 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:10
Mesaj konusu : |

|
|
Sadaka-i fıtr [Fitre]
Sual: Fitrenin önemi nedir? Kimler verir, ölçüsü nedir?
CEVAP
İhtiyacı olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak zekat nisabı kadar malı, parası bulunan Müslümanın fitre vermesi vacip olur. Nisaba malik değilse fitre vermesi vacip olmaz. Fakat vermesi iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ramazan orucu, gökle yer arasında durur. Sadaka-i fıtr verilince yükselir.) [Ebu Hafs]
(Sadaka-i fıtr, oruçlunun, uygunsuz sözlerinden hasıl olan günahları temizler.) [Beyheki]
(Sadaka-i fıtr, zenginlerinize bir tezkiyedir. Fakirleriniz de verirse, Allahü teâlâ onlara daha çoğunu verir.) [Ebu Davud]
[Tezkiye, temize çıkarma, temizleme demektir.]
Diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fitre vermesi farzdır. Hadis-i şerifte, (Sadaka-i fıtrı, küçük büyük, zengin fakir herkesin vermesi gerekir) buyuruldu. (Ebu Davud)
Dinen zengin olmayan herkes, fitre, zekat alabilir. İhtiyacı olan eşya ve borçlarından fazla olarak, zekat nisabı kadar malı, parası bulunan müslümanın, fitre vermesi vacip olur. Fitre, zekat alması, haram olur. Fitre nisabına katılacak malın ticaret için olması şart olmadığı gibi, elinde bir yıl kalmış olması da gerekmez
Halk arasındaki zenginlikle, dinin bildirdiği zenginlik farklıdır. Nisap miktarı malı veya parası olmayan bir kimse, fakir demektir. Evi olmayan, kirada oturan bir kimse nisap miktarı paraya, altına veya ticaret malına sahip ise dinen zengin sayılır, böyle bir kimsenin zekat vermesi gerekir ve zekat alması caiz olmaz.
Ticaret için olmayan malların zekatı verilmez. Gelirleri nisaba dahil edilir.
Nisaba malik olmayan herkes fakir sayılır, zekat alabilir. Nisaba malikse fitre vermesi vacip olur. Asgari maaş alan bir kimse, borçları çıktıktan sonra, nisaba malik ise, zengin sayılır, fitre vermesi gerekir. [Nisap, 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret malı demektir.]
Sadaka-i fıtr, Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. Şafii�de Ramazandan önce verilmez. Bayramdan sonraya da bırakılmaz. Hastalık gibi herhangi bir özürden dolayı oruç tutamayan kimsenin de, zengin ise fitre vermesi gerekir.
Sadaka-i fıtrın miktarı her yıl değişmez. Fitre olarak yarım sa� buğday veya un, yahut bir sa� arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yarım sa ölçek, ihtiyatlı olarak 1750 gramdır. Bir sa� ise 3500 gramdır. Bu miktarlar kıyamete kadar hiç değişmez. Fitre olarak, ya bizzat buğday, un, arpa, hurma veya kuru üzüm verilir. Yahut değeri kadar altın veya gümüş verilir. Buğday, un ve diğerlerini vermek güç olursa, bunların kıymeti kadar, ekmek veya mısır verilebilir.
Fitre miktarları şöyledir:
Fıtranın cinsi, miktarı
Buğday 1750 gr
Un 1750 gr
Un (İyi) 1750 gr
Arpa 3500 gr
Kuru üzüm 3500 gr
Kuru üzüm (İyi) 3500 gr
Hurma 3500 gr
Hurma (İyi) 3500 gr
Not: TL değerleri günün rayicine göre hesap edilir. [Geniş bilgi için, Oruç maddesindeki Fitre Vermenin Önemi bahsine bakınız.] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:10
Mesaj konusu : |

|
|
Sadaka vermenin önemi
Sual: Her gün 10 lira sadaka vermek mi, yoksa ay sonunda 300 lirayı toptan vermek mi iyidir? Ayrıca, ne zaman vermek ve kime vermek daha iyidir?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri, (Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir) buyuruyor. (Müjdeci Mektuplar)
Günü gelmese de zekatı bu ayda vermek, bu ayda daha çok ibadet etmek, sadaka vermek çok sevaptır. Bekleyip de bir ay sonra çok para vermek yerine, her gün az da olsa sadaka vermek daha iyidir.
Bir kimse sadaka verecek bir şey bulamazsa, insanlara iyilik etmelidir!
Hadis-i şerifte, (Her iyilik sadakadır) buyuruluyor. (Tirmizi)
Sadakayı dilencilere değil, muhtaçlara vermelidir! Dilenci muhtaç ise ona da verilir.
Yapılan her iyilik çeşitli belaları önler. Hadis-i şerifte, (İyilik etmek, kötülük kapılarını kapar) buyuruluyor. Sadakanın fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Ölmeden önce tevbe ediniz. Hayırlı işleri yapmaya mani çıkmadan önce acele ediniz. Zekat ve sadaka vermekte acele ediniz.) [İbni Mace]
(Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]
(Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki]
(Sadaka vermekte acele edin; çünkü bela sadakayı geçemez.) [Beyheki]
(Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de sahibini himayesi altına alır.) [Beyheki]
(İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.) [Taberani]
(En hayırlı insan, gücünün yettiği kadar veren fakir mümindir.) [Deylemi]
Sadaka malı eksiltmez
Malı çok olup da zekat, sadaka vermeyen kimse, sıkıntı içinde yaşar. Hadis-i şerifte, (Gerçek fakir, malı olduğu halde sadaka vermeyendir) buyuruluyor. Az da olsa vermeye alışmalıdır!
İmam-ı Şafii hazretleri, (Almayı seven, vermekten hoşlanmayan kimselerle arkadaşlık etmek uygun değildir) buyuruyor. Peygamber efendimiz yemin ederek, (Sadaka malı eksiltmez, sadaka vermekle mal eksilmez) buyuruyor. (Müslim)
Sadaka verenin malının bereketi artar. Az malı çok iş görür. Hadis-i şerifte, (Gizli-açık çok sadaka verin ki rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olasınız ve duanız kabul edilsin) buyuruluyor. (İbni Mace)
Kime vermeli
İlim tahsili yapılan yerlere, gerek zekat, fıtra, adak ve akika, gerekse sadaka şeklinde yapılan yardım, insanı kazalardan belalardan korur. Dünyada, sıhhat ve afiyet içinde bir ömür sürmeye sebep olur. Ayrıca farz olan cihad ve ilim yayma sevabına kavuşulur. Böylece yardım yapan kişi, hem dünyada hem de ahirette çok büyük nimetlere kavuşmuş olur. İlim yaymanın sevabını Peygamber efendimiz şöyle ifade buyuruyor:
(Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda cihada verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Cihad sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı [dinin emir ve yasaklarını öğretme] yanında, denize nispetle bir damla su gibidir.) [Deylemi]
İhlas Vakfı, öğrenci yurtlarında binlerce üniversiteli fakir öğrenciyi ve bilhassa Türk dünyasından gelen muhtaç öğrencileri barındırmaktadır. Onların birçok ihtiyacı, hayırseverlerin yardımları ile sağlanmaktadır. İhlas Vakfı senelerdir, hayırsever vatandaşlarımızın yaptıkları yardımları, en iyi şekilde değerlendirmektedir. İhlas Vakfı, Türk Dünyası�ndan gelen fakir öğrencilere her türlü yardımı yapmaktadır. Azerbaycan, Türkmenistan, Çeçenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kırım, Doğu Türkistan ve diğer Türk topluluklarından gelen öğrencilere Türkiye�nin büyük şehirlerinde açtığı öğrenci yurtlarında her türlü maddi ve manevi yardımı yapmaktadır.
Yurtlarda üç öğün yemek çıkmakta, İhlas Vakfı, öğrencilere sevgi ve şefkat kucağını açmaktadır. İhlas Vakfı öğrenci yurtlarının bir yıllık et ihtiyacı hayırseverlerin verdikleri kurban vekaletleri ile karşılanmaktadır. Vakfa verilen kurban vekaletleri ile hayırseverler adına, kurbanlıklar satın alınmakta ve dinimize uygun olarak kesilen kurbanlar, soğuk hava depolarında muhafaza edilmektedir. Bir yıl boyunca da, bu etler yurtların yemek ve et ihtiyacında kullanılmaktadır.
Yıllardır ülkemizin ve Türk dünyasının binlerce gencine, öğrenci yurtlarında bir aile ortamı sıcaklığında sevgi ve şefkatle muamele eden İhlas Vakfı�na kurban vekaleti vererek yardım etmek, destek vermek gerekir. Çünkü hadis-i şerifte, (Hayra vesile olan hayır yapan gibidir) buyuruluyor.
70 yıllık komünizm zulmünden kurtularak ülkemize gelen misafir öğrencilere en iyi ev sahipliği yapan İhlas Vakfı, ülkemizin yüz akıdır. Eğitime ve devletimize verdiği hizmet ve destek ile en iyi şekilde kamu hizmeti yapmaktadır. Dünya tarihinde vakıf medeniyetini kuran dedelerimizin torunu olarak vakıfları, hayır kurumlarını ve ilim yuvalarını kurban vekaleti vererek veya başka şekilde desteklemek, bilgili, kültürlü öğrencilerin yetişmesine katkıda bulunmak milli ve dini bir vazifedir.
Arzu edenlerin zekat ve sadaka-i fıtraları da, fakir öğrencilere verilmek üzere vekaleten kabul edilmektedir. Bu hayırlı hizmete değerli okuyucularımızın da katkıda bulunmasını önemle tavsiye ediyoruz.
İhlas vakfına kurban vekaleti veren, İhlas Vakfı�nın hizmetlerine iştirak etmiş olur. Kurban vekaleti vermek isteyenler, herhangi bir İhlas Vakfı öğrenci yurduna veya Türkiye Gazetesi bürosuna giderek veya telefon ederek, kurban vekaleti verebilirler. İhlas vakfı ile irtibat için, (0 212) 513 99 00 numaralı telefona veya (0 212) 513 68 57 numaralı faksa başvurabilirler. Her türlü yardım, İhlas Vakfının, Vakıflar Bankası Nuruosmaniye Şb. (2007042) numaralı TL hesabına yapılabilir.
NOT: Kurban bedelleri yukarıdaki (0 212) 513 99 00 numaralı irtibat telefonundan öğrenilebilir. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:10
Mesaj konusu : |

|
|
Sadakanın faydaları
Sual: Sadaka nedir, sadece para vermek midir? Sadakanın faydası nedir? En iyi sadaka nedir?
CEVAP
Sadaka sadece para vermek değildir. Dinimiz verme dinidir, sevgi, merhamet, paylaşma, iyilik ve yardım etme dinidir. Üç hadis-i şerif meali şöyledir:
(Her iyilik sadakadır.) [Tirmizi]
("Sübhanallah", "Elhamdülillah", "La ilahe illallah" veya "Allahü ekber" demek birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek, kötülüğe mani olmaya çalışmak birer sadakadır. İki rekat kuşluk namazı kılmak ise bütün bunları karşılar.) [Müslim]
(Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız!) [Hakim]
Sadakanın faydaları çoktur:
1- Malı temizler. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Malınızdaki günah kirlerini sadaka ile temizleyin!) [T.Gafilin]
2- Günahları temizler. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]
(Sadaka, kibri ve övünmeyi yok eder.) [Tirmizi]
3- Hastalıktan ve beladan korur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin! Sadaka her hastalığı ve belayı önler.) [Beyheki]
(Sadaka vermekte acele edin; çünkü bela sadakayı geçemez.) [Beyheki]
(Sadaka yetmiş kötülük kapısını kapatır.) [Taberani]
(Sadaka Allahü teâlânın gazabını söndürür ve kötü ölümden korur.) [Tirmizi]
(Gam ve sıkıntıları giderir, hastalıkları ve belayı önler. Düşmanlarınıza karşı size yardım eder ve şiddetli anlarda sizi sabırlı kılar.) [Deylemi]
4- Muhtaçları sevindirir. Muhtaçları sevindirmek çok sevaptır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(En faziletli amel, muhtaçlara yiyecek-giyecek vermek ve müminleri sevindirmektir.) [Taberani]
5- Rızkı artırır, malı bereketlendirir. Şeytan, malı ya israf ettirir veya cimrilik ettirir, hayra harcamaktan alıkoyar, "Yoksul olursun, elin daralır" diye korkutur. Allah yolunda harcamaktan korkmamalıdır!
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Şeytan, malınızı hayra sarf ettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı emreder. Allah ise, [sadaka ve zekat verirseniz] mağfiret, lütuf, bolluk vaad eder.) [Bekara 268]
(Gece gündüz, gizli açık, Allah yolunda mallarını infak edenlerin mükafatları Rableri katındadır. Bunlar için korku ve üzüntü yoktur.) [Bekara 274]
(Allah için ne verirseniz, Allah onun yerine [daha iyisini, daha fazlasını] verir.) [Sebe 39]
(Mallarını Allah yolunda harcayanların hâli, 7 başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohuma benzer. Allah, [bire 700, hatta] dilediğine daha fazla da verir.) [Bekara 261]
Allahü teâlânın rahmeti, ihsanı boldur. Zerre kadar bir iyiliğe dağlar kadar sevap verir. Mülk Onundur. Dilediğine dilediği kadar ihsan eder. Sadaka vermekle mal eksilmediği gibi bereketi de artar. Bereket, az bir şeyin çok şeye yetmesi demektir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Sadaka vermeye devam edenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace]
(Sadaka vermekle mal eksilmez) [Tirmizi]
Peygamber efendimiz, Mirac gecesi, ekin ekip bir günde biçen bir topluluğu gördü. Biçtiği mahsul yeniden eski haline dönüyordu. Bunların kim olduğunu sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Bunlar Allah yolunda cihad edenlerdir. Bunların bir iyiliğine yedi yüz misli sevap verilir. Harcadıklarının yerine yenisi verilir) dedi. (Bezzar)
6- Kıyametin dehşetinden korur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Sadaka, kabir azabından korur, Kıyamette sahibini himayesine alır.) [Beyheki]
7- Cehennemden kurtarır, Cennete kor ve derecesini yükseltir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allah rızası için verilen sadaka, Cehennem ateşinden korur.) [Taberani]
(Yarım hurma da olsa, sadaka vererek Cehennemden korunun!) [T.Gafilin]
8- Sevabı artırır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Malını Allah yolunda harcayanın sevabı 700 misline kadar artar.) [Beyheki]
En iyi sadaka
En iyi sadaka, öldükten sonra da amel defterimize sevap yazdıran sadakadır. Buna cari sadaka [gelir getirmeye devam eden sadaka] veya sadaka-i cariye denir. Sadaka-i cariye, cami, çeşme, yol yapmak, ağaç dikmek, faydalı ilmi eser bırakmak gibi insanlara faydası dokunan her çeşit iyi işlerdir. Bir hadis-i şerif meali:
(İnsan ölünce, üç şey hariç ameli kesilir: Sadaka-i cariye, faydalı ilmi eser bırakmak veya ona dua ve istiğfar edecek salih evlat.) [Müslim]
Herkes cari sadaka olarak cami yaptıramaz, ilmi eser yazamaz. Ama kolayı var. Faydalı bir eserin dağılmasına sebep olmak da, o kitabı yazmak gibi sevap getirir. Bir hadis-i şerif meali:
(Mümine, öğrenip yaydığı ilmin sevabı, ölümünden sonra da devam eder.) [İbni Mace]
Faydalı eserden maksat, dinimize dünyamıza faydalı olan her eser buna dahildir. Fıkıh kitabı, tefsir kitabı, ilmihal kitabı, tıp, fizik, kimya kitabı faydalı kitaplardandır. Kasetler, CD�ler, filmler faydalı olmak şartı ile hepsi sadaka-i cariye hükmündedir. Faydalı olmak şartı ile bir radyo, bir televizyon, bir gazete, bir dergi, bir internet sitesi gibi her çeşit yayın, sadaka-i cariyeye dahildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehid sevabı vardır.) [Hakim] (Ya bir farzı veya vacibi meydana çıkarmanın sevabının ne kadar çok olduğu buradan anlaşılmalıdır.)
Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları, hakiki din kitaplarına uyanlara yüzlerce şehid sevabı verilir. Sünnete yapışmak, sünneti ortaya çıkarmak Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını öğrenmekle olur.
Bayramlarda, özel günlerde hediye olarak bir kimse, ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından bir kitap, mesela bir (İslam Ahlakı) kitabı hediye verse, yüz şehid sevabı alır. Çünkü unutulmuş sünnetlerin yanında, farzlar ve vacipler de yayılmış oluyor. Bozuk din kitabı vermek de bunun aksi olup, çok veballi bir iştir, bu sefer işlenen günaha da ortak olmuş olur.
Sevabı hediye etmeli
Muhammed Masum hazretleri buyuruyor ki:
Sadaka [ve Kur'an-ı kerim okumanın] sevabını önce Peygamberimizin mübarek ruhuna hediye etmeli, sonra ölülerin ruhlarına göndermelidir. Böylece kabul olma ümidi fazla olur. Sevabını bütün müminlerin ruhlarına da hediye etmek iyi olur. Her birine sevabın hepsi ulaşır. Kendi sevabından bir eksilme olmaz. (C.2, m.36) |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:11
Mesaj konusu : |

|
|
Sadakayı gizli mi vermeli?
Sual: Fakirin onurunu kırmamak için sadakayı gizli mi vermek gerekir, yoksa başkaları da yardımda bulunsun diye bir teşvik için açıktan verilmesi mi daha iyi olur?
CEVAP
Sadakayı, yardımları bazen açık vermek gerekirse de, genel olarak gizli vermek daha iyidir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Sadakayı açık verirseniz güzel olur, gizli verirseniz, sizin için daha hayırlıdır.) [Bekara 271]
Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Kıyamette, başka himaye bulunmayan günde Allahü teâlânın himayesindeki 7 kişiden birisi, verdiği sadakayı gizleyen, sağ elinin verdiğinden sol eli haberi olmayan kimsedir.) [Buhari]
(Gizli [sadaka, hayır hasenat ve ibadetler] aşikâreden efdaldir. Ancak, iyi örnek teşkil edecekse, aşikârelik gizliden efdaldir.) [Deylemi]
(Sadakayı gizli vermek Cennet hazinesindendir.) [Hatib]
(Gece kılınan namazın gündüz kılınan namaza göre üstünlüğü, gizli verilen sadakanın, aşikâr verilen sadakaya olan üstünlüğü gibidir.) [Taberani]
(Kur'anı aşikâre okuyan, aşikâre sadaka veren gibi, gizli okuyan da gizli sadaka veren gibidir.) [Tirmizi]
(Gizli sadaka Rabbin gadabını söndürür.) [Beyheki, Taberani, İbni Asakir]
Gösterişe kaçmak
Hadis-i şerifte de buyuruldu ki:
(İyi bir amel yapanın amel defterine gizli yapılmış salih amel olarak yazılır ve sevabı 70 kat artırılır. Kişi bu ameli açıklarsa, aşikâre amel sevabı yazılır. Artırılan sevapları silinir. Bu amelini tekrar herkese söyler, adının anılmasından ve övülmekten hoşlanırsa, aşikâre amel sevabı da silinir, gösteriş, riya olarak yazılır.) [Beyheki]
İstemeyi meslek haline getirenler hariç, bir fakire herkesin gözü önünde yardımda bulunmak, sadaka vermek onun haysiyetine dokunabilir. Muhtaçların gönül rahatlığıyla yapılan yardımı alabilmeleri için hayırlar gizli verilmelidir. Bir müddet önce, Bursa�da bir öğrencinin açıktan yapılan bir yardım sebebiyle intihar ettiğini gazetelerden okumuşsunuzdur.
İslam büyükleri, sadakayı gizlice bir a�manın eline bırakır veya fakir uyurken cebine koyar veya bir çocuk vasıtasıyle fakire gönderirlerdi. Fakiri şükran borcu altına sokmamak için gizli verirlerdi.
Maksat riya ve minnetten sakınmaktır. Fakir vereni görürse, riya ve minnet karışabilir. (Gösterişe ve minnete sebep olan hayır kabul olmaz) buyurulmuştur. Farz olan zekatın aleni olarak verilmesi efdaldir. Bunda riya olamaz. Zekatın böyle alenen verilmesi, zekatını vermemiş olmak töhmetinden kurtarır, başkalarına da örnek teşkil etmiş olur. İbni Abbas hazretleri, gizlice verilen nafile sadakanın sevabı, alenen verilenden 70 kat fazladır buyurdu. Zekatın sevabı ise gizlice verilenlerine göre 25 kat fazladır.
Gizli sadakanın üç faydası:
1- Halk; fakirin sadakayı ihtiyaçsız aldığını sanarak suizanna düşebilir. Fakir kötülenir, halk da gıybet edebilir.
2- Hadis-i şerifte, (Veren el, alan elden üstündür) buyuruluyor. Sadaka açıktan verilince fakir zillete düşebilir. Müslümanı zillete düşürmemelidir.
3- Sadaka bir cins hediyedir. Hadis-i şerifte, (Birine gelen hediyeye, yanında bulunanlar ortaktır) buyurulmuştur. (Hakim)
Fakir yanında bulunanlara ondan bir şey vermezse hoş olmaz. Buna sebep olmak da hoş değildir. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:11
Mesaj konusu : |

|
|
Müminler bir vücut gibidir
Sual: Bosna�ya yardım için para toplanıyor. Yardımların yerine ulaşıp ulaşmayacağını bilmiyoruz. Yardımlar yerine ulaşmazsa, yardım edenler mesul olur mu?
CEVAP
Yardımı toplayan, müslüman ise, yardım etmek gerekir. Yardımın ulaştırılmasında bir kusur veya hıyanet olursa, günah, onların olur. Onun için, dünyanın neresinde olursa olsun, müslümanlara yardım etmelidir! Amerika�daki, Afrika�daki müslümanlara da yardım etmelidir! Bütün müslümanlar bir ailenin fertleri, hatta bir vücut gibidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, müminler, bir vücut gibidir. Vücudun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut, rahatsız, uykusuz kalıp, onun tedavisi ile meşgul olduğu gibi, müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır!) [Buhari]
Dertler müşterektir
Bu bakımdan, dünyanın öteki ucundaki bir müslümanın derdi, bizim derdimiz demektir. Ona yardım etmek gerekir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Müslümanların dertleri ile ilgilenmeyen, onlardan değildir.) [Hakim]
Yiyecek, giyecek ve başka ihtiyaçları için müslümanlara yardım, hem vazifedir, hem de çok sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir müslümanın sıkıntısını gidereni veya bir mazluma yardım edeni, Allahü teâlâ affeder.) [Buhari]
(Bir din kardeşinin ihtiyacını gideren, ömür boyu Allahü teâlâya ibadet etmiş gibi sevap kazanır.) [Buhari]
(Kim bir mümini, bir münafıkın eziyetinden korursa, Allahü teâlâda onu, Cehennem ateşinden korur.) [Ebu Davud]
(Allah indinde, en kıymetli amel, mümini sevindirmek, sıkıntısını gidermek, borcunu ödemek veya karnını doyurmaktır.) [Taberani]
(Din kardeşini savunan müslümanı Allahü teâlâ, Cehennem ateşinden korur.) [Taberani]
(Din kardeşinin aleyhinde konuşulurken, ona müdafaaya gücü yeterken, bunu yapmayanı, Allahü teâlâ dünya ve ahirette zelil eder.) [İbni Ebiddünya]
(Allahü teâlâ, bazı kimseleri, insanların ihtiyaçlarını gidermek için yaratmıştır. İnsanlar, ihtiyaçları için onlara başvururlar. İşte bunlar, kabir azabından emindirler.) [Taberani]
(Allah katında en kıymetli amel, bir müslümanı sevindirmek yahut bir sıkıntısını gidermek veya sabrını taşıran bir kederini ortadan kaldırmak yahut borcunu ödemektir.) [Ebuş-şeyh]
(İnsanların iyisi, insanlara iyilik edendir.) [İ. Ahmed]
(Arkadaşın iyisi, arkadaşına, komşunun iyisi ise komşusuna iyilik edendir.) [Tirmizi]
(Sizin en iyiniz, kendisinden hep iyilik beklenen ve kötülük etmeyeceğinden emin olunandır.) [Tirmizi]
(Hayra vesile olan, hayır işlemiş gibidir. Allahü teâlâ, sıkıntıya düşene, çaresize yardım edeni sever.) [İbni Neccar]
(Layık olana da, olmayana da iyilik et. Eğer layık olana iyilik edersen ne iyi. Eğer o kimse iyiliğe layık değilse, sen, iyilik ehlinden olursun.) [İbni Neccar]
Sevdiğini vermek
Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe, iyilik ve hayra nail olamazsınız. Ne infak ederseniz, Allahü teâlâ, onu hakkıyla bilir ve mükafatını verir.) [Al-i İmran 92]
İnfaktan maksat zekat diyenler oldu. (Sevdiğiniz maldan zekat vermedikçe saadete eremez, Cennete giremezsiniz. Cimrilikten ve mal sevgisinden temizlenmiş olmazsınız) dediler. İnfak edilen her şeyi Allahü teâlâ bilir, dünyada hakkını verir, ahirette de sevabını ve derecesini artırır. Ömer bin Abdülaziz hazretleri, yüklerle şeker alıp sadaka olarak dağıtırdı. Dediler ki:
(Niçin parasını değil de, şeker alıp sadaka ediyorsun?)
Buyurdu ki:
(Bu şeker, bana paradan daha kıymetlidir, şekeri çok severim.)
Âyet-i kerime nazil olunca, Hz. Ömer, en iyi cariyesini azat etmişti. Oğlu Hz. Abdullah da en iyi cariyesini azat etmişti. Kendisine dediler ki:
(Kıymetli cariyeyi niçin bıraktın?)
Buyurdu ki:
(Bu âyeti işitince bıraktım. Kişi sevdiğini vermeyince sevdiğini elde edemez.)
Harun Reşidin zevcesi Zübeyde, otuzbin altın harcetmiş, bir mushaf yazdırmıştı. Tamamlanıp da kendisine getirdikleri vakit bu âyet-i kerimeyi okuyunca, hemen mushafı kapayıp: (Alın bunu, salih bir müslümana hediye edin. Şu anda bu mushaftan daha çok sevdiğim bir şey yoktur) dedi.
Âyet-i kerime nazil olunca, Hz. Ebu Talha, en sevdiği malı olan bir bahçeyi Allah yolunda tasadduk etti. Zeyd bin Harise hazretleri de, Seyl adındaki atını tasadduk etti.
Hasan-ı Basri hazretleri buyurdu ki:
(Bir kimse sevdiği bir tek hurmayı bile Allah rızası için tasadduk ederse, bu âyetteki iyilik ve hayra mazhar olmuş olur) buyurdu. (Tibyan) |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:12
Mesaj konusu : |

|
|
Kimseden bir şey isteme
Sual: Birisinden bir şey istemek caiz midir?
CEVAP
Bir günlük yani sabah ve akşam yiyeceği olan kimsenin başkasından bir şey istemesi haramdır.
Peygamber efendimiz, (İhtiyacını karşılayacak bir şeyi varken, bir şey isteyen, muhakkak Cehennem ateşini çoğaltmış olur) buyurunca, (Ya Resulallah, istemeye mani olan zenginlik nedir?) diye sual edildiğinde cevaben buyurdu ki: (Sabah ve akşam yiyeceği kadar bir mala sahip olmak.) [Ebu Davud]
Başka bir rivayet ise şöyle:
(Sabah ve akşam karnını doyuracak kadar yiyeceği olmak.) [İbni Huzeyme]
Bir günlük yiyeceği varken dilenmek haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kim bana insanlardan bir şey istemeyeceğine söz verirse, ben de Onun Cennete gireceğine kefil olurum.) [Nesai]
(Kim insanlardan bir şey istemezse, Allahü teâlâ onu zengin eder. Kanaat edene de Allahü teâlâ kâfidir.) [Bezzar]
(Halktan bir şey istemeyin! Bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa.) [Beyheki]
(Açgözlü olmaktan, istemekten sakının! Tamah, fakirliğin tâ kendisidir.) [Taberani]
(Sakın kimseden bir şey isteme! Kırbacın düşse bile, başkasından isteme, inip kendin al!) [İ. Ahmed]
Hz. Ebu Bekir, deve ile giderken devenin yuları düşünce, devesini çöktürüp yuları aldı. Oradakiler, (Bize söyleseydin de biz alıp sana verseydik, inmene ne lüzum vardı?) dediler. Hz. Ebu Bekir, (Resulullah bana, halktan bir şey istemememi emretti) buyurdu. (İ. Ahmed)
Sual: Bazılarının zengin olduğu, dilenciliği meslek haline getirdiği söyleniyor. Öylelerine para vermek haram mıdır? Sadaka istemek ne zaman caiz olur?
CEVAP
Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi haramdır.
Hiç yiyeceği bulunmayıp, sağlam, çalışacak, ticaret edecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi haramdır. Bunun varlığını bilerek, istediğini vermek de haramdır. Ancak istemeden verilen malı alması caizdir.
Aç veya hasta olanın yiyecek istemesi gerekir. Bir günlük yiyeceği olup da çalışabilecek haldeki kimse, ilim öğrenmekle veya öğretmekle meşgul ise, yiyecek istemesi caiz olur.
Parasını harama sarf edene ve israf edene sadaka verilmez. Camide cemaat arasında dolaşarak dilenmek haramdır. (Redd-ül Muhtar) |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:12
Mesaj konusu : |

|
|
Haramdan sadaka verilir mi?
Sual: Haramdan sadaka verilse ne olur?
CEVAP
Haramdan sadaka verilse, alan fakir de haramdan olduğunu bilerek, verene, Allah razı olsun dese veya Allah kabul etsin dese ve veren de, âmin dese, ikisi de küfre girer.
Bir kimsenin elindeki malın haram mal olduğu bilinmedikçe, çalınmış veya kumardan almış olsa bile, elindeki bu malın onun helal mülkü olduğu kabul edilir. Bunu verince, mülk-i habis ise de, almak caiz olur. Verilenin haram mal olduğu kesin bilinirse, bunu almak caiz olmaz.
Haram malı, hediye vermek caiz olmaz. Haram olduğunu bilenin de, bunu alması caiz olmaz. Eline, haram mal, mesela para geçen, bunu sahibine vermeli, sahibi bilinmiyorsa, fakire sadaka vermelidir. Başka yere vermesi günah olur. Bu malı almak, fakirlerden başka kimseye caiz olmaz. Yalnız vârisin, haram mal olduğunu bildiği halde, mirası alması caiz olur. Sadaka olarak verdiği fakir, haram malı kendisine hediye ederse, bunu kendisi de kullanabilir.
Malının çoğunun helal olduğu sanılanın verdiği hediyeyi almak caiz olur. Malı haram ise caiz olmaz.
Bulanık suyun temiz olduğu kabul edilir. Çünkü, suyun aslı temizdir. Necis olması ise, şüphelidir. Kazancının çoğu haramdan olan kimsenin verdiği malın haramdan olduğu kesin olarak bilinmedikçe, bu malını almak haram olmaz, mekruh olur. Malının çoğu helal olanın hediyesi alınır. Çoğu haram ise, helal diyerek verdiği alınır. Verirken söylemedi ise, araştırıp zannına göre amel eder.
Sual: Benden düştüğü şüpheli bir para var. Haram olan bir şeyi sadaka olarak vermek haram olduğunu biliyorum. Bu parayı ne yapmam lazım?
CEVAP
Fakirsen kendin kullanabilirsin, zenginsen bir fakire ver. Bulunan para sizin olmasa da haram para değildir. Bir fakire vermekte mahzur yoktur. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:12
Mesaj konusu : |

|
|
İsraf da, cimrilik de etmemeli
Sual: Malı hayra harcamak nasıl olur? Bazen içimden gelmiyor, bazen nasip olmuyor. Bir de çoğu har vurup harman savuruyor, sonra da yardım istiyor, çok kızıyorum bunlara. Ne yapmalıyım?
CEVAP
Bu herkesin başına gelebilecek bir durumdur. Maddeler halinde bildirelim:
1- Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin.) [İbni Sünni]
Az-çok sadaka vermeli! Sadakayı, isteyen dilencilere değil, isteyemeyen muhtaç fakirlere vermek gerekir. Şeytan düşmandır. Elbette malı hayra harcamaya mani olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İblis, en şiddetli adamlarını [militanlarını] malını hayra sarf edene musallat eder.) [Taberani]
Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruluyor ki:
(Şeytan, malınızı hayra sarf ettirmemek için sizi yoksullukla korkutup cimri olmanızı emreder. Allah ise, [sadaka ve zekat verirseniz] mağfiret, lütuf, bolluk vaad eder.) [Bekara 268]
Şeytanın vesvesesine aldanmayıp Allahü teâlânın vaadine koşmalıdır!
2- Bazı kimselerin, (Evin, arabanın taksidini ödeyemedim, çocukların okul masrafı çok) diyerek yardım istemeleri doğru değildir. Herkes ayağını yorganına göre uzatmalıdır! Peygamber efendimiz, yemin ederek, (İsteyene verdiğim sadaka ateş olur) buyurunca, Hz.Ömer, (Ya Resulallah, öyleyse niçin veriyorsunuz?) diye sorunca, cevabında (Ben cimrilik yapamam) buyurdu. (Ebu Ya�la)
Ayrıca isteyici olan, hiçbir zaman sıkıntıdan kurtulamaz. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İsteyici, darlığa düşer.) [İ.Ahmed]
(Dünyayı ahirete tercih edenin sıkıntısı hiç eksilmez, ihtiyaçtan kurtulamaz, doymak bilmeyen bir hırsa kapılır.) [Taberani]
3- Cömerdin imanı kuvvetli, cimrinin imanı ise zayıftır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Cömertlik iman sağlamlığından ileri gelir. İmanı sağlam olan Cehenneme girmez. Cimrilik, [imandaki] şüpheden ileri gelir, böyle kimse de Cennete giremez.) [Deylemi]
Bir melek, (İnfak edenin malının bedelini ver, cimrilik edip vermeyenin de malını telef et) diye dua eder. (İ.Hibban)
Ayrıca Peygamber efendimiz yemin ederek buyuruyor ki:
(Sadaka malı eksiltmez, sadaka vermekle mal eksilmez.) [Taberani]
Malımız noksanlaşmayacağı, hatta artacağı garanti edildiğine göre cömertlikten korkmamalıdır! Böylece imanımız da kuvvetlenmiş olur.
4- Fakirin az sadaka vermesi, zenginin çok sadaka vermesinden daha kıymetlidir. Riya korkusu varsa sadakayı gizli vermelidir. (Ya Resulallah! Hangi sadaka daha faziletlidir?) diye sorulunca, (Az maldan gizli verilen sadaka) buyurup, (Eğer sadakayı açık verirseniz güzel olur, gizli verirseniz, sizin için daha hayırlıdır) mealindeki âyeti okudu. (Taberani)
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Gizli sadaka Rabbin gadabını söndürür.) [İ.Asakir]
(Genç, sıhhatli, para yokken, fakirliğe düşme korkusu içinde verilen sadaka sevap bakımından daha büyüktür.) [Müslim]
5- Kendisinin veya aile fertlerinin hastalığı olan veya bir sıkıntıya düşen çok sadaka vermelidir! Çünkü Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Hastalarınızı sadaka ile tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.) [Beyheki]
(Sadaka vermekte acele edin, çünkü bela sadakayı geçemez.) [Beyheki]
(Sadaka ömrü uzatır, kötü ölümden korur, kibri ve tefahürü de giderir.) [Taberani]
6- Sadakanın fazileti çoktur. Akrabayı gözetmek daha sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Çok sadaka verenin rızkı bollaşır ve duası kabul olur.) [İbni Mace]
(İnsanda 360 mafsal vardır. Her gün 360 sadaka vermesi gerekir. Birine yol göstermek bir sadaka, zahmet veren bir şeyi yoldan kaldırmak bir sadaka, ihtiyaçtan fazla elbiseyi vermek de bir sadaka, şerri dokunmaktan çekinmek de bir sadakadır.) [İbni Sünni]
(Sıla-i rahim için verme kapısını açan, bolluğa kavuşur.) [İ.Ahmed]
(Fakire verilen sadaka bir sadaka iken, akrabaya verilen sadaka, hem sadaka ve hem de sıla-i rahim olmak üzere iki sadakadır.) [Nesai]
(En faziletli sadaka, kin güden yakınına verilendir.) [Taberani]
(Sadaka vermeye engel olana lanet olsun.) [İsfehani]
7- Kendisini ve çoluk çocuğunu perişan edecek kadar çok sarf etmek de doğru değildir.
Allahü teâlâ, salih cömertleri överken buyuruyor ki:
(Onlar, sarf ederken israf ve cimrilik etmez, ikisi arasında orta bir yol tutarlar.) [Furkan 67] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 15/Kasım/2006 Çrş, 1:13
Mesaj konusu : |

|
|
Sadakayla ilgili çeşitli sual cevaplar
Sual: Harbi veya zimmi olan gayrı müslime kurban eti ve sadaka verilir mi?
CEVAP
Zimmi, İslam idaresi altında yaşayan gayrı müslim vatandaş demektir. Harbi, zimmi olmayan gayrı müslim demektir.
Dört mezhepte de herhangi bir fayda umularak gayrı müslime sadaka verilebilir. Hanefi�de harbi olan gayrı müslime de kurban eti verilebilir. Fakat Şafii mezhebinde kurban eti verilmez. Aslında her türlü sadakayı salihlere, iyilere vermek elbette faziletlidir. Herhangi bir sebeple, mesela, İslamiyet�i sevdirmek için fasıklara, kâfirlere de vermek caizdir. (Mezahib-i Erbea)
Sual: Fakir kardeşime verdiğim hediyelerden sadaka sevabı olur mu?
CEVAP
Evet. Akrabaya yapılan iyilik daha sevaptır. Bir kadın, Resulullaha, (Fakir kocama hediye versem, sadaka yerine geçer mi?) diye sual ettirdiğinde Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(İki sevap vardır. Biri sadaka, diğeri de sıla-i rahim sevabı.) [Buhari]
Bu husustaki hadis-i şeriflerden biri de şöyledir:
(Yakın akraba ve komşuya verilen sadakanın sevabı iki misli fazladır.) [Taberani]
Sual: Borcu olan bir kimsenin sadaka vermesi caiz olur mu?
CEVAP
Ödünç alınan ve acil verilmesi gereken borçlar ise sadaka vermek caiz olmaz. Fakat taksitli borçlar ise mahzuru olmaz.
Sual: Taksitli borçlarım var. Muntazaman ödüyorum. Borçlunun önce borcunu ödemesi lazım olduğu için, cüzi miktarda da olsa sadaka versem olur mu?
CEVAP
Evet, kabul olur.
Sual: Hediye mi, sadaka mı daha sevaptır?
CEVAP
Önce aileye nafaka, sonra sadaka, sonra hediye.
Sual: Sadaka niyetiyle yapılan para yardımları vekaleten de olur mu?
CEVAP
Olur.
Sual: Sadaka verirken sevabını Peygamber efendimize göndermeye de niyet etmek caiz mi?
CEVAP
Sadaka verenin, sadaka sevabını Resulullah efendimize ve bütün müminlere göndermeye niyet etmesi iyi olur. Çünkü, kendi sevabından bir eksilme olmadığı gibi, hepsine de ayrı ayrı, hep o kadar sevap verilir. (R. Muhtar) |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: ben, ilim, karşılayacak, bulunmayıp, aldı, deve, bunları, nedir, ticaret, zengin, öğretmekle, dediler, kullanmak, kendin, israf, verilmez, bile, kimse, hadisi, alması |
|
 |