Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Genel» Sağlık

Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5 | Tümü 

Göz Hastalıkları



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:34
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Göz yaşı kanal tıkanıklığı

Nazolakrimal kanal tıkanıklığı sonucu gözyaşı kesesinde gelişen inflamasyondur.Doğuştan olabileceği gibi sonradan da gelişebilir.
Neden ağladığımız zaman burnumuz akar?Çünkü göz yaşı bezinin salgıladığı ,göz yaşı ;üst göz kapağının altından alt göz kapağına doğru akar,bir kısmı göz yaşı kanalı vasıtasıyla buruna gider.Burnumuzu akıtır; fazla gelen miktar ise Göz Yaşı olarak dışarı akar. Ancak;eğer iltihap vs.. gibi bir nedenle göz yaşı yolları veya göz yaşı kesesi tıkanırsa o zaman tüm göz yaşı dışarı akar.
Hasta bu fazla göz yaşını aşağı doğru silerse alt göz kapağı giderek dışa ve alta döner, iş daha karışır ve sulanma daha da artar.

Tedavi:
Eskiden,bu durumda göz yaşı kesesi ile burun arasına yeni bir yol yapmak için,burun kemiği kırılırdı. Şimdi ise yepyeni bir yöntem var.Buna endonasl cerrahi diyoruz.

Endonasal Cerrahi
Bu ameliyatta iki uzman doktor ayrı ayrı çalışır.Endo-nasal sistem ile Kulak Burun Boğaz Uzmanı göz yaşı kesesine ilerler.Göz Hastalıkları Uzmanı ise iki sonda yardımı ile göz kapaklarından aşağı doğru silikon bir tüp yerleştirir.Burun deliğinden çıkan silikon tüpün uçlarını, KBB Uzmanı bağlayıp burun duvarına sabitleştirir.
6 ay kadar tüp bu durumda kalır.Sonra tüp çıkartılır.

Bu sistemin avantajları:
1- Burun kemiği çok ufak kırılmaktadır.
2- Hep iç kısımdan çalışıldığı için göz,kapak ve burun civarında hiç bir cerrahi iz kalmamakta ve dikiş atılması gerekmemektedir; dolayısıyla tümüyle estetik bir ameliyattır.
3- Tüp Konulduğu için kanalın tıkanma ihtimali en aza inmektedir
kaynak:turkyasam.com


En son bydublor tarafından 17/Ocak/2007 Çrş, 11:53 tarihinde değiştirildi, toplam 1 kere değiştirildi

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:35
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Şaşılık ve göz tembelliği
Şaşılık(strabismus):
Normalde iki göz aynı noktaya bakar.Beyin iki ayrı gözden aldığı görüntüyü birleştirerek üç boyutlu bir görüntü oluşturur.Bu üç boyutluluk hali derinlik duygusunun oluşmasını sağlar.

Gözlerimizin ikisi de karşıya baktığında normalde paraleldir.Şaşılık bu paralelliğin bozulduğu durumdur.Gözlerden biri tam karşıya bakarken;diğeri içe, dışa,sağa ,sola bakabilir.Bu sorun sürekli belirgin olabileceği gibi, sadece belli bir yöne bakmalarda da ortaya çıkabilir.

Gözlerden biri başka bir yöne baktığında beyine iki farklı görüntü gider.Bu durumda beyin şaşı gözden gelen görüntüyü yok sayacak ve sadece sağlam gözün ilettiği görüntüyü kabul edecektir.Bu da çocukta derinlik hissinin oluşmamasına neden olacaktır. Çocuklarda sağlıklı görme seviyesi her iki göz normal pozisyonda durduğu zaman ortaya çıkacaktır.

Nedenleri:

-Kalıtsal olabilir,
-Anne-baba'nın Akraba olması ( Kan Bağı çok uzaktan bile olsa!! )
-Gözü hareket ettiren kaslardaki anormallikler
-Gözlük ihtiyacı olduğu halde kullanılmaması,
-Zor Doğum,
-Annenin hamilelik sırasında bazı ilaçları kullanması
-Küçük yaşta geçirilen ağır ve ateşli hastalıklar
-Şiddetli düşme
-Down Sendromu veya beyin felci gibi durumlar

Tedavi:
Şaşılık tedavisinde amaç görmenin korunması, gözlerin tekrar merkez konuma getirilmesi ve normal görmenin sağlanmasıdır.
Gözlük verilir ya da cerrahi tedavi yapılabilir.

Erişkinlerde Görülen Şaşılık:
Kişinin çocukluğunda şaşılık öyküsü yoksa ve şaşılık, yetişkin yaşlarda ortaya çıktıysa;kişi, beyin tümörleri,myestania gravis,tiroid bezi hastalıkları,hipertansiyon,kalp damar hastalıkları?yönünde incelenmelidir.Göz kaslarını çalıştıran sinirin tahribi de buna neden olabilir.Tabi öncelik nedene yönelik bir tedaviyle bu durumun ortadan kalkmasıdır.

Çift Görme:
Erişkinde şaşılık meydana geldiğinde beyin her iki gözden gelen görüntüyü de kabul edecek ve bu da çift görmeye neden olacaktır.

Tedavi:Gözlük kullanımı,medikal ve cerrahi tedavisi vardır

Şaşılıkta Cerrahi Tedavi:
Bu ameliyat erişkinlerde genellikle lokal anesteziyle yapılsa da çocukta genel anestezi altında gerçekleşir. Ameliyatların temel prensibi göz küresine yapışık kasların kuvvetinin azaltılması yada arttırılması veya yerlerinin değiştirilmesi esasına dayanır.Bu ameliyatta göz küresi yerinden çıkarılır , üzerinde ufak bir kesi yapılarak kaslara ulaşılır.Şaşılığın tipine göre kaslarda çeşitli pozisyon değişiklikleri yapılır.

Gerekiyorsa iki göze birden müdahale edilir.Ne yazık ki bazen vaka tekrarlar ve aynı ameliyat gene gerekebilir.

Kanama,enfeksiyon gibi ameliyat sonrası tehlikelerin gerçekleşmediği durumlarda hasta 1-2 günde günlük yaşamına döner.

Göz Tembelliği(ambliyopi):
Göz tembelliğinin başlıca 3 nedeni vardır
-şaşılık
-kırma kusurları
-saydam olması gereken göz dokularında bulanıklık

Şaşılıkta beyin, iyi gören gözden gelen görüntüyü kabul eder ve kötü gören taraftan gelen görüntüyü yok sayar. Bu da kayan gözde, görmenin azalmasına yani göz tembelliğine neden olur.
Göz tembelliği iyi gören gözün belirli sürelerle kapatılmasıyla tedavi edilmektedir. Erken tanı konulmuş olan hastalarda amblyopi başarıyla tedavi edilmektedir.
Bir bebek doğduğunda belirli oranda görebilmektedir.Görme Sistemi insan yaşamının ilk 9 yılında tam olarak gelişmekte daha sonra belirgin bir değişiklik olmamaktadır.Yani göz tembelliği tedavisine ne kadar geç başlanırsa başarı şansıda o kadar azdır.Bu nedenle 4 yaş öncesinde tüm çocukların şikayet olsun olmasın, mutlak surette göz muayenesi olmaları gerekmektedir.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:35
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Arpacık
İki türü vardır.
Dış Arpacık: Gözkapağının dışında kirpiklere bağlı yağ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan yağı salgılarlar. Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde kalan bakteriler "dış" arpacığa neden olurlar.

İç Arpacık:Gözkapağının içinde de, "meibom bezleri" denen bir dizi bez vardır. Bunlar da yağ bezleridir,gözkapağının arka yüzüne açılırlar. Burada oluşan bir tıkanıklık ve enfeksiyon "iç" arpacığa neden olur.

Kimlerde daha sık görülür:Kuru ciltlilerde ve egzamaya eğilimi olanlarda daha sık gözlenir.Çünkü arpacık sıklıkla kepek ve pullanma etkisiyle oluşur.Ama her bedensel durum gibi arpacık da direncin düşük olmasında kendini gösterir.

Belirtileri:Birkaç gün öncesinde
-kaşıntı ve batma hissi olarak kendini gösterir.
Daha sonra,
-ağrı
-şişlik
-ışığa hassasiyet
-göz sulanması
-göz kapağında kırmızı ,içi irin dolu bir kabarcık
-iç arpacıkta bu, göz kapağında bir çıkıntı olarak görülür (kapak dışa çevrildiğinde irinli kabarcık görülebilir.ve dış arpacıktan daha ağrılıdır)

Tedavisi:
-Erken dönemde:Her iki türde deeğer tanı,irin dolu kabarcık oluşumunu tamamlamadan önce konulabilirse ; damlalar ya da antibiyotikli merhemlerle oluşumu önlenebilir.

-Geç dönemde:Bu dönemde arpacık oluşumunu tamamlamış ve ağızlaşmıştır.Antibiyotikler etkisiz kalacağından, tek çözüm; oluşan iltihabın boşalmasını sağlamaktır.

-Sıcak kompres:Kan akımını hızlandırarak enfeksiyonun iyileşmesini kolaylaştırır.Gözkapağını yumuşatır.Ağrıyı azaltır.

-Arpacık dış kapaktaysa,yerleştiği kıl kökü kolayca fark edilir.Kirpik bir cımbızla alınırsa,arpacık kendiliğinden boşalır,ağrı ve şişlik azalır.

-İç Arpacığın geç dönem tedavisi daha zordur:İç kapakta kalan enfekte oluşum dışarı açılmaya çalışır.Ama göz kapağını delip çıkması mümkün değildir.Sonunda olağanüstü vücut savunmamızın, olağanüstü işleyişiyle akyuvarlar enfeksiyonun üstesinden gelir.Belirtiler ortadan kalktıktan sonra geride,mikropsuz bir iltihap kisti kalır.Göz kapağının altında,küçük bir ağrısız kitle olarak kalır.İstenirse lokal anestezi yardımıyla küçük bir cerrahi girişimle alınabilir.

Nasıl önüne geçilir:
-Ellerin sık sık yıkanması
-Gözlerin ovuşturulmaması
-Kepeklenmenin önlenmesi

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:35
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Blefarit
Kirpik diplerinin , stafilokok denilen bakterilerin neden olduğu bir enfeksiyondur.Bir sabah göz kapaklarınız yapışmış bir şekilde uyanırsanız, büyük ihtimal blefarit olmuşsunuz demektir.Kuru göz ve atopik egzemayla birliktedir.

Belirtiler:
-Yanma,
-Kaşıntı,
-Kirpik diplerinde şişlik ve kızarıklık,
-Yabancı cisim hissi,
-İleri durumlarda küçük apseler ve ülserler,
-Göz kapaklarının etrafında kabuklanma,

Tedavi:
Kapak kenarlarının hafif şampuanla fırçalanmasıyla yapılan kapak temizliği,2 haftalık antibiyotikli krem uygulaması (örn; kloramferikol),3-6 ay ağızdan tetrasiklin,

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:35
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Konjonktivit
Genelde bir alerjene karşı konjonktivanın geliştirdiği,aşırı duyarlılık reaksiyonudur.Ama süreğen ve kronik tipleri de vardır.Biz burada sıkça rastlanan alerjik konjonktivayı tanıyacağız.

Konjonktiva:Kornea dışında kalan göz küresinin tamamını örten kaygan,elastik saydam bir zar yapısındadır.Saydam olduğu için altındaki yapının yani skleranın rengini yansıtır.Beyaz görünür.Gözün rahatça hareket etmesini sağlar ve gözü dış etkenlerden korur.

Konjonktivit:Gözü koruyan konjonktiva zarının iltihabı anlamına gelir..Alerjilere yatkınlığı olan kimselerde daha sık görülür.( Örneğin alerjik astımı olan insanların göz alerjilerine de diğer insanlara nazaran daha sık yakalandığı söylenebilir)
Gözün içerisinde var olan mast hücreleri alerji yapma özelliği olabilecek maddelere karşı gözü korur.Mast hücreleri alerjik madde ile savaşırken histamin adı verilen bir salgı salgılar ve gözlerimizdeki kaşıntı, akıntı ve benzeri alerji şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olur ve göz alerjileri dediğimiz tablo meydana gelir.Konjonktivit bu göz alerjilerinin en sık rastlananıdır.

Nedenleri:
-Çiçek polenleri
-Ev ve büro tozları
-Kullanılan bazı ilaçlar
-Kimyasal maddeler
-Evcil hayvanlar
-Gözleri ovuşturmak,kaşımak
-Sağlıksız makyaj malzemeleri
-Lens kullanılıyorsa, temiz ve kuralına uygun kullanmamak
-Fazla TV. izleme,fazla bilgisayar kullanma ve uzun süre dikkat gerektiren illerde çalışma,gözün kurumasına neden olarak alerjik problemler karşısında gözün hassasiyetini arttırır.

Belirtileri:
-Gözlerde belirgin bir kızarıklık
-Gözlerde kaşıntı
-Yabancı cisim hissi
-Gözlerde yanma
-Gözde aşırı sulanma
-Gözde sık çapaklanma
-Gözlerde kanlanma
-Gözlerde şişlik

Tedavisi:
Etken olan maddeyi tespit edip ondan kaçınma birinci hedef olmalıdır.Soğuk kompresler uygulamak rahatlatıcı olabilir.Ayrıca doktorunuzun belirleyeceği; antihistaminik ilaçlar, nonsteroidal anti inflamatuar (NSAİ) ilaçlar, kortikosteroidli damlalar kullanılabilir. Ağır durumlarda sistemik tedavi gerekebilir

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Üveit
Uvea:İris,siliar cisim ve koroidden oluşan damarsal dokudur.
Üveit: Bu damarsal dokunun iltihabıdır.

Uvea gözün damarsal dokusu olduğundan tüm gözün damarsal beslenmesinden sorumludur.Buradaki bir iltihap, korneadan görme sinirine tüm gözü etkileyebilir ve görmeyi ciddi şekilde tehdit eder.

Nedenleri:
Çoğu vakada sebep bulunamamakla birlikte, virüsler,mantarla,parazitler üveite neden olabilmektedir.Ayrıca;Behçet hastalığı, romatiod artrit, ankilozan spondilit, psöriyazis denilen cilt hastalığı, gut, ülseratif kolit denilen bağırsak hastalığı gibi bir çok romatizmal hastalığın göz bulgusu olarak karşımıza üveit çıkabilir.Hastalık bazen bir tek atak geçirilip,bir daha görülmez.Bazen de ömür boyu tekraralayan ataklar şeklinde devam eder.

Belirtileri:
-Göz küresinde ya da göz çevresinde ağrı.(Bazen bu ağrılar,saçlı deri,yanaklar,burun ve dişlere kadar vurabilir)
-Göz sulanması
-Görme bulanıklığı, uçuşan cisimler görme
-Kırmızı göz
-Işığa aşırı hassasiyet(ışıktan rahatsız olma,ışıklı ortamlarda ağrının artması)
-Görsel işlevlerde değişen ölçülerde azalma.

Tedavisi:
Öncelikle yukarıdaki belirtileri gören hastalar acilen doktora başvurmalıdır.Her zaman erken tedavi başarı şansını yükseltir.
Gözde iltihabi durumlar ,görmenin kalıcı kaybına kadar gidebilir.Bu yüzden hızlı davranmak önem kazanır.
Özellikle steroidler ve bazı özel damlalar kullanılır.İltihap gözün ön bölümünde geliştiğinde saptanması ve tedavisi daha kolayken daha geride oluştuğunda ,tanısı ve tedavisi güç olmaktadır.Bu yüzden bazen sistemik(tüm vucüdu kapsayan) ilaçlar kullanmak gerekir.
Varsa, altta yatan sistemik hastalığın saptanması ve tedavi protokolünün belirlenmesi tedavinin en önemli basamağıdır.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Çocuk göz hastalıkları
Görme Sistemi insan yaşamının ilk 9 yılında tam olarak gelişmekte daha sonra belirgin bir değişiklik olmamaktadır
Erişkinlerde görülen göz hastalıklarının bir çoğu daha az sıklıkla olmak üzere bebeklerde ve çocuklarda da görülebilir. Bunlar;

-Görme kusurları(miyop,hipermetrop,astigmat)
-Konjenital(doğuştan)Katarakt
-Konjenital glokom
-Konjenital gözyaşı kanalı tıkanıklığı
-Göz tümörleri
-Şaşılık ve göz tembelliği

Bir bebek doğduğunda belirli oranda görebilmektedir. Görme sistemimiz 9 yaşına kadar kendini tamamladığından, bu tamamlanma bitmeden eğer bir sorun varsa bunu tespit edip,mutlaka tedavi yoluna gidilmelidir.Ki sistem doğru bir şekilde gelişimini tamamlasın. Bu nedenlerle anne-babalara gerçekten büyük görevler düşmektedir.

1-Görme kusurları(miyop,hipermetrop,astigmat):
Anne babalar bebeklerinde herhangi bir göz sorunundan şüphelendiklerinde hiç beklemeden doktora gitmelidirler.Çocuk için de aynı şey geçerlidir.
-Gözde kayma varsa
-Çok göz kırpıştırıyorsa
-Gözü kısarak bakıyorsa
-Bir gözünü kısarak ya da kapatarak diğer gözüyle bakmaya çalışıyorsa
-TV. yi yakından izliyorsa.
-Kitaba deftere çok yaklaşıyorsa
-Başına belirli bir pozisyon vererek görmeye çalışıyorsa
Çok geç kalmadan göz dr una götürmek gerekir.Gözlük ya da önerilen tedavi neyse hemen başlanmalıdır.

2-Doğuştan katarakt:
Yeni doğan bebeğin gözbebeğinde beyazlık görüldüğünde akla ilk katarakt gelmelidir.
Doğuştan gelen katarakt çok nadirdir.Annenin hamileliğinin ilk 3 ayında kortizonlu ilaç kullanması ya da viral hastalık geçirmesine bağlı gelişebilir.
Ama yeni doğanda görülen kataraktta ameliyat için bekleme söz konusu olmaz;durum fark edilir edilmez hasta ameliyat edilir.Ameliyat genel anesteziyle yapılır.Ancak tamamen geçmez ve göz tembelliği olarak kalabilir.

3-Doğuştan glokom:
Nadir rastlanan bir durumdur.Bebekte göz içi sıvısının boşalma kanalı doğuştan bozuktur.Anne babalar bu belirtiler konusunda uyanık olmalıdır
-Gözde büyüme
-Gözün ön kısmının bulanıklaşması
-Gözde sulanma
-Işıkta gözü kapatma
Bebeklerinde bu belirtiler varsa hemen doktora başvurmalı ve doktorun belirleyeceği tedavi kararına uymalıdırlar.

4-Doğuştan gözyaşı kanalı tıkanıklığı:
Yeni doğan bebeğin,
- bir veya her iki gözünde birden sürekli sulanma ve çapaklanma
görülürse, göz yaşı kanallarının doğuştan tıkalı olabileceği düşünülerek bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Doktor önce göz yaşı kesesine masaj yapılmasını ve bazı göz damlalarının kullanılmasını tavsiye edebilir. Durum düzelmediğinde anestezi altında göz yaşı kanalının açılmasını gündeme gelecektir. Doğuştan göz yaşı kanalı tıkanıklığı, bebek 18 aylık olmadan önce tedavi edilmelidir.
18 aylıktan daha küçük bebeklerde , basit bir girişimle düzeltilebilen bu problem için ileri yaşlarda ameliyat gerekli olmaktadır.

5-Şaşılık ve göz tembelliği:
Şaşılıklarda, hiç beklenilmeden bir an önce gözdeki bozukluğun ve derecesinin, varsa görme tembelliğinin tespit edilip hemen uygun gözlüğün verilerek uygun tedaviye başlanılması son derece önemlidir.Toplumuzda fazlaca rastladığımız bu sorun anne babalara büyük görev yüklemektedir.Şaşılık ana hatlarıyla ''şaşılık ve göz tembelliği'' bölümümüzde anlatılmıştır.

Bir Türk atasözü vardır ; kuzguna yavrusu şahin görünür der?
Biz anne babalar belki yavrularımıza o gözle bakamadığımızdan, belki kabullenmek istemediğimizden bir türlü bu kusurları göremeyebiliyoruz. Bu da erken teşhisin önünü kapatabiliyor.Ama lütfen uyanık olup şu belirtileri gözleyiniz
-Çocuğun gözlerindeki bakışın asimetrik olması
-Gözde kayma olması
-Sizin görmediğiniz ya da fark etmediğiniz bu durumu fark eden çevrenizdeki insanların bunu belirtmeleri
-Çocukta çevreye bakarken ,anormal baş boyun pozisyonu?

Sevgili anne babalar; çevrenizdeki insanların,bebeğinizin ya da çocuğunuzun gözleriyle ve bakışlarıyla ilgili yaptıkları yorumlara lütfen alınmayın ve bu yorumları dikkate alın.Unutmayın sağlıklı bir toplumun temeli sağlıklı ve iyi yetişmiş çocuklardır.Bu bağlamda sizin çocuğunuz sadece size ait değil, bu toplumun ve ülkenin geleceğidir.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Gözlük
İdeal Gözlük Kullanımı, Bakımı, Muhafazası
Gözlük kullanmaya başlayan kişilerde, belli bir süre sonra bazı alışkanlıklar oluşur . Gözlüğü takıp, Çıkarırken, silerken, bir zemin üzerine koyarken, kordon veya zincirle boyunda asılı tutarken, baş üzerine kaldırırken, kılıfına yada kılıfsız cebe çantaya yerleştirirken ortaya çıkan bazı hareketler, hep benzer biçimde düşünmedenyapılır.
Bu alışkanlıkların hepsi, gözlüğün ömrünü, yapısını, ayarlarını etkiler . Eğer bu alışkanlıkların içinde yanlış bir zorlama, yanlış bir hareket varsa, gözlük zorlamanın olduğu bölgeden kırılabilir. Bu olumsuzlukları gidermek için, sırasıyla şunlara dikkat etmek gerekir:

Gözlük kullanılmadığı zamanlarda,mutlaka sert koruyucu bir kılıfta muhafaza edilmeli ve mümkün olduğunca oturulan, dayanılan üzerinde eşya bulundurulan bir zemine konulmamalıdır.
Oturulan sandalye, koltuk, kanepe, yatak üzerine bırakılıp unutulan gözlükler her an bir kazaya uğrayabilir . Böyle bir alışkanlık edinilmişse hemen vazgeçilmesi gerekir.

Gözlüğün Ayarları Bozulursa:
Bu durumu anlamak için gözlük sapları açılarak düzgün (masa üstü vs.) bir zemine konur. Şayet saplardan biri zemine değmiyorsa,gözlük yüzde eğri duracaktır. Bu pozisyondayken gözlük halkalarına yukarıdan bakıldığında, halkalardan biri içe doğru bir konumda ise, gözlük köprü kısmından eğilmiş demektir. Bu gözlük yüzde,bir halkası yüze yakın, diğer halkası gözden uzak duracaktır.
Bunların dışında, sap açıklıkları gövde ile 90 derecelik açı teşkil etmiyor ve dışa doğru açılmamışsa, gözlük yüze bol gelecek ve düşme eğilimi gösterecektir. Şayet bu sap bu şekilde açılmışsa, gözlüğün açılan sap yönünde yüze yaklaştığı görülecektir.
Metal ve plastik çerçevelerde sap vidalarının gevşemesiyle saplar sık sık cama çarpacak ve cam üzerindeki kaplama veya polisaja zarar vererek matlaşmasına neden olacaktır.
Gözlük katlandığında saplar düzgün kapanmıyor, aşağı veya yukarı doğru doğru açı teşkil ediyorsa, sap menteşelerinin eğimi yanlıştır. Bu durum gözlüğün kılıfa girmesini zorlaştır. Gözlük sapları genellikle düzgündür. Bazen yapımcı firma veya teknisyen gözlükçü tarafından şakaklar üzerindeki baskıyı azaltmak için hafif bir kavis verilir. Bilinçli yapılan bu işlem dışında saplardaki aşağı-yukarı, içe ve dışa eğimler gözlüğün yüzdeki konforunu olumsuz etkiler. Bu tür ayar bozuklukları görünümü de kötüleştirir.
Metal gözlüklerde, camları halka içine zapteden vidalar zamanla gevşeyip camların düşüp kırılmasına neden olabilir. Fakat bu durum kullanıcıyı daha önceden uyarır. Gözlük camları silinirken gevşemiş vidalar camın yatak içinde oynamasına ve ses çıkarmasına neden olur. Bu ses camın düşebileceğinin de habercisidir.
Özellikle plastik çerçeveleri veya plastik camlı,plastik ve metal çerçeveleri sıcaklığın 40 dereceyi geçtiği yerlerde bırakmamak gerekir. Bırakılan gözlükler,sıcaklıklarının 60-70 dereceye çıkmasıyla deforme olur, parlaklıklarını kaybederler. Özellikle yansımasız kaplamalı plastik camların kaplamaları, bu sıcaklığa dayanamaz.

Gözlüğün Temizlenmesi:
Silme bezinin yumuşak, hidrofil (su tutucu) ve cam üzerinde kolay hareket eden malzemeden olmasına titizlik gösterilmeli, silme bezi içinde kum, toz, kir olmamalıdır.
Eğer çıkmayan kirler varsa, özel temizleyiciler spraylar, kir çözücü emdirilmiş kağıtlar kullanılabilir. Bunlar yoksa, her cama bir damla şampuan veya benzeri yüzey aktif sıvılar damlatılarak camlar parmakla ovalanır. Deterjan kullanılmamalıdır. Bol su ile durulanarak suyu silkelendikten sonra yukarıda anlatılan şekilde temizlik tekrarlanır.
Temizlik üzerinde bu kadar uzun durmamızın nedeni, gözlüğe en çok zararın bu aşamada verilmesindendir. Birçok sanayi ürününün kullanma kılavuzu, ürünün ambalajı içine yerleştirilir. İnsanların saat gözlük gibi eşyalarını kullana kullana öğrendikleri varsayılarak buna gerek duyulmaz. Bir eşyayı uzun süre ve ideal formunda kullanmak, ancak bazı kurallara uymak ve bu kuralları alışkanlığa dönüştürmekle mümkündür.Kravatla gömlekle silerek, camları zemine değecek şekilde koyarak, tek elle ve hızla yüzden çekip alarak, koruyucu olmayan kılıflarda, çantada veya cepte taşıyarak, rastgele yerlerde unutarak gözlüğün uzun süreli kullanılması zordur.
Günlük yaşamın vazgeçilmez bir unsuru olan böyle bir eşyanın ideal kullanımı, ekonomik ömrünü birkaç kat uzatır.

Gözlük Çerçevesi Deformasyonları:
İlk alınışta gözlük çerçevelerinde teknisyen dikkatinden kaçan bazı deformasyonlar olduğu gibi , kullanım ve taşıma yanlışlıkları sonucu da çerçeve deformasyonlara uğrayabilir. Böylece bir deformasyon tespit edildiğinde, zaman geçirmeden optisyene başvurarak bu durumun düzeltilmesi ve ideal duruma getirilmesi gerekir.

-Burun köprüsünün tam ortasından dikine bir düzlem bulunduğu varsayılarak , sağ ve sol gövdelere bakıldığında her iki tarafta simetrik olmalıdır.
-Gövdenin göz tarafında kalan iç kısmına 180 derecede bir düzlem konduğunda (menteşelere dayanacak şekilde) sağ ve sol halkalar bu düzleme eşit mesafede olmalıdır. Bu eşitlik aynı zamanda ,camların merkezlerinin korneaya eşit uzaklıkta olmasını sağlayacaktır. (sağda ve solda çok farklı dyoptriler istisnadır)
-Eğer şaşılık (strabismus) yoksa , göz bebekleri sağ ve solda aynı yerde olmalıdır. Yine eğri burun istisnadır. Zira burunda sağa veya sola doğru bir eğiklik varsa , gözlük çerçevesi yüzde tam simetrik durmayacaktır.
-Gözlük gövdesinin her iki yandan bakıldığında yanağa doğru eğimi (pantoskopik açısı)eşit olmalı ve yanağa değmemelidir.
-Sapların kulak arkasına dönen kısmı, kafa ile kulağın birleşme eğrisini takip edecek gibi olmalıdır.
-Sapın en uç noktası, hem kulak arkasına hem de kafa derisine fazla baskı yapmamalıdır.
-Gözlük sapları açılarak önce düz, sonra ters bir şekilde düzgün masa üstü gibi bir zemine koyulduğunda , sap uçları veya büküm yerleri masaya değmelidir.
-Saplar gövdeyle 90 derecelik bir açı yapmalı ve saplar düz bir biçimde kıvrım yerine uzanmalıdır. (şakakları geniş kişiler için verilmiş dışa doğru bombeler istisnadır.)
-Metal çerçevelerde, plaketlerin kaynak yerlerinden başlayarak eğim ve kıvrımlar simetrik olmalıdır.(yine eğri burunlar için özel yapılmış ayarlar istisnadır.)
-Sap uzunlukları ve büküm yerleri eşit olmalıdır. (kişinin bir kulağı önde bir kulağı geride ise,yapılan ayar istisna kabul edilir.) Sap uçları camlara temas etmemelidir.
-Çerçeve gövdesindeki camı sıkıştıran vidalar gevşek olmamalıdır. Keza, sapların menteşe vidaları yeteri kadar sıkı olmalıdır. Camı tutan vidalar sonuna kadar sıkışmalı, arada açıklık kalmamalıdır. Menteşe vidaları zamanla gevşemeye meyillidir. Vidaların gevşeyip düşmesini önlemek için somun kullanılmalı veya vidanın uç kısmı preslenerek çıkması önlenmelidir.
-Çerçevenin gövdesinin öne veya saplara doğru eğimi fazla olmamalıdır.

Gözlükte Deformasyonlar Neden Zararlıdır ?
Gözlükte deformasyonlar , hem estetik açıdan , hem fonksiyonları açısından hoş olmayan görüntüler ve sonuçlar doğurur . Yüzde çarpık duran bir gözlük , bir yandan kişiyi, bir yandan da beraber olduğu insanları olumsuz biçimde etkiler. Ayrıca deforme olan gözlük, cilde pişik veya kızarıklık gibi zararlar verir .Çünkü ağırlıklar burun üzerine ve saplara eşit dağılmaz . Kaykılmalar veya ince, yüzeysel baskılar kulak arkasında, şakaklarda ve burun üzerinde acı ve ağrı verir .Gözlüğün görme fonksiyonlarını bozar, astigmatik ve prizmatik etkiler meydana getirerek bulanık görmeye, çift görmeye ve görme yorgunluğuna, dolayısıyla baş ağrısına neden olur.

Her Altı Ayda Bir Ziyaret:
Yukarıda saydığımız tüm olumsuzluklar, ancak işinin ehli bir usta teknisyen tarafından düzeltilir. Bu tür ayar bozuklukları , eğrilikleri, gevşemeleri konunun dışında birinin yapması zor ve risktir.
Gözlükçünün çeşitli cihaz ve el aletleriyle kolayca ve kısa sürede yapabileceği bir ayar,yanlış ellerde kırılmayla sonuçlanabilir. Ziyaretlerin gözlük kullananın lehine bazı yararları da vardır. Bu ziyaret esnasında gözlüğe derin temizleme yapılır,(ultra saundlu yıkama cihazında)gevşeyen vidalar sıkıştırılır. Eskiyen, yeşilleşen, rengi değişen burun padleri değiştirilir. Şayet ilgilenilir ise yeni teknolojik gelişmelerden haberdar olunur. Cam ve çerçevenin miadının dolup dolmadığına karar verilir.

Gözlüğü Değiştirme Zamanı:
Her gözlüğün, kişiden kişiye değişen bir kullanma süresi vardır. Bu süre alışkanlıklara, takış süresine, sık takıp çıkarılmasına, muhafaza şekline kişinin terlemesi ve terindeki terkibe göre değişir.
Eğer terin çok asitli bir terkibi varsa, metal çerçevenin kaplamaları bu terkipten etkilenerek bozulacak, baz materyaldeki bakırı oksitleyerek yeşil renk almasına, giderek korrozyona ve yüzeyin törpü gibi pürüzlenmesine neden olacaktır. Özellikle cilde temas halindeki saplarda ve gözlüğün gövdesinin alt kısmında yanağa değme varsa meydana gelen bu oluşum son derece ciddi cilt reaksiyonlarına zemin hazırlayacaktır. Ciltte iritasyon, saç dökülmesi ve allerjik reaksiyonlar, giderek iyileşmeyen yaralara dönüşecektir. Bu durum önemsenmez ise,cilt kanserine kadar giden rahatsızlıklar meydana gelebilir.
Mükemmel kalite ve mükemmel sağlamlık istenildiğinde, çerçeve köprüsündeki alaşımın sert ve dayanıklı olması sağ sol halkalarda ise yumuşak kolay biçim verilen bir alaşım seçilmesi şarttır. Saplarda kullanılan alaşım bazen üç değişik özellik taşır: Sapın menteşeye yakın yerleri kalın sert, orta bölge esnek, plastik uçların geçirildiği mil kısmı yumuşak kolay bükülen nitelik kazandırır.(ki optisyen kolayca kulak arkasına bükerek ayarlayabilsin.) Alaşıma bu özellikler kazandırılırken yapılan işlemler , maliyetede etki eder. Mükemmel arayışındaki firmalar , bu bıktırıcı işlemleri yüksünmeden yaparlar. Amaçları, kazandıkları imajı güçlendirmek ve prestij sağlamaktır. Firmalar arası rekabet kalite arayışını en çok motive eden unsurdur. Yukarıda saydığımız nedenlerle, çok kaliteli bir çerçeveye ömür biçmek zordur. Çok sağlam bir gözlük, kötü kullanımla çok kısa sürede bozulabilir. Bu itibarla, gözlük çerçevesine yapımcı firmaların verdiği garanti, sadece imalat hatalarını içerir. Kullanım yanlışlığından meydana gelen kırılma veya bozulmalara bir garanti verilmez.

Şimdiye kadar söylediklerimizi özetleyecek olursak ;kaplaması bozulmuş metal gözlük çerçevesi değiştirilmelidir. Ayrıca metal yorgunluğuna başlamış , kolayca deforme olan çerçeveler ile vida yatakları, menteşeleri bozulmuş bağlantıları çatlayarak zayıflamış çerçeveler değiştirilmelidir. Plastik çerçevelerde saplarda pütürlenmeler ,ter asidinden beyazlanmalar olduğunda, plastik malzeme ayar yapılamayacak derecede sertleştiğinde, çatlamalar başladığında değiştirmek gerekir. Unutulmamalıdır ki, değişme zamanı gelmiş, ana materyali bozulmuş, deforme olmuş, camları çizilmiş, matlaşmış, kanallarına temizlenemeyen kirler birikmiş bir gözlüğü kullanmakta ısrar etmek sağlıklı değildir. Bu görünümdeki biriyle ilişkide olan insanlar gözlüğün durumundan farkında olmadan rahatsız olurlar.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Kontakt lens
Kontakt lens nedir?
Kontakt lensler, kornea yüzeyine yerleştirilerek gözdeki kusurların tashihi veya bazı hastalıkların tedavisi için kullanılan lenslerdir.

Refraksiyon ve optikle ilgili ilkeler gözlüklere benzer şekilde kontakt lenslere de uygulanır. Bunlar, miyopi ve hipermetropi derecesine göre kornea eğriliğini bir kontakt lens yüzeyi ile değiştirerek var olan kusuru düzeltirler. Astigmatizmalarin çoğunlukla kornea ön yüzeyinin çarpıklığı sonucu oluşmasından dolayı ya sert kontakt lenslerin kullanılması ya da özel olarak astigmatizmaya yönelik üretilmiş yumuşak lenslerin kullanılması gerekir. Miyop veya hipermetroplar için üretilmiş ve fiyatı cazip olan yumuşak kontakt lensler en fazla -1,0 diyoptri kadar bir astigmatizmayi düzeltebilirler.

Küçük numaralarda gözlük ve kontakt lens numaraları ayni iken numara arttıkça miyopların gözlüğe göre daha küçük, hipermetropların ise daha büyük numaralı bir lens kullanmaları gerekir. Son yıllarda kontakt lens teknolojisi çok gelişmiş ve lenslerin kullanımını kolaylaştıran ve kullanım süresini uzatan yeni tasarım ve materyaller geliştirilmiştir.

Kontakt lens çeşitleri:
Günümüzde temel olarak iki çeşit lens vardır. Bunlar gaz geçirgen sert lensler ve yumuşak lenslerdir. Gaz geçirgen sert lensleri n kullanımının gerektiği birkaç durum dışında çoğunlukla yumuşak lensler kullanılır.

Gaz geçirgen sert lensler:Göze oksijen geçişine izin verdikleri için bu adi alırlar ve bu özellikleri nedeniyle artık kullanılmayan sert lenslere göre kornea epitel metabolizmasını daha az bozarlar. Korneanın seklini almadıkları için yüksek astigmatizma ve keratokonus gibi olgularda özellikle tercih edilirler.

Yumuşak lensler:Çok değişik tipleri vardır. Günlük kullanılan 1 gün ömürlü lensler, günlük kullanılan 1 ay ömürlü lensler, günlük kullanılan 3 ay ömürlü lensler, günlük kullanılan 1 yıl ömürlü lensler, 1 hafta kullanılan 1 hafta ömürlü lensler, 1 ay kullanılan 1 ay ömürlü lensler, bazı göz hastalıklarının tedavisi için kullanılan tedavi edici lensler, bifokal lensler ve renkli lensler gibi. Bunların kullanımı oldukça rahattır. Gözdeki kusurun tashihi için kullanılan lenslerin çoğu renksizdir ve göze takıldığında görünümü değiştirmezler. Takıldıkları sürece kusuru giderir ve berrak bir görüntü sağlarlar.
Kornea yüzeyini bozan hastalıklar sinir uçlarının dışarıda kalmasına bağlı olarak hastaya yoğun bir huzursuzluk verirler. Eski lazer uygulamalarında da kornea sinir uçları açıkta kalır ve hasta yoğun ağrı duyardı. Bu gibi durumlarda hastanın tedavisi amacıyla tedavi edici yumuşak kontakt lensler kullanılır.
Bifokal lensler, yakın ve uzak için iki ayrı gözlük kullanmak zorunda kalan kişiler için geliştirilmiştir.
Renkli Lensler: Gözdeki kusurun düzeltilmesi amacıyla kullanılabildiği gibi herhangi bir kusur olmadan da sırf estetik amaçlı olarak kullanılan numarasız tipleri vardır. Renk seçenekleri çok fazladır. Renkli lensler her gözde katalogda gösterildiği gibi durmaz. Bu nedenle değişik seçenekleri deneme imkanı tanıyan bir merkezde göz muayenesinin ardından denenerek alınmasında fayda vardır.

Kontakt lenslerin kullanımı
Temizlik :
Lenslerinize dokunmadan önce mutlaka ellerinizi yıkayın. Böylece lenslerinizin kirlenmesini, dolayısıyla gözlerinizin mikrop kapmasını engellemiş olursunuz. Düzenli olarak ellerin yıkanması da gözünüzü olası enfeksiyonlardan korur. Ellerinizi yıkarken yağ, losyon ya da parfüm içermeyen bir sabun kullanınız ve pamukçuk bırakmayan bir havlu ile kurulayınız.

Lensin kontrol edilmesi
Kontakt lensler, steril kapalı blister ambalajlarda ya da cam flakonlarda sunulur. Lensinizin ambalaj paketi veya folyosunun açılmamış olmasına ve kullanım tarihinin geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Ambalaj üzerinde lensin numarası yer alır. İki gözü için farklı numarada lens kullananların uygun ambalajı açıp açmadığı konusunda emin olması gerekir. Lenslerin karışmasını önlemek için daima ayni gözden takmaya başlayın. Bazen ambalaj içinden lensi almakta zorlanabilirsiniz. Bu durumda asla cımbız veya benzeri bir alet kullanmayınız. Ambalajı kapalı halde bir iki defa salladığınızda lensinizi rahatlıkla alabilirsiniz.
Lensi kontrol etmek için işaret parmağınızın ucuna yerleştirin ve bir ışık kaynağına doğru tutun. Lensin temiz ve nemli olması gerekir. Çizik, çentik, yırtık veya çatlak bulunmamalı ve küçük parçacıklar yapışmış olmamalıdır. Lens hasar görmüş ise asla kullanmayın ve atin. Yumuşak lensler kuruduğu zaman da kullanılamaz hale gelirler.
Yumuşak lensler iki tarafa da dönebildiği için doğru yönde olduğunun kontrol edilmesi gerekir. Ters olarak göze yerleştirilen bir lens fazla hareket eder, rahatsızlık meydana getirebilir ve iyi bir görme sağlamaz.
Bu kontrol iki şekilde yapılabilir. Birincisinde lensi işaret parmağınızın ucuna yerleştirip sekline bakin. Eğer kenarları bir çanak seklindeyse yönü doğru demektir. Eğer kenarları dışarı bakıyorsa yönü yanlış demektir ve tersyüz edilerek düzeltilmesi gerekir. İkinci yöntemde ise eğer varsa lensin yazısına bakılır. Yazının lens göze takıldıktan sonra karşıdan bakıldığında düzgün okunacak şekilde olması gerekir.

Lensin göze yerleştirilmesi
Ellerinizi yıkadıktan sonra kurulayınız. Elleriniz ıslak olduğunda kontakt lens ya elinize yapışır ya da kayıp düşebilir. Lensi sağ işaret parmağınızın ucuna yerleştirin. Solak olanlar ayni işlemleri sol elleriyle yapabilirler.
Ayni elinizin orta parmağını kirpiklerinize olabildiğince yaklaştırın ve alt göz kapağını aşağı çekin. Üst göz kapağınızı yukarı kaldırmak için diğer elinizin parmaklarını kullanın. İşaret parmağınızla yavaşça lensi doğrudan gözünüze yerleştirin. Bunu yapamıyorsanız gözünüzün burun tarafına bakmasını sağlayın ve diş kısımda görünen gözün beyaz kısmına lensinizi yerleştirin. Üçüncü bir alternatif olarak yukarı bakin ve altta görünen beyazlığa lensinizi yerleştirin. İkinci ve üçüncü durumlarda lensin bulunduğu tarafa bakarak gözünüzün üzerine gelmesini sağlayın.
İlk önce alt göz kapağını, sonra da üst göz kapağını serbest bırakın.Yavasça göz kirpin. Lensinizin artık ortalanmış olması gerekir. Lensleri taktıktan sonra gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının. Lensler gözünüzde rahat değilse veya net bir şekilde göremiyorsanız aşağıdaki durumlar söz konusu olabilir: Lens gözde ortalanmış olarak durmuyor olabilir. Lens gözün beyazına doğru kaymış olabilir. Bu durumda lensi parmağınızla hafifçe bastırarak masaj yapın ve göz kapaklarınız yardımıyla iterek tekrar yerine yerleştirin. Eğer lens gözünüzden düşmüşse ve kısa ömürlü bir lens kullanıyorsanız yenisiyle değiştirin. Uzun ömürlü bir lens ise oldukça titiz bir şekilde lens solüsyonunuz ile birkaç defa yıkayın.
Lensin üzerinde veya altında yabancı bir cisim olabilir. Bu durumda lensi çıkarıp solüsyon ile temizledikten sonra tekrar takın.
Lensiniz yırtılmış veya hasar görmüş ise tekrar gözünüze yerleştirmeyin ve atin.Bulanık görme varsa lensi yanlış göze takmış ya da ters takmış olabilirsiniz. Böyle bir durum söz konusu değilse yine de lensi gözünüzden çıkarıp temizledikten sonra tekrar takın. Hala görmeniz netleşmiyorsa ve rahat değilseniz lensinizi çıkarıp doktorunuza başvurun.

Lensin çıkartılması:
Ellerinizi yıkayın ve kurulayın. Çıkarma işlemini lensi düşürüp kaybedebileceğiniz lavabo gibi ortamlarda yapmayın.

Yumuşak lensler için:
Yukarı bakarken orta parmağınızla alt göz kapağını aşağı doğru çekin. İşaret parmağınızın ucunu lensin kenarına getirin ve gözünüzün beyaz tabakasına doğru aşağı kaydırın. Bas ve işaret parmaklarınız yardımıyla lensi hafifçe sıkarak dışarı çıkartın. İkinci bir yöntem olarak alt göz kapağını aşağı doğru çektikten sonra burnunuza doğru bakin. Lensi gözün dışta kalan beyaz kısmına doğru çekin, bas ve işaret parmaklarınız yardımıyla hafifçe sıkarak dışarı çıkartın.

Gaz geçirgen sert lensler için:
Orta parmağınızın ucunu üst kapağınızın ortasına, yüzük parmağınızın ucunu da alt göz kapağınızın ortasına yerleştiriniz. Gözlerinizi parmaklarınızın yardımıyla mümkün olduğu kadar açıp kulaklara doğru çekerek dümdüz ileriye doğru bakiniz. Göz kapaklarınız lensin kenarlarına basınç yapacağı için lensiniz kolayca gözünüzden çıkacaktır.
- Bir elinizin bas parmağını ve işaret parmağını kullanarak lens ortaya çıkacak sakilde göz kapaklarınızı aksi yönlere doğru çekiniz. Diğer elinizle lens vantuzunu tutarak göze alttan yaklaşınız. Vantuzu, üstündeki delik lensin üzerine gelecek şekilde dikkatlice lensin yeterince yakınına yerleştiriniz. Vantuzu, hafifçe lense bastırınız, hafif eğerek geri çekiniz. Böylece lens vantuzun üzerine yapışacaktır.
- Üst ve alt göz kapakları arasına lensi sıkıştırarak dışarı çıkmasını sağlayınız. Hiçbir zaman parmağınızı gözünüzün üzerinde lensinizi aramak için gezdirmeyin. Lensinizi çıkartmaya başlamadan önce kornea üzerinde olduğundan emin olun. Gözlerinizi ayrı ayrı kapayarak görüşünüzü kontrol edin, bir bozukluk fark ederseniz lensiniz gözünüzden düşmüş olabilir. Lensinizin her şeye rağmen gözünüzde olduğundan eminseniz çıkartılması için iyi bir yardımcıya ihtiyacınız var demektir. Hiçbir zaman yumuşak lenslerinizi çıkartmak için vantuz kullanmayın. Gaz geçirgen sert lenslerin çıkarılmasında vantuz kullanılabilir.
Yumuşak lensler gözde uzun süre kaldığı zaman hafif kuruma yaparlar ve bu şekilde çıkarıldıklarında kenarları birbirine yapışabilir. Bu durumda lensi ayırmaya çalışmayın. Lens solüsyonuyla ıslatıp biraz bekledikten sonra lens kolayca açılacaktır.

Kontakt lensin bakımı:
Lens bakim malzemelerini devamlı elinizin altında bulundurmakta fayda vardır.
Temizlik için düz bir yüzey seçin. Lavabo gibi lensi kaybedebileceğiniz veya kirlenmesine sebep olabileceğiniz ortamları seçmeyin. Lensi takacağınız yerde küçük bir ayna bulunsun.
Lensleri tutmadan önce mutlaka ellerinizi yıkayıp durulayın ve kurutun.
Karıştırmamak için temizliğe her zaman ayni lensten başlayın.
Lens kabına lens solüsyonu doldurun.
Çıkardığınız lensi avucunuzda birkaç damla lens solüsyonu ile temizleyin. Lensin her iki tarafını işaret parmağınızın etli kısmı ile silin.
Lensi duruladıktan sonra kabına yerleştirin. Lens kabındaki solüsyonun yumuşak lens kullanıldığı takdirde en azından lensi örtecek kadar olması gerekir. Sert lenslerin kuruması lensi bozmasa da lensin dezenfeksiyonu ve rahat kullanımı için nemli tutmakta fayda vardır.
Dezenfeksiyon için lensleri solüsyonda en az 4 saat tutmak gerekir. Bu süre sonunda bazı solüsyonlarda lens, kabından alır almaz göze takılabilirken bazılarında başka bir solüsyonla yıkamak gerekebilir. Yine bazı lenslerde bu 4 saat içinde nötralizasyon hadisesi meydana gelir ve süre bitmeden lens direkt göze takılamaz. Lenslerinizi her çıkarışınızdan sonra dezenfekte etmek, tahrişe veya enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların ölmesini sağlar.
Lensi gözünüze taktıktan sonra lens kabini solüsyonla çalkalayıp ağzını kapatın. Lensi kabına koyacağınız her zaman mutlaka yeni solüsyon doldurun.
Uzun ömürlü lens kullanımında birkaç haftada bir protein temizliği yapmak gerekir. Bu işlem için lens kabinin gözlerine yeni solüsyon doldurulur ve her birine bir adet protein temizleme tableti konularak çözülür. Lenslerinizi çıkarıp temizleyin ve duruladıktan sonra kutusuna yerleştirin. Lenslerin solüsyona iyice batmasını sağlayın. Kapakları kapatın ve kutuyu hafifçe sallayın. 15 dakika bekleyin. Lensleriniz çok kirliyse bu süreyi 1-2 saate kadar uzatabilirsiniz. Lenslerini kutusundan çıkarıp lenslerinizi ve lens kutusunu lens solüsyonu ile temizleyin. Sonra kutuya solüsyon doldurup lenslerinizi koyarak normal dezenfeksiyon işlemini başlatın.


Tam renkli lenslerin temizlenmesi ve sterilizasyonunda sorbik asit ve potasyum sorbat ihtiva eden salin solüsyonu, Optisoft polyquad solüsyon, opticlean ve Mirasol solüsyon kullanmayın.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
bydublor
O Şimdi ASKER!
O Şimdi ASKER!



   Kayıt: 15 Ekm 2006
   Üye No: 9
   Mesajlar: 17831
   G. Mesaj Sayısı: 23.19
   Konum: Yurt Dışı
   Meslek: Bahçe Düzenleme
   
Tarih: 12/Kasım/2006 Pzr, 6:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Laser
Eximer Laser:
Miyop,hipermetrop,astigmat gibi gözün kırılma kusurları olarak belirlediğimiz durumların tedavisinde kullanılan bir laser çeşididir.Günümüzde eximer laser diğer tedavi yöntemlerinden daha fazla tercih edilir olmuştur.

Eximer Laser :192 nanometre dalga boyuna sahip bir laserdir.Hastanın ve gözdeki kusurunun durumuna göre uygulama noktaları çeşitlilik gösterir. Örneğin miyoplarda,korneanın merkezine;hipermetroplarda çevresel kısma,astigmatlarda ise;kusurun ekseni dikkate alınarak uygulanır. Uygulamalar bilgisayar denetiminde otomatik olarak yapılır.
Cerrahın uygulamasına göre eximer laserin iki çeşidi vardır:

-Fotoretraktif keratektomi(PRK)
-Laser in situ keratomilozis(LASİK)
Farklılaşmış isimleri olsa da bu iki laser de gene eximer laserdir.

PRK:
Bir numaradan küçük göz kusurlarına uygulanır.Uygulama sonrasında korneaya 3 gün kalacak bir lens yerleştirilir.İz kalmaz.
Lasik:
Tüm kırılma kusurlarının tedavisi için geliştirilmiş en son metottur.Mikrokeratom ismi verilen özel bir cerrahi alet ile korneanın yüzeyinden üçte bir kalınlığında bir zar kaldırır ve bir kenar yatırılır. Menteşe gibi kısım bu zarı yerinde tutar. Excimer lazer ile kornea eğriliğinde uygun değişiklik yapılır ve kesilen zar herhangi bir yapıştırıcı olmaksızın geri yerine örtülür. Zar kendiliğinden yerine (kuru steril hava ile) yapışır.

Lasik artık PRK dan daha çok tercih edilen bir lazer tedavi yöntemidir.

Neden Lasik:
-Lasik, hem miyop hem hipermetrop hem de astigmayı düzeltebilir.
-Lasik, düşük ve orta derecedeki miyop yanı sıra yüksek derecedeki miyopları da düzeltebilir.
-Tedaviye hazırlık süresi 2-3 dakika. Laser uygulama süresi 15-20 saniyedir.
-Dünyada en çok tercih edilen laser cerrahisidir.
-Tedavi sonrasında göz bandajı kullanılmaz.
-Gerekiyorsa her iki göze de aynı seansta uygulanabilir.
-Korneada bulanıklık veya yara dokusu meydana getirmez.
-Lasik sonrası numarada geri dönüş ya hiç olmaz ya da çok az olur. Numaranın dengeye kavuşması daha çabuk olur.
-Girişim sonrası çok az yanma, kuruma hissi olur ve bu genellikle hafif batma tarzındadır. Çoğunlukla 5-6 saat içinde geçer.
-Hastalar görmelerinin çoğunu girişimden sonraki gün elde etmiş olurlar ve 24 saat içinde günlük aktivitelerine dönebilirler. PRK hastalarının gözünde kontakt lens üç gün kalır.
-Refakatçiye gerek olmaz.
-Göze damlatılan uyuşturucu damlalarla hastaneye yatış gibi bir talep olmaksızın günübirlik gerçekleştirilebilir.

Eğer:
-19 yaşın üzerindeyseniz (1 yıldır gözlük değerleriniz değişmediyse)
-İleri keratokonusunuz yoksa
-Herpes Simplex veya Herpes Zoster göz hastalığı geçirmediyseniz,
-Accutane, Cordarone veya Imitrex gibi ilaçlar kullanmıyorsanız ,
-Pakimetri kornea topografisi gibi bilgisayar ile ayrıntılı ölçümler yapıldı ve uygun bulundu ise
-Miyop, hipermetrop, astigmatizma ya da bu kırma kusurlarının herhangi bir kombinasyonuna sahipseniz
-Gerçekçi olmayan beklentiler içinde değilseniz
-Hamile değilseniz veya emzirmiyorsanız

Siz de doktorunuza Lasik için başvurabilirsiniz.

_________________
---www.hagayret.net
---Forumda Arama Yapmadan Konu Açmayınız!
---Flood Yapmak ve Saçma Yorumlar yapmak BAN sebebidir!
---Hagayret.Net verilen linkleri kendi sunucusuda bulundurmadığı gibi Uploadınıda kendi yapmamaktadır.Linkler internetten bulunup kullanıcılara sunulmaktadır.Kaldırılması istenen link yetkililere bildirildiğinde en kısa zamanda kaldırılacaktır.
Yukarı Dön
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder 
Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Genel» Sağlık

Sayfa Önceki  1, 2, 3, 4, 5 | Tümü 



Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız