsmail�in yanına gelir:
- Ey İsmail, nereye böyle?
- Ziyarete.
- Hayır baban, seni kesecek.
- Beni niçin kesecek?
- (Rabbim emretti) diyor.
- Eğer Allahü teâlâ emretmişse, bin canım dosta feda olsun.

İblisin vesvesesi bitmeyince Hz.İsmail, babasına der ki:
- Bu beni rahatsız ediyor.
- Ona taş at, uzaklaşsın.

Taş atıp Mina�ya geldiklerinde, Hz.İbrahim oğluna der ki:
- Canım yavrum, başımızda bela var. Bilemiyorum niçin had cezasına müstehak oldun?
- Babacığım, bu sözden kan kokusu geliyor.
- Oğlum, rüyada, seni boğazladığımı görüyorum. Ne dersin? (Saffat 102)
- İnsan, sitem kamçısını yemedikçe kımıldamaz. Babacığım, sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredicilerden bulacaksın. Başımı vermek benim için bir an sürer. Ama kendi elinle oğlunu kurban etmek, gönlüne zor ve ağır gelebilir. Üç arzum var:

Birincisi: Ellerimi ve ayaklarımı sıkı bağla!
- Yavrucuğum, dosta giderken ağlayıp, feryat edilmez.
- Belki hançerem [gırtlağım] hançerine dayanamaz, elimi, ayağımı oynatır da seni üzerim.

İkincisi: Beni yüzü koyun yatır, yüzümü görme, ben de yüzünü görmeyeyim ki, belki coşarım da, senin babalık sevgin harekete gelir, ikimiz de, emri yerine getirmekte kusur ederiz.

Üçüncüsü: Annem beni göremeyince dayanamaz, onu teselli et ve iyilikte bulun.

Melekler de ağlamıştı
Hz.İsmail ağlarken melekler de ağlar. Babası, bıçağı boğazı üzerine koyunca, oğlu güler.
- Yavrucuğum, bu halde iken niçin gülüyorsun?
- Gördüm ki bıçakta Besmele yazılı, dostun ismi yazılı olan bıçak, nasıl keser?

Hz.İbrahim, olanca kuvveti ile bıçağı çakar, bıçağın ağzı döner ve kesmez. Kızıp, bıçağı yere çalar. Bıçak Allahü teâlânın emriyle dile gelip der ki:
- Bana niçin kızıyorsun? Sana kes diye emreden, bana da kesme diye emrediyor.
O zaman şu lütuf nidası erişti:
(Ey İbrahim, gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Güzel amel işleyeni işte böyle mükafatlandırırız. Bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik)

Hz.İbrahim, gökten inen koçu yakalayınca, oğlunun bağlarının çözüldüğünü görür.
- Yavrucuğum, bağlarını kim çözdü?
- Beni ölümden kurtaran dost, bağlarımı çözdü.
- Ey oğlum, şimdi dua et, ne istersen Allahü teâlâ kabul eder.

Hz.İsmail şöyle dua etti:
(Ya Rabbi, Kıyamette, mümin olan herkesi mağfiret eyle!)
(Bütün müminleri mağfiret ettim ve bağışladım) müjdesi geldi. (R.Nasıhin)

_________________
gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta"
Yukarı Dön
Ac_tivist
HaGayret
HaGayret



   Kayıt: 16 Ekm 2006
   Üye No: 21
   Mesajlar: 5084
   G. Mesaj Sayısı: 6.53
   
   
   
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:53
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Kurbanı bahane edenler
Sual: Bir ateist diyor ki: �En büyük ibadetin, bir hayvanı boğazlamak olduğunu kabul eden İslam dininin, bugün yeryüzünün en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terörü ile suçlanması, bence rastlantı değil. Bahçelerinde besledikleri kuzuları gözlerinin önünde kesile kesile büyüyen ve böylece Cennete gideceklerine inandırılan çocuklar, artık kan akıtmaktan, kesmekten, öldürmekten kaçınmıyorlar.� Buna ne cevap vermeli?
CEVAP
Müslümanlık yeni mi geldi? 1400 yıldan beri yok mu? Bu zamana kadar kurban kesen Müslümanlar, eli satırlı anarşist mi oldu, hep insan mı kestiler? Bu cehalet mi, yoksa dine saldırmak için bir bahane mi? Kurban, en büyük ibadet sözü de yanlıştır. Kurban kesmek, zengine sadece Hanefi�de vacip, diğer üç mezhepte sünnettir. Yani kurban kesmeyen günaha girmez. Dinimizdeki en büyük ibadetin ne olduğunu, ateist nereden bilsin ki? O, sadece bahaneler bulup, hakkı bâtıla katmaya, Müslümanlara çamur atmaya çalışır.

Kurban kesmek, Müslümanlıktan önce de Hak dinlerde var idi. Yahudilerin de, Hıristiyanların da Peygamber olarak kabul ettikleri atamız İbrahim aleyhisselamın sünnetidir. Hz. İbrahim, oğlunu kesmeyip, bir koçu kestiği için, bu sünnet asırlardan beri devam etmektedir. Çocukların sünnet olmaları da atamız İbrahim aleyhisselamdan kalmıştır.

Müslüman kültüründe yetişen, vahşi bir terörist oluyorsa, bu ateist, dağda yetişmedi ya... O da kurban kesen Müslümanların arasında büyüdü. Kurban kesilmesi onu hiç mi etkilemedi? Demek ki kurban kesmenin terörle bir ilgisi yok. Ama Müslümanlara saldırmak için, kurban kesmeyi bahane ederek Müslümanları potansiyel terörist olarak göstermeye çalışmaktadır.

Avrupalı fanatikler gibi ateistler, hayvan kesmeye değil, kurban kesmeye karşıdır. Ama bunu hayvan hakları adı altında yapıyorlar. Avrupalılar, hayvan kesip hiç et yemiyorlar mı? Yahut zevk için boğa güreşleri düzenleyip, sonunda boğayı şişleyip öldürmüyorlar mı? Vahşi hayvanları öldürüp kürklerini giymiyorlar mı? Çinliler, Japonlar kedi köpek kesip yemiyorlar mı? Bunların maksadı hayvan korumak değil, Müslümanlığa saldırmak için bir bahane.

Gazetelerde görüyor, televizyonlarda izliyoruz. Hayvanları koruma adı altında yapılan toplantılara gelen bayanların hemen hemen hepsinde astragan kuzu postu, Samur veya vizon kürkler oluyor. Bunların maksadı, hayvanları korumak değil, kurbanı istismar ederek Müslümanlığa çatmak ve çamur atmaktır.

Müslümanım diyenler terör yapınca, en acımasız, en vahşi, en kanlı, en bıçaklı-satırlı terör oluyor da, gayri müslimler terör yapınca, sevecen, uygar ve kansız bıçaksız mı oluyor? Bosna-Hersek, Kosova, Türkistan, Cezayir, Çeçenistan, Karabağ, Filistin ve daha başka ülkelerde yıllarca yaptıkları zulüm insancıl mıydı? PKK�lılar arasında Hıristiyan Ermenilerin bulunması, yapılan katliamları sevecen hale mi getiriyor? Bu ne sakat görüş böyle? Hıristiyan Sırpların yaptığı zulümlere, biz Hıristiyan terörü mü dedik? Herkes Sırp zulmü dedi.

Ateistin, kurban kesmeyi bahane ederek, Müslümanlığı terör dini gibi göstermeye çalışması, onun kötü maksatlı olduğunun açık delilidir.

Dini deyimlerin açıklanması
Dinimizde kullanılan bazı kelimeler bilinirse, din kitapları daha iyi anlaşılır. Ateistlere göre de tarifleri yapılmıştır.

Allah: Kâinatı yoktan yaratan ilah. Ateiste göre, insanların yarattığı hayali varlık.

İslamiyet: Allah�ın emir ve yasaklarının tamamı. Ateiste göre, hurafeler zinciri.

Müslüman: İslamiyet�e uyan kimse. Ateiste göre, hurafelere uyan gerici.

Salih: İbadetleri yapıp haramlardan kaçan müslüman. Ateiste göre, tam bağnaz kimse.

Fasık: Bazı farzları yapmayan veya birkaç haram işleyen müslüman. Ateiste göre, az bağnaz kimse.

Kâfir: Müslüman olmayan. Ateiste göre, tam özgür kişi.

Münafık: Müslümanları aldatmak için müslüman görünen kâfir. Ateiste göre, özgürlüklerinden özveride bulunan yiğit militan.

Mürted: Müslümanlıktan ayrılıp, kâfir olan. Ateiste göre, tam özgürlüğü seçen ilerici.

Mülhid: Kendini samimi müslüman bildiği halde, âyet-i kerimelere ve hadis-i şeriflere kendi görüşü ile mana vererek, imanı bozulan, küfre düşen kimse. Ateiste göre, aydın müslüman.

Zındık: Allah�a, helale, harama inanmadığı halde inanıyor gibi görünen dinsiz kâfir. Ateiste göre, özgürlüklerinden özveride bulunan militan.

Yobaz: bütün hakikatler kendisine gösterildiği halde, kabul etmeyen, kendi indi ve hatalı görüşünde körü körüne ısrar ve inat eden kaba, cahil kimse. Bunun din yobazı, fen yobazı, devrim yobazı, laiklik yobazı gibi birçok çeşidi vardır. Yobazların her çeşidi zararlıdır. Ateiste göre, herhangi bir dine inanan bağnaz.

Nikah: Meşru bir aile kurmak için, sünnete uygun yapılan evlilik. Ateiste göre, bir eşle beraber yaşamaya zorlanan, özgürlükleri kısıtlayıcı, Sümerlerden kalma yasal baskı.

Tesettür: Dine uygun giyinme. Ateiste göre, özgürlüğü örten, öcüsel giysi.

Ölüm: Müslümanların Allah�a, kâfirlerin azaba kavuşması. Ateiste göre, insanın yok olup gitmesi.

Kurban kesmek meşrudur
Sual: Müslüman olduğunu söyleyen bir dönme diyor ki: (Kurban kesmek bir hayvan katliamıdır, hayvancıklara ölüm acısı çektirilmektedir. Allah, kurbana ve kana bu kadar aç olamaz. Ben dönme Müslümanım ama kurban kesenlerin dininden değilim.�
Kurban kesmek âyet ve hadisle meşru kılınmış bir ibadet değil midir?
CEVAP
Kurban, elbette âyet-i kerimelerle ve hadis-i şeriflerle sabit meşru bir ibadettir. Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:

(Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. [Elde olmayan sebeplerle] Alıkonursanız, kolayınıza gelen [deve,sığır veya davardan] bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar, başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizde hasta olan veya başından rahatsız bulunan varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir. Güven içinde olursanız, hacca kadar umreden faydalanabilen kimseye kolayına gelen bir kurban kesmek, bulamayana, hac esnasında üç gün ve döndüğünüzde yedi gün, ki o tam on gündür, oruç tutmak gerekir.) [Bekara 196]

(Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği dört ayaklı [Kurban olabilecek deve, sığır ve davar cinsinden] hayvanlar üzerine belirli günlerde [kurban kesme günlerinde] Allah'ın adını ansınlar. Bu kurbanlıklardan kendiniz de yiyin, yoksullara da verin.) [Hac 28]

(Her ümmet için, Allah�ın kendilerine rızk olarak verdiği kurbanlık hayvanların üzerlerine Onun adını anarak kurban kesmeyi meşru kıldık.) [Hac 34]

(Kurbanlık deve ve sığırları Allah�ın size olan nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şükredesiniz diye onları böylece sizin buyruğunuza verdik.) [Hac 36]

(Ey iman edenler, Allah'ın hac âdetlerine, haram aya, kurbanlık hediyelere, [onlardaki] gerdanlıklara, Rablerinden gerek fazlını ve gerek rızasını arayarak Beyt-i Haram'ı kasdedip gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin.) [Maide 2]

(Allah, hürmetli ev Kâbe�yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu.) [Maide 97]

([Kesmek istediği oğlu için] ona büyük bir kurbanlık [koç] fidye verdik.) [Saffat 107]

(O kâfirler, Mescid-i haramı ziyarete ve kurbanların yerlerine ulaşmasına mani oldular.) [Fetih 25]

(Rabb'in için namaz kıl ve kurban kes.) [Kevser 2]

Kurban kesmek hâşâ katliam olsa idi, Allahü teâlâ kurbanın meşru olduğunu bildirir miydi? Peygamber efendimiz vefat edene kadar kurban kesmiştir.

Bu konudaki hadis-i şeriflerden üçü şöyledir:
(Kurban kesmek, atalarınızdan İbrahim�in sünnetidir.) [Hakim]

(Kurbanların en iyisi boynuzlu koçtur.) [İbni Mace]

(Bayramda kurban kesmekten daha faziletli bir amel yoktur. Ancak sıla-i rahm bundan müstesnadır.) [Taberani]

Bu dönmenin, her gün dünyanın her yerinde kasaplarda kesilen yüz binlerce hayvanı görmeyip, özellikle Kurban�a dil uzatması, Allah�ın emrini hayvan katliamı olarak göstermesi, kendisinin dönme değil, sinsi bir misyoner olduğunu göstermektedir.

Hayvanlara eziyet etmek
Sual: Okuduğum bir haber şöyle idi:
�Yazdığı bir kitapta Müslümanların kurban kesmesini eleştirdiği için 2000'de ırkçı şiddeti körüklediği gerekçesiyle Fransız mahkemesince suçlu bulunan Fransız film yıldızı ve hayvan hakları savunucusu Brigitte Bardot, Paris'teki bir camiyi ziyaret ederek, kurbanların acı çektirilmeden kesilmesini istedi.
Bardot'nun gittiği caminin imamı Delil Ebubekir, kurbanların anestezi işleminden sonra kesildiğini bildirmesi üzerine, memnuniyetini ifade eden Bardot, (Harika... Bana hayatımın en büyük hediyesini verdiniz) dedi.�
Müslümanlıkta hayvana acımak yok mu? Bıçakla kesmek acımasızlık değil mi?
CEVAP
Müslümanlık Allah�ın dinidir. Allah�ın dininde hâşâ merhamet olmazsa başka kimde, ne de merhamet olur ki? Bugün Avrupa�da büyük baş hayvanların başına tokmak vurularak, küçük baş hayvanlar da elektrik şokundan geçirilerek bayıltılıp kesiliyor. Hayvanların başına tokmak vurmak ve elektrikle şoklamak eziyet olur. Ateistler ve Avrupalılar hayvan kesimine değil kurban kesimine karşıdırlar. Kendileri et yemiyor mu? Hayvanları öldürüp kürklerini giymiyorlar mı? Müslümanlığa olan düşmanlıklarını hayvana acıma perdesi altında yürütüyorlar.

Hayvanların bıçakla kesilmesini emreden Allah�tır. Allahü teâlâ hayvanlara eziyet edilmesini hiç ister mi? Hayvanlara acınmasını bildiren Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Bir kadın, bir kediyi hapsedip, yiyecek içecek vermedi. Bir şey bulup yemesi için de serbest bırakmadı. Kedi öldü, kadın da bu yüzden Cehenneme müstahak oldu.) [Buhari]

(Susuz bir mümin, kuyuya inip su içti. Bir köpek de kuyunun ağzında susuzluktan bitkin vaziyette bekliyordu. O kimse, bu hayvana acıyıp, ayakkabısı ile köpeğe su verdi. Bu hareketten Allahü teâlâ razı oldu. O kimseyi Cennete koydu.) [Müslim]

(Yerdeki mahluklara acımayana, gökteki melekler acımaz.) [Taberani]

Eğer kesmek, hayvana eziyet olsa idi, dinimiz hayvanların kesilmesini emretmezdi. Dinimiz savaşta şehidin ölüm acısı çekmediğini bildiriyor. Bir kolu kesildiği halde farkında olmadan savaşan insanların bulunduğunu kitaplarda okuyoruz. Bunlar acı duymadığı gibi kurbana da Allahü teâlâ acı hissettirmez. Allah�ın kudretinden kim şüphe edebilir? Hz. Yunus�un kırk gün balığın karnında ölmeden kalması, Eshab-ı kehfin üç yüz sene uyumaları Allahü teâlânın kudretiyle olmuştur. Şehide de Allahü teâlâ ölüm acısını hissettirmiyor. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Şehid, ölüm acısı duymaz.) [Beyheki]
(Şehid, öldürülmesinin acısını, ancak bir pirenin ısırması kadar duyar.) [Nesai]

_________________
gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta"
Yukarı Dön
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder 
Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Dini Bilgiler

Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4 | Tümü 



Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız