 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:09
Mesaj konusu : |

|
|
Dini kuralları koyan Allah�tır
Sual: (Türk milleti fakir olduğu için hacca gitmemesi gerekir. Çünkü dinimiz israfı yasaklıyor) diyorlar. Bunlara nasıl cevap vermeli?
CEVAP
Dini inançları bozmak için dört koldan saldırıya geçilmiştir. Her gün yeni bir şey çıkarılarak itikadımız, amelimiz zedeleniyor. �Hayzlı iken Kur�an okunur, oruç tutulur� gibi, dört delile (Kitaba, sünnete, icmaya ve kıyasa) aykırı fikirler üretilirken, şimdi de, hac ibadeti bozulmaya çalışılıyor. Türk milleti fakir olduğu için hacca gitmemesi gerekirmiş. Çünkü dinimiz israfı yasaklıyormuş. Acaba bu sözlerinde samimiyet eseri var mıdır? Samimi isen, niye Bodruma, Avrupa�ya, Amerika�ya eğlenmeye gidiyorsun? Niye yoksulları gözetmeyip de, festivaller peşinde koşuyor, yılbaşı eğlenceleri tertip ediyor, devrilen çamlar altında, şarap fıçılarını boşaltıyor ve sabaha kadar kumar oynuyorsun?
Haccı engellemekle yoksulluk önlenemez. Peygamber efendimiz, yoksulluğu önlemenin yolunu bildirmiş, (Zenginlerin zekatı, fakirlere kâfi gelmeseydi, Allahü teâlâ fakirlerin rızkını başka yollardan verirdi. Aç kalan fakir varsa, zenginlerin zulmü yüzündendir) buyurmuştur. Demek ki zenginler zekatını yerli yerince verse, haccı engellemeye lüzum kalmayacak ve aç kalan fakir de bulunmayacaktır.
Emekli vaiz adı altında bir başkası da, (Diyanet fikir üretemiyor) diyerek, dinimizi bozmaya çalışıyor. (İslam dünyası aklını kullanmalı, yüzyıllardan beri, paslanan, çürüyen ve işlevini yitiren o akıldışı kilitleri söküp atmalı) diyor. Paslanan, çürüyen ne diye merak ettik. Baktık ki, bunlar, dinimizin, hac, kurban, tesettür gibi emirleri imiş. (Hacca gidecekler, kurban kesecekler, evsizlere, yoksullara yardım etmeli) diyor.
Dini kuralları koyan Allahü teâlâdır. Yüce Rabbimiz, toplumda yoksulların olacağını hâşâ bilmiyor muydu? (Bir toplumda yoksul varken, hacca gidilmez, kurban kesilmez) diyemez miydi? Demediğine göre, kurban derilerine sahip çıkma hevesi gibi, kurbanın kendisine de, hac paralarına da sahip çıkmak mı istiyor?
Bu iş olmayınca da, (Hani İslamiyet akıl diniydi? Niye aklını kullanmıyorsun? Akıl yolunu seçerek kurban ve hac paralarını niye yoksullara vermiyorsun) diyor. Felsefecileri ve sapık fırkalardan mutezileyi övüyor.
(Farabi, İbni Sina, İbni Rüşt gibi düşünürler, İslamlığı hep aklın ve yaşanan dünyanın, insansal gereklerin aynasına tutarak değerlendirdiler. O dönemlerin ürünü olan Mutezile, inançta yazgıcılığı (kaderciliği) reddederek, İslamın akılsal yol ve yöntemlerle kurumlaşmasına çalıştı) diyerek kaderi de inkâr ediyor. Kader, Allahü teâlânın insanların başlarına gelecek işleri bilmesi ve bu bilgisinin bir kitaba [levh-i mahfuza) yazılması demektir. Kur�an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah, onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir.) [Bekara 255]
(Allah her canlının durduğu yeri ve sonunda bırakılacağı mekanı bilir. Hepsi açık bir kitapta [levh-i mahfuzda] dır.) [Hud 6]
(Yaptıkları küçük büyük her şey, satır satır kitaplarda yazılmıştır.) [Kamer 52, 53]
Bu ve benzeri birçok âyet vardır. Ama inanan kim? Adam, hep Kur�an Kur�an der ama ya Kur�ana inanmaz veya onu istediği gibi yorumlar.
(İmam-ı Gazali'nin kilitlediği akıl kapısını açmak gerekir) diyerek de, nakli esas alan âlimlere dil uzatıyor. Emekli vaizin aklı var da, imam-ı Gazali veya öteki âlimlerin aklı yok mu idi? Adam, (Benim düşüncemde olan akıllı, benim gibi düşünmeyen akılsızdır) demek istiyor.
(Örtünme Kur�anda bir dönemin, bir olayın zorunluluğu olarak vardır. Ama günümüzde o zorunluluklar birtakım yasal ve yaşamsal önlemlerle, gereklerle başkalaşmıştır. O halde herkes Avrupalı gibi giyinmelidir) diyerek tesettüre de dil uzatıyor.
Allahü teâlânın tam olarak gönderdiği dinde noksanlık arayanlar, kendi yüzkaralarını ortaya çıkarmış olurlar. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Bugün, dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim.) [Maide 3]
Sual: Bir gazetede yazarın biri, şeytan taşlamadaki izdihamı önlemek için haccın üç ay içinde yapılmasını teklif ediyor. Bu, dini değiştirmek değil midir?
CEVAP
Bazı kimseler, orucu da kısaltmak için epey uğraştılar. "Çok oruç tutuyoruz. Güneş doğana kadar yiyip içmeliyiz" dediler. "Yaz aylarında oruç tutmak zordur. Kışın tutulmalı" gibi tekliflerle gelmek için hazırlanıyorlar. Bunların asıl maksatları, dini bozmaktır. Dinimizde eksiklik yoktur. Orucun hangi ayda tutulacağı, haccın hangi günde yapılacağı açıkça bildirilmiştir.
Allahü teâlânın kemale erdirdim dediği dinde eksiklik arayanlar, şu âyete inanmamış olurlar:
(Bugün, dininizi kemale erdirdim, ikmal ettim. Size olan nimetlerimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı seçtim.) [Maide 3] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:11
Mesaj konusu : |

|
|
Hacıları karşılamak ziyafet vermek
Sual: Hacca giderken ve hac dönüşü tanıdıklara yemek vermek uygun mu?
CEVAP
Hacca ve askere giderken, yolculuğa çıkarken, buna benzer işlerde, yemek vermekte, ziyafet çekmekte mahzur yoktur. Dönüşlerinde de böyledir. Bunlar mubah âdettir. Yapılsa da olur, yapılmasa da olur. Ancak gösterişe kaçmadan her ne zaman olursa olsun yemek yedirmek sevaptır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yemek yedirmek ve güzel söz, haccın güzel olmasına sebeptir.) [Beyheki]
(Hayırlınız, yemek yedirendir.) [Hakim]
(Amellerin en faziletlisi, bir müminin aybını örtmek, karnını doyurmak ve bir ihtiyacını karşılamak suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberani]
(Cennette öyle güzel köşkler vardır ki, bunlar, tatlı konuşan, yemek yediren ve herkes uyurken namaz kılanlar içindir.) [Tirmizi]
(Kişi arkadaşları ile yediği yemekten hesaba çekilmez.) [İ.Gazali]
(Allahü teâlâ, arkadaşına yemek yedirip su içireni, Cehennemden uzaklaştırır.) [Taberani]
Sual: Hacdan gelince mevlid okutmak uygun mu?
CEVAP
Evet. Her zaman, bid�at karıştırmamak şartı ile mevlid okutmak sevaptır.
Sual: Hacıları karşılarken ne yapmak gerekir?
CEVAP
Hacıları karşılamak çok iyidir. Hoş geldiniz diyerek sevinçle karşılamak ve teberrüken müsafeha etmek sünnettir. Kucaklamak da caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hacılarla, gazilerle kucaklaşan, Peygamberlerle kucaklaşmış gibidir.) [Şir�a]
Eve girmeden önce, hacılardan dua etmesini istemeliyiz! Hacının günahları affolduğu için duası makbuldür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Hacının ve onun dua ettiği kimsenin günahları affolur.) [Bezzar]
(Ya Rabbi, hacının ve onun affolması için dua ettiği kimsenin günahlarını affet!) [Hakim]
Sırf Allah rızası için ve helal para ile hacca giden, vaktinde hac yapan müminin haccı makbul olur. Haccı kabul olanın da günahları affolur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Suyun kirleri temizlediği gibi, hac da günahları temizler.) [Taberani]
(Hacı, yakınlarından dört yüz kişiye şefaat eder ve anasından doğduğu gündeki gibi günahlarından kurtulur.) [Bezzar]
(Hacılar Arafatta durunca, Allahü teâlâ buyurur ki: "Saçları dağınık, toz ve toprak içinde olan kullarıma bakın! Şahit olun ki, onların günahları, yağmur damlaları ve kum taneleri kadar da olsa, affettim.") [İbni Hibban]
Hacıların vereceği zemzemi içmeyi bir nimet ve ganimet bilmelidir! Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.) [Bezzar]
(Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allahü teâlâ muhafaza eder.) [Hakim]
Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resulullah, "Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur" buyurduğu için ben de kıyamet günü susuzluktan kurtulmak için zemzem içiyorum) derdi. (İbni Mace)
Abdullah ibni Abbas hazretleri de, zemzem içerken, (Ya Rabbi, senden faydalı ilim, bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum) diye dua ederdi. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:11
Mesaj konusu : |

|
|
Hacılara (Hacı) demek
Sual: Dört halifeye ve diğer Eshab-ı kiramın hiçbirine "hacı" denmediği halde, şimdi hacca gidip gelene "hacı" denmesi, bid'at değil midir?
CEVAP
Bir kimse, bariz olan lakabı ile çağrılır. Bir toplumda herkes edepli olsa, falanca da edeplidir denmez. Herkes namaz kılsa, namaz kılan kimseyi, "musalli" diye çağırmaya lüzum yoktur. Bir ülkede herkes gazi olsa, birini "gazi" diye çağırmak manasız olur. Bunun gibi, Eshab-ı kiramın tamamı hacı olduğu için herbirine ayrı ayrı hacı demek hoş olmaz. Herkes bariz vasfı ile çağrılır.
Her devirde hacılara "hacı" denmiştir. Fakat ilk zamanlar hacı çok olduğu için hacı ismi ile çağırmak meşhur olmamıştır. Bunun için hacıya hacı demek bid'at değildir.
Hacılarla ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Hacı, ehlinden ayrılıp da 3 gün yol gidince, doğduğu günkü gibi günahsız olur.) [Ebu Davud]
(Bir hacı ile karşılaşınca, ona selam ver, onunla müsafeha et, eve girmeden önce, senin için dua, istiğfar etmesini iste; çünkü hacı, mağfiret olmuş kimsedir.) [Taberani]
(Hacı, Allah yolundadır. Hac yolunda sarf ettiği mal için bire 700 sevap alır.) [Taberani]
(Kim, bir hacıyı techiz etse, aile efradına sahip çıksa, onunla aynı sevaba kavuşur. Diğerinin sevabından da hiçbir eksilme olmaz.) [Beyheki]
(Hacı, yakınlarından 400 kişiye şefaat eder.) [Ramuz]
Hacıya hacı demekte mahzur olmadığı gibi, hacı olmayan birine de ikram için "hacı amca", "hacı dayı" �hacı teyze� demekte de mahzur yoktur. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:11
Mesaj konusu : |

|
|
Hacda günah işlemek
Sual: Bu yıl Allahü teâlâ nasip etti hacca gittim. Çok kalabalık olduğu için kadın erkek birbirine girmişti. Zaman zaman baş örtüleri açılıp saçları görülüyor. Kadın düşmemek için, rastgele erkeklerin el ve kolundan tutuyor. Erkekler ihramlı olduğu için, cildleri temas etmiş olur. Bazı hocalara sordum. "Bu mübarek yerlerde günah olmaz. Hem burada günah işlense de Allah affeder" dediler. Hacda günah olmaz mı?
CEVAP
Herhangi bir günahı hacda işlemek daha büyük günah olur. "Günah olmaz" demek insanı küfre düşürür. Böyle söyleyen kimselerin derhal tevbe etmeleri gerekir.
Bir kadının, tavafta, sayde ve taş atarken, erkeklerin arasına karışması haramdır ve haccın sevabını giderdiği gibi büyük günaha girer.
Büyük âlim İbni Hacer-i Mekki hazretleri buyuruyor ki:
Kâbe�ye hürmetsizlik etmekten ve orada işlenmesi yasak edilen şeyleri helal saymaktan sakınmalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(9 büyük günahtan biri Kâbe�nin hürmetini ihlal edip haram edilen şeyleri helal saymaktır.) [Hakim] [Meşhur bir haramı helal sayan kâfir olur.]
Kur'an-ı kerimde de mealen buyuruldu ki:
(Mescid-i haramda zulüm ile ilhada yeltenenlere elim [çok acı] azap tattıracağız.) [Hac 25]
İbni Abbas hazretleri, (Buradaki ilhad, haramı helal kabul etmektir) buyurdu.
İlhad, zulme temayüldür. Her günah zulümdür. Nitekim Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki: (Muhakkak ki şirk, en büyük zulümdür.) [Lokman 13]
Şirk kâfirlik olduğu için en büyük zulümdür.
Haremde yapılan iyiliğin mükafatı kat kat olduğu gibi, kötülüğün de cezası iki mislidir. Haremde günah işlemek, diğer yerlerde günah işlemekten daha çirkindir. Hadis-i şerifte, (Haremde zulme meyleden elim azaba maruz kalır) buyuruldu. (Bezzar)
Haremde kötülük yapmaya karar veren, o kötülüğü işleyemese bile günaha girer. Mekke dışındaki küçük günahlar, Mekke�de işlenirse büyük sayılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Haremde ilhad eden, zulme meyleden, cin ve insanların günahlarının toplamından daha fazla günah işlemiş olur.) [İ.Ahmed] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:11
Mesaj konusu : |

|
|
Zemzem içmek
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Zemzem, doyurucu ve hastaya şifa vericidir.) [Bezzar]
(Zemzemi, belalardan korunmak niyeti ile içeni Allahü teâlâ korur.) [Hakim]
Abdullah ibni Mübarek hazretleri, (Resulullah, �Zemzem, içildiği niyete göre faydalı olur� buyurduğu için bende kıyamette susuzluktan kurtulmak için zemzemi içiyorum) derdi. (İbni Mace)
İbni Abbas hazretleri de, zemzem içerken (Ya Rabbi senden faydalı ilim ve bol rızık ve her türlü hastalıktan şifa istiyorum) diye dua ederdi.
Zemzemle ilgili sünnetler:
1- Veda tavafını yapıp tavaf namazını kıldıktan sonra bol bol zemzem içmek ve dökülmek.
2- Zemzemi Kâbe�ye karşı ayakta ve Beytullaha bakarak içmek.
Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri buyuruyor ki:
1- Zemzem her içilişte kaburga kemikleri şişinceye kadar içilmeli.
2- Zemzem yalnız içilmeli, yemeklerde dahi kullanılmamalı. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:12
Mesaj konusu : |

|
|
Nafile hac ve umreden kıymetli olan
Sual: Hacca gittim. Fakat tekrar nafile olarak gitmeyi düşünüyorum. Nafile hac ve umre mi daha sevap, yoksa fakirlere sadaka vermek mi?
CEVAP
Her ikisi de nafiledir. İmam-ı Rabbani hazretleri, (Nafile, farzın yanında denizde damla bile değildir) buyuruyor. O halde farz olan bir ibadeti yapmaya çalışmalıdır. İbni Âbidin hazretleri, hac bahsinin sonunda buyuruyor ki:
(Yazı ve propaganda ile [Doğru yazılmış din kitabı vererek veya Medya ile] İslamiyet'e hizmet etmek, nafile hacdan ve umreden daha sevaptır. Böyle cihad hizmeti olmayan için, memleketinde fakir, muhtaç ve salihlere, seyyidlere ve Ehl-i sünnet bilgilerini yayanlara para yardımı etmek, nafile haclardan, cami, Kur'an kursu ve benzeri hizmetleri yapmaktan daha sevaptır.)
Sual: Cami, Kur�an-ı kerim kursu ve benzeri İslam�a faydası olan işleri yapmak, nafile hac ve umreden daha mı sevaptır?
CEVAP
Evet. Nafile hac ve umre yaparken harcanan paralar, müslüman muhtaçlara veriliyorsa, nafile hac ve umre yapmak, kendi memleketinde sadaka vermekten daha efdal olur. Çünkü, hem mal ile, hem de beden ile ibadet yapılmaktadır. Ancak, Abdullah-i Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:
(Hacda bir farzı veya vacibi özürsüz terk etmemeli veya haram, mekruh işlememeli. Aksi halde, nafile hac ve umre yapmak sevap değil günah olur.) [Makâmâti mazheriyye, m.26] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 6:50
Mesaj konusu : |

|
|
Hacda mezhep taklidi
Sual: Hacda kadınlara dokunup günah işlememek için, bazı farzları terk etmek gerekir mi?
CEVAP
Haram işlemeden farzı yapmaya çalışmalıdır.
Sual: Diş dolgusu sebebiyle Maliki'yi taklit edenin, haccı da Maliki�ye göre yapması gerekir mi?
CEVAP
Hayır. Sadece guslü, abdesti ve namazı Maliki�ye uygun olması gerekir.
Sual: Hacca giden, dişten dolayı Şafii mezhebini taklit ediyor. Yabancı olan karşı cinse dokununca abdesti bozuluyor. Ne yapması lazım?
CEVAP
Hac süresince Maliki mezhebini taklit ederse abdesti bozulmuş olmaz.
Sual: Hacca giden bir Şafii, kadınlara dokunma ihtimali çok olduğu için abdestli bulunması zordur. Bu durumda Hanefi�yi taklit etmesi caiz midir?
CEVAP
Evet.
Sual: Şafii mezhebindeyim, inşallah bu sene hacca gideceğim. Kadınların eline dokununca abdestimiz bozuluyor. Ağzımda dolgu dişim de var. Hanefi mezhebini taklit etmeme de imkan yok. Ne yapmam lazım?
CEVAP
Hanefi yerine Maliki�yi de taklit edebilirsiniz. Maliki�de de kadınlara şehvetsiz dokunulunca abdest bozulmaz.
Sual: Diş dolgusu sebebiyle Maliki�yi taklit edenin, haccı da Maliki�ye göre yapması gerekmez diye sitede yazılıdır. Peki Hanefi�ye göre guslü olmayan kimse nasıl cünüp tavaf yapacaktır?
CEVAP
Cünüp tavaf edilmiyor ki. Bir mezhebin bir kısmını taklit, her konuda tamamen o mezhebe uymak demek değildir. Diş dolgusundan dolayı Maliki�yi taklit eden kimse, sadece gusülde, abdestte ve namazda taklit eder. Çünkü bunlar birbirine bağlıdır. Oruçta, zekatta, hacda, nikahta, talakta, kurbanda, adakta, diğer işlerde o mezhebi taklit etmek gerekmez. Guslederken, abdest alırken Maliki�yi taklit ettiğimiz için guslümüz ve abdestimiz vardır. Bu abdestle tavaf ediyoruz. Bu abdestle de, abdestli yapılacak diğer işleri yaparız. Mesela Kur�an okuruz, camiye girebiliriz, tilavet secdesi yapabiliriz. Çünkü abdestimiz vardır. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 8:57
Mesaj konusu : |

|
|
Çeşitli sual ve cevaplar
Sual: Hac vakti ne zamandır?
CEVAP
Hac vakti, arefe ve bayram günleri olmak üzere, beş gündür
Sual: Hacda 15 günden fazla kalan, mukim olup kendisine kurban kesmesi vacip olacağı için, bayram kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye�deki bir yakınına vekalet verip kestirebilir mi?
CEVAP
Bayram kurbanını vekaleten Türkiye�de kestirmesi caizdir.
Sual: Şükür kurbanını da vekaletle Türkiye�de kestirmek caiz mi?
CEVAP
Şükür kurbanı Mina�da kesilir. Mekke�de bile kesilmez.
Sual: Bu sene hacca giderken, Ankara�da ihramı giydik. Hacca gidemeyince çıkarmak mecburiyetinde kaldık. İhramı çıkarmanın cezası nedir?
CEVAP
Mikâttan önce çıkarınca, ceza icap etmez.
Sual: İhramı kefen yapmak ve kefeni zemzemle yıkamak caiz midir?
CEVAP
İhramı kefen yapmak caizdir. Kefeni zemzemle yıkamak ise, Hanefi�de caiz, Şafii�de haramdır.
Sual: Haccı ertelemek olur mu? Haram para ile hacca giden, hac borcundan kurtulur mu?
CEVAP
Üzerine hac farz olan kimseye, haccı ertelemek, Şafii�de ve imameyne göre caiz, diğer üç mezhepte caiz değildir. O sene gitmez ise, günah olur. Sonraki senelerde hacca giderse, erteleme günahı af olur. O sene, hac yolunda ölürse hac sâkıt olur.
Haram para ile hacca gidenin haccı Hanbeli�de sahih olmaz, diğer üç mezhepte, günahkâr olsa da haccı sahih olur, yani hac borcundan kurtulur.
Sual: Bazı hacılar hiç iyi örnek olmuyorlar, niye böyle?
CEVAP
Ahir zamanda ibadet edenler azalacak, ibadet edenlerin de ibadetlerinde çeşitli noksanlıklar bulunacaktır. Bugün ticaret için, yankesicilik için hacca gidenler yok mudur? Dünya gittikçe bozulacaktır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir zaman gelir ki, hacca, sultanlar [devlet başkanları] gezi için, zenginler ticaret, fakirler dilenmek, din görevlileri de gösteriş için giderler.) [Hatib]
Sual: Haram para ile hacca gidilse, hac sahih olur mu?
CEVAP
Haram para ile hacca gidilmez. Gidilirse, hac sahih olursa da, hacdan hasıl olacak sevaba kavuşulmaz.
Sual: Müslümanlardan veya kâfirlerden ayakbastı parası almak haram mıdır?
CEVAP
Evet haramdır.
Sual: İhramlı iken saçını kazıtmak sünnet midir?
CEVAP
Vaciptir. İhramdan çıkmadan önce, başın en az dörtte birini ustura ile tıraş ettirmeli veya en az 3 cm, kendisi veya başkası kırkmalı. Berber veya ustura bulamamak özür sayılmaz. Kadın, saçını tıraş etmez. Makasla biraz keser
Sual: Hacda bayanlarla aynı hizada namaz kılmak zorunda kalacağız. Kâbe�de kadınlarla beraber aynı hizada namaz kılmak caiz midir?
CEVAP
Evet caizdir.
Sual: (Haccı kabul olanın, kul ve Hak borçlarından başka bütün günahlar affedilir) diyorsunuz. İnsanın ya kul borcu veya Hak borcu olur. Başka ne günah olur ki de, diğer günahlar tabirini kullanıyorsunuz?
CEVAP
Kabul olan hac, namaz, oruç ve zekat borçlarının affına sebep olmaz. Bunları geciktirme günahlarının affına sebep olur. Kul borçları da verilmedikçe veya helalleşilmedikçe ödenmiş olmaz.
Diğer günahlar çoktur. Kabul olan hac, içki içmek, yalan söylemek, kumar oynamak, cünüp gezmek, domuz eti gibi haram yemek, açık gezmek, harama bakmak, müzik dinlemek, haset etmek, ipek giymek gibi birçok günahlar vardır. Kabul olan hac bu günahların affına sebep olur.
Sual: Zamanımızda ne kadar parası olana hac farzdır mesela ailesinin yanında kalan bir bekâr erkek eğer hacca gidecek ve gelecek kadar parası var ise hac buna farz mıdır?
CEVAP
Haccın eda şartları bulunan kimsede vücub şartları da varsa hac farz olur. Vücub şartlarından birisi de, geçim ihtiyacından fazla olarak hacca götürüp getirecek ve varsa geride kalan kimselere yetecek kadar, helal parası olmak.
Sual: Revakların ikinci katına çıkarak Kâbe-i şerifi tavaf etmek caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir.
Sual: Vekaleten hacca gitmiş olan fakire, hac farz olur mu?
CEVAP
Evet.
Sual: Görevle hacca giden fakir, zengin olunca, tekrar gider mi?
CEVAP
Farza niyet edince gitmez, nafileye niyet edince gider.
Sual: Hacca giden, hilali görse, Suudların yanlışını anlasa, ertesi günü Arafat�a çıkması lazım mı?
CEVAP
Elbette.
Sual: Hacılar, ifrad hacca niyet etse, şükür kurbanı kesmez mi?
CEVAP
Kesmez.
Sual: Hac yapanın bütün günahları af olur mu?
CEVAP
Kul hakkı ve kaza borcu af olmaz. Tehir günahı af olur.
Sual: Kâbe-i şerifi yedi kere dönmek bir tavaf mı?
CEVAP
Evet.
Sual: Hac mevsimi haricinde umre yapan fakire hac farz olur mu?
CEVAP
Hac farz olmaz.
Sual: Geçen sene, hacda kesemediğim şükür kurbanının kazası olarak şimdi on gün oruç tutmam lazım mı?
CEVAP
Evet.
Sual: Falcılığa tevbe ettim. Bu parayla hacca gitmem caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Sâkin olunan yerden hacca vekil gönderilir. Babam İzmit�te hastalanıp İstanbul�a gelince öldü. İstanbul�dan vekil gönderilir mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Hacda mukim olan, kurbanını kestirmek üzere telefonla Türkiye�deki bir yakınına vekalet verse caiz olur mu?
CEVAP
Evet.
Sual: İhramlı iken düşmanı öldürmek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Kardeşim, şu parayı al hacca git dedi. Hayır dedim günah mı?
CEVAP
Günah olmaz.
Sual: Her umrede şükür kurbanı kesilir mi?
CEVAP
Bir umrede yapılması gereken, her umrede yapılır.
Sual: Annem dul ve zengindir. (Paranı vereyim beraber hacca gidelim) diyor. Gitmezsem günaha girer miyim?
CEVAP
Hayır.
Sual: Zengin hanımı tarafından, yol masrafı karşılanan fakir erkek, hanımını hacca götürmeye mecbur mu?
CEVAP
Hayır.
Sual: İhramlı iken, dikişli terlik giymek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Nafile hacca başlayıp terk eden, başka sene hacceder mi?
CEVAP
Hayır. Hac bir kere farzdır.
Sual: Hacda, bir özürle taş atamayan, yerine vekil tayin eder mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: İhramı iki omuza da sarmakta mahzur var mıdır?
CEVAP
İhram, peştamal gibi, iki beyaz bez olup, biri belden aşağı sarılır, öteki de omuzlara sarılır. Tavafa başlarken sağ koltuk altından geçirilir. (Cevhere)
Sual: Hacda bedava bozuk, sapık kitaplar dağıtıyorlar. Ne yapalım, imha edelim mi?
CEVAP
Evet.
Sual: İhramımı, kefen yapmam caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Fakirim. Beni vekil edene (Hacca gidince, bana da hac farz olur. İkinci seneki hac paramı da verirsen giderim) demek caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Haccımın sahih olmadığını zannediyorum. Tekrar hacca gidince, farz olan hacca diye niyet etmem caiz mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Hacda şükür kurbanı kesemeden ölenin yerine velisi keser mi?
CEVAP
Vasiyet etmiş ise kesmek lazım olur.
Sual: Zengin veya fakir a�ma hac yapsa, farz sevabı alır mı?
CEVAP
Hayır.
Sual: Nafile hac, abdestin sünnetinden efdal demek, farzı nafile olarak yapmak, sünneti yapmaktan daha sevap, manasına gelir mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Hacca gitmek yerine ülkede ki fakirleri doyursam olur mu?
CEVAP
Olmaz.
Sual: Kayınvalidem demişti ki, (yabancı ülkede çalışıp kazanılan para haram olur. Bu para ile hacca bile gidilmez.) Böyle şey var mı dinimizde?
CEVAP
Yok öyle bir şey. Yabancı ülkede çalışıp kazanılan para haram olmaz.
Sual: Hacda kurban kesmek farz mıdır?
CEVAP
Vaciptir.
Sual: Erkeklerin dikişli sandalet ve kemer giymeleri uygun mudur?
CEVAP
Evet.
Sual: Riyâllerde İslam harfleriyle yazı var. Hacda, içinde riyâl bulunan keseyi bacak arasına sarkıtmak caiz mi?
CEVAP
Zaruret kadar caiz olur.
Sual: Bu yıl hacca gidiyorum. Kâbe�yi görünce dua kabul oluyormuş. Kâbe�yi görünce nasıl dua edelim? �Ya Rabbi, yapacağım bütün dualarımı kabul et� diye dua etmek uygun mu?
CEVAP
Biz bilmeden kendimiz için zararlı olacak dua da edebiliriz. Malın çokluğu, ömrün uzunluğu gibi şeyler hayırlı olacaksa istenmelidir. Bunu da biz bilemeyiz. Onun için dua ederken, (Ya Rabbi, yapacağım bütün hayırlı dualarımı kabul et) demeli.
Kâbe�yi görünce ve zemzem içerken, (Ya Rabbi imanla ve şehid olarak ölmeyi nasip eyle) denebilir. En uygunu da (Hakiki imana kavuştur) diye dua etmelidir. Çünkü hakiki imana kavuşunca artık imansız ölme tehlikesi yoktur.
Sual: Zengin, hacca gitmeyi ertelese, sonra da fakir olsa, hacca gitmesi yine farz mı?
CEVAP
Hac farz olduktan sonra mal elden çıksa da, affolmaz. Yani yine hacca gitmesi gerekir. Hacca gidemeden ölürse, yerine vekil gönderilmesi için vasiyet eder.
Sual: Kadın, kocasından izinsiz farz olan hacca gidebilir mi? Kocası izin vermezse hac kendisinden düşer mi?
CEVAP
Farz olan hacca bir mahremi ile gidebilir. Farzlar için izin almak gerekmez. Zaruretsiz farza mani olunmaz. Farz olan namaza, farz olan oruca mani olamaz, tesettürüne de mani olamaz; mani olursa bunlar farz olmaktan çıkmaz yani yine farzdır.
Sual: Hacda ihramlı iken koku sürünmek yasaktır. Ancak ihram giymeden koku sürünse sonra ihramlı iken bu kokuları etrafa saçsa, yahut, yasak olmasına rağmen başkası ihramına koku sürse, biz de onu kucaklayınca falan bize de koku geçse yahut, Kâbe-i şerife dokununca elimize koku geçse, ceza lazım olur mu?
CEVAP
Hayır ceza lazım olmaz. Yasak olan bizzat kendimizin sürmesi veya başkasına (bu kokuyu bana sür) demektir. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 8:58
Mesaj konusu : |

|
|
Hacla ilgili kelimelerin manaları
Afaki: Mikât sınırlarının dışından gelen hacılar.
Altın Oluk: Kâ�be�nin Hatimin karşısındaki kuzey duvarının üst orta kısmındaki yağmurları akıtan oluk.
Arafat:Mekke-i mükerremenin güney doğusunda vakfenin yapıldığı yer.
Bab-ı Cibril: Peygamber efendimizin Medine-i münevverede inşa ettiği mescidin doğu tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı.
Bab-ür Rahme: Rahmet Kapısı. Medine�de Peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin batı duvarındaki kuzey köşesine yakın olan kapısı.
Bab-üs-Selam:
1. Mescid-i Haram�ın doğu tarafına açılan, Bab-ı Şeybe de denilen kapı.
2. Mescid-i Nebi�nin batı duvarında kıbleye yakın olan Bab-ı Mervan olarak da bilinen kapı. Mescid-i Nebi�nin beş kapısından en büyüğü ve en süslüdür.
Bab-üt-Tevessül:
1- Mescid-i Nebi�nin kuzeye açılan kapısı.
2- Hicretin ikinci senesi Receb ayında, kıblenin Kudüs�ten Kâbe�ye dönmesi emrolunca, mescidin Mekke�ye karşı olan kapısı kapatılıp, karşısına, Şam tarafına yeni bir kapı açıldı. Şimdi bu kapıya Babüt-Tevessül deniyor.
Bedel: Başkası adına hac eden vekil.
Cebel-i Rahme: Arafat ovasının ortasındaki tepe. Rahmet dağı demektir.
Cebel-i Sevr: Peygamberimizin Mekke�den Medine�ye hicret ederken ilk sığındığı yer.
Cem-i Takdim: Vakti girmemiş bir namazı, vakti giren bir namazla beraber kılmaktır. Hanefi�de yalnız hac mevsiminde arefe günü Arafat�ta, öğle ve ikindi, öğle vaktinde kılınır.
Cem-i Tehir: Vakti çıkan namazı, vakti giren namazla birlikte kılmaktır. Hanefi�de yalnız hac mevsiminde arefe günü Müzdelife�de akşam, yatsı ile yatsı vaktinde kılınır.
Cemreler: Minâ�da birbirine birer ok uzaklıkta bulunan üç taş kümesidir. Bunlardan birincisine Cemre-i ula, ikincisine Cemre-i Vusta, üçüncüsüne Cemre-i Akâ�be denir.
Eshâb-ı fil: Bir çok fil ile Mekke�yi yıkmaya gelen Yemen Valisi Ebrehe�nin ordusu.
Cennet-ül Mu�allâ: Mekke�deki kabristanın ismidir. Hz. Hatice ve bazı Sahabe-i kiram buradadır.
Eyyam-ı Teşrik: Zilhiccenin 11,12 ve 13. günleridir. Kurban bayramının arefesinin sabah namazından, dördüncü günün ikindi namazına kadar, 23 farz namazın akabinde, tekbir-i teşrik okunan günlere de denir.
Fidye: Yaşlanıp ölene kadar Ramazan veya kazaya kalmış oruçlarını tutamayanın veya iyi olmasından ümit kesilen hastanın (zengin ise) tutamadığı oruç karşılığında fakirlere vermesi gereken bedel.
Hac Ayları: Şevval, Zilkade ayları ile Zilhiccenin ilk on günüdür.
Hac Vakti: Arefe ve bayram günleri olmak üzere beş gündür.
Hacc-ı Asgar: Umre
Hacc-ı ekber: Farz olan hac. Haccetül-İslam da denir.
Hacer-ül Esved: Kâ�benin doğu köşesinde Cennetten gelen parlak siyah taş.
Hatim: Kâbe�nin kuzey duvarı hizasında yarım daire şeklinde duvarcık ile Kâbe arasında kalan yer. İsmail aleyhisselam ve annesi Hz. Hacer�in kabri buradadır.
Hervele: Safâ ve Merve arasında sa�y yapılırken yeşil direkler arasında süratli ve çalımlı yürümek.
Hira Mağarası: Cebel-i hira, Cabel-i nur dağındaki mağara. Peygamber efendimize ilk vahiy bu mağarada indi.
Hil: Harem bölgesi ile mikât sınırları arasında kalan yerlerdir.
Hücre-i Saadet: Medine-i münevverede Peygamber efendimizin kabr-i şerifi. (Burada Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer de medfundur.)
İhram: Hac ve Umrede kuşanılan iki parça örtüdür. Ayrıca, hac veya umre için niyet etmeye ve telbiyeye de ihram denir.
İstilam: Hac ve Umrede Kâbe�yi tavafa başlarken veya tavaf sırasında Hacer-ül esved önüne gelindiğinde, elleri namaza durur gibi kaldırıp tekbir, tehlil getirerek (Allahü ekber, la ilahe illallahü vallahü ekber) diyerek onu selamlamak ve el öpmek. El sürülemiyorsa uzaktan elleri kaldırıp, işaret yapmak.
İzar: İhramlının belden aşağıya doladığı örtü.
İztiba: Ridanın bir ucunu sağ koltuk altından geçirip sol omuz üzerine atmak. Böylece sağ omuz ve kolu ihramın dışında bırakmaktır. Remel yapılması gereken tavafların bütün şaftlarında iztiba sünnettir. Tavaf bitince omuz örtülür. Tavaf namazı omuz örtülü olarak kılınır. Remel yapılan tavaflar dışında hiçbir zaman iztiba yapılmaz.
Kubbe-i Hadra: Peygamber efendimizin kabrinin üzerindeki yeşil kubbe.
Makam-ı İbrahim: Hz.İbrahim�in Kâbe�yi inşa ederken ve insanları hacca davet ederken üstüne çıktığı taşın bulunduğu yer.
Mekki: Mekke�de ve Mikât sınırları içinde ikamet eden kimseler.
Menâ-küfürlü kelime-: Hacla ilgili fiil ve ibadetler.
Merve: Sa�yin yapıldığı iki tepeden biri. Sa�y Safâ ve Merve tepeleri arasında yapılır.
Mes�a: Sa�yin yapıldığı yer. Safâ ve Merve arası.
Mescid-i Haram: Beytullahın etrafındaki Mesciddir.
Mescid-i Hif: Yetmiş peygamberin namaz kıldığı Minâdaki mesciddir.
Mescid-i Kıbleteyn: Peygamber efendimiz Medine-i münevverede öğle veya ikindi namazında iken kıblenin Kudüs�ten Kâbe�ye dönülmesi emrinin geldiği mescid.
Mescid-i Kuba: Peygamberimizin hicret ederken, Medine yakınında Kuba köyünde yaptırdığı mescid.
Meş�ar-il Haram: Müzdelife�de bir tepe. Müzdelife vakfesinin bu tepede yapılması sünnettir.
Mikât: Afakilerin ihrama girdikleri yerler ki Mekke�ye en uzağı Zülhuleyfe en yakın yerlerdir.
Minâ: Mekke ile Müzdelife arasında, Harem sınırları içinde bulunan bir bölge. Hacıların cemreleri taşladıkları ve kurban kestikleri yer.
Muhasser Vadisi: Minâ ile Müzdelife�yi birbirinden ayıran ve hacıların Minâ�ya giderken durmamaları gereken yer. Burası Eshab-ı filin durak yeri idi.
Mültezem: Kâbe�nin kapısı ile Hacer-ül Esved arasında kalan Kâbe duvarında birkaç taştır.
Müzdelife: Arafat ile Minâ arasında kalan, Adem aleyhisselamla Havva validemizin yeryüzünde ilk buluştukları yer. Haccın vaciplerinden müzdelife vakfesi burada yapılır.
Nafile: Farz ve vacip ibadetlerinin dışında sünnetler de dahil olmak üzere yapılan ibadetler.
Niyet: Niyetin sözlük manası: Bir şeye kalben azim, kasd ve ona yönelmekten ibarettir. Fıkıhta ise: Allah rızasını kazanmak için ilahi bir emri yerine getirmekte kalben ona yönelmek demektir.
Nüsük: Hac ve umrede yerine getirilmesi lazım olan işlerden herbiri, ibadet.
Remel: Erkeklerin tavafın ilk üç şaftında kısa adımlarla koşarak ve omuzları silkerek çalımlı ve süratli yürümeleri. Devamında say yapılacak tavaflarda Remel yapılması sünnettir. Sonunda say yapılmayacak tavaflarda Remel yapılmaz.
Rida: İhramlının belden üst kısmına örttüğü dikişsiz örtü.
Rükn-i Hacer-il Esved: Kâbe�nin Hacer-il Esved tarafındaki köşesi.
Rükn-i Iraki: Kâbe�nin Bağdat�a karşı olan köşesi.
Rükn-i Şami: Kâbe�nin Şam�a karşı olan köşesi.
Rükn-i Yemani: Kâbe�nin Yemen tarafında olan güney köşesidir. Burası da Hacer-ül esved gibi selamlanır.
Sa�: Hacim ölçen bir ölçek. 1 Sa� 4,2 litre buğday alan bir hacim ölçüsü birimi ki 3500 gram kadardır.
Sa�y: Safâ ve Merve tepeleri arasında Safâ�dan başlayarak Merve�ye, Merve�den Safâ�ya dört gidiş, üç geliş.
Safâ: Sa�yın başladığı tepe.
Salevat-ı Şerife: Peygamber efendimiz için okunan dualar. Allahümme Salli ve Allahümme Barik duaları.... �Allahümme Salli ala Seyyidina Muhammedin ve alâ âli Seyyidina Muhammed....� demek.
Şavt: Tavafta, Hacer-i Esved hizasından başlayıp Kâbe�nin etrafında dönerek tekrar aynı hizaya gelmek. Sa�yda ise Safâ�dan Merve�ye yahut Merve�den Safâ�ya bir kere gitmek. Her tavafta ve sa�yde yedişer şavt vardır.
Şebeke-i Saadet: Hücre-i Saadetin dış duvarı etrafına yerden Mescid-i Nebi�nin tavanına kadar yükselen demir parmaklık.
Tavaf: Kâbe�nin etrafında, Hacer-i esvedden başlayıp Kâbe sola alınarak yedi kere dönmektir.
Tavaf-ı Kudum: Mekke-i mükerremeye varınca, yapılan ilk tavaf, Afakiler için sünnettir.
Tavaf-ı Nafile: Mekke-i mükerremede bulunanların vakit vakit yaptıkları nafile tavaf.
Tavaf-ı Sadr: Hac esnasında cemrelerin taşlanması bittikten sonra Minâ�dan Mekke�ye gelindiğinde yapılan tavaf. Tavaf-ı Veda da denir. Hac vazifeleri bununla sona erer.
Tavaf-ı Umre: Umreye niyet edenin yaptığı tavaf. Yedi şavt.
Tavaf-ı Veda: Tavaf-ı Sadr.
Tavaf-ı Ziyaret: Arafat�tan indikten sonra, kurban bayramı günlerinde yapılan tavaf. Tavaf-ı ifâda da denir.
Tavaf-ül ifâda: Tavaf-ı Ziyaret
Tehlil: �La ilahe illallahü vahdehü la şerike leh lehü�l-mülkü ve lehü�l-hamdü ve hüve ala külli şey�in kadir� demek.
Tekbir: �Allahü ekber, Allahü ekber. La ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillahi�l hamd� demek.
Telbiye: �Lebbeyk. Allahümme Lebbeyk. Lebbeyk lâ şerîke leke lebbeyk. İnnel hamde ven-ni�mete leke vel-mülke lâ şerîke lek� demek.
Tetavvu': Nafile ibadet.
Terviye günü: Zilhiccenin sekizinci günü. Bugün Minâ�ya çıkmak ve geceyi orada geçirmek sünnettir.
Udhiye: Kurban bayramında Allah rızası için kesilen vacip kurban.
Umre: Hac zamanı olan beş günden başka, senenin her günü, ihram ile yapılan, tavaf ve sa�y yapmak ve saç kazımak veya kesmektir.
Vadi-yi Urene: Arafat ovasında bir vadi. Arefe günü Arafat�ın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde öğle ve ikindi namazlarından sonra vakfeye durmak, haccın farzlarındandır.
Vakfe: Durma. Arefe günü Arafat�ın Vadi-yi Urene denilen yerinden başka herhangi bir yerinde, öğle ve ikindi namazlarından sonra bir miktar durmak. Bu farzdır. |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
Ac_tivist
HaGayret

Kayıt: 16 Ekm 2006
Üye No: 21
Mesajlar: 5084
G. Mesaj Sayısı: 6.53
|
Tarih: 14/Kasım/2006 Sal, 9:00
Mesaj konusu : |

|
|
Borçlu hacca gidebilir mi?
Sual: Biz borçlu bir aileyiz. Borçlarımızı ödemeden umreye veya hacca gitmek doğru mu?
CEVAP
Borçlarınızı ödemeden hacca, umreye ve başka yerlere gitmek doğru olmaz. Buna rağmen gidenler, istifade edeceğim derken zarar görür, yani kaş yapayım derken göz çıkarır da farkında olmaz. Çünkü dinimizin ve âlimlerin isteğinin değil, kendi arzusunun peşindedir, nefsin ve şeytanın gizli hilesine düşmüştür. Kul hakkı Allah hakkından önce gelir. Allahü teâlâ böyle takdir etmiştir. Kul haklarını, kul borçlarını sahibine ödemedikçe Cennete girilemez. Sırat köprüsündeki yedinci ve son soru kul hakkıdır. Bütün Peygamber efendilerimiz hepsi masum günahsız oldukları halde burada korkacaklardır. Peygamber efendilerimizin masum oldukları halde korktukları bir hususta bizim cesaretimizin sebebi ne? Onun için hac vs. için biriktirilen, temin edilen para önce borçları ödemekte kullanılmalıdır. Rahmete, feyze kavuşmak isteyen, istifade etmek isteyen dinin emrine uymalıdır.
Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye�de diyor ki:
Hadis-i şerifte, (En iyiniz, borcunu bir an önce ödeyeninizdir) buyuruldu. Bir kimse, malı olduğu halde, borcunu ödemeyi bir saat geciktirirse, zalim ve asi olur. Namaz kılarken de, oruç tutarken de, uykuda da, yani her an, lanet altında bulunur. Borç ödememek öyle bir günahtır ki, uykuda bile durmadan yazılır. Malı olmak, parası olmak demek değildir. Satılık bir şeyi olup da, satmazsa, günah işlemiş olur.
Âlimler de, (Borcu olan kimse, borcunu ödemedikçe yağlı ve sirkeli yemek yememelidir) buyuruyorlar. Yani borcun vebali sıkıntısı yüzünden ağzının tadını bile düşünmemeli, yiyip içmekte bile tasarruf edip bir an evvel borcunu ödemelidir, nerde kaldı ki sağa sola şuna buna parasını savursun.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bir kimse, imkanı olduğu halde, borcunu vermeyip geciktirirse, [borcunu verinceye kadar] her gün amel defterine zulmetme günahı yazılır.) [Taberani]
(Zenginin [ödeme imkanı varken] borcunu ödemeyip, oyalaması zulümdür.) [Buhari]
(Borcu var iken verilen sadaka kabul olmaz.) [Buhari]
(Darda olanı feraha kavuşturan veya böyle bir kimsenin borcunu ödeyeni, Allahü teâlâ kıyamet gününün dehşet, korku ve sıkıntılarından kurtarır.) [Müslim]
(Allah indinde, en kıymetli amel, müminin sıkıntısını gidermek, borcunu ödemek suretiyle onu sevindirmektir.) [Taberani, Beyheki] |
|
_________________ gider gider, nice koçyiğitler gider
Senin de içinde bir oğlun varsa çok değildir
Ey mavi gök! Ey yağız yer bilesin ki
Yüreğimiz kabına sığmamakta
Örsle çekiç arasında yoğrulduk
Hıncımız derya gibi kabarmakta" |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: içki, etmelidir, ipek, ülkede, dilenmek, olunan, sevabı, verirsen, borçlarından, falan, yazı, özürle, mezhepte, geçirilir, peştamal, ibadet, cezası, mukim, ailesinin, de |
|
 |