 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
tubik
Moderator

Kayıt: 30 Mar 2007
Üye No: 643
Mesajlar: 11595
G. Mesaj Sayısı: 19.23
Konum: Kocaeli
Meslek: Fotoğrafçılık
|
Tarih: 11/Mart/2008 Sal, 3:33
Mesaj konusu : Ayet ve Hadislerle / İSLAM AKAİDİ - Seyyit Sabık |

|
|
Ayet ve Hadislerle / İSLAM AKAİDİ // Seyyit Sabık
KIYAMET ALÂMETLERİ:
Ne zaman olacağı insanlar tarafından bilinmemekle beraber kıyamet saati için Yüce Allah yakınlığını ifade eden bir takım alâmetler koymuştur. Şöyle buyuruyor: “Hâlâ onlar o saatten ve onun kendilerine ansızın geleceğinden başkasını mı bekliyorlar? İşte onun alâmetleri gelmiştir. Öyleyse bu, onlara geldiği vakit düşünüp ibret almaları kendilerine ne fayda verecektir?” (Muhammed, 18)
KÜÇÜK ALÂMETLER:
Küçük alâmetler genel olarak şunlardır:
Hz. Muhammed’in gelişi, nübüvvet ve risaletin onunla sona ermesi:
Enes, Rasulullah’tan şöyle rivayet etmektedir:
“Benim gelişim ile kıyamet saati şu iki parmak gibidir. İşaret parmağı ile orta parmağını gösterdi.” (Buhari, Müslim ve Tirmizi)
Bu benzetmeden maksat Rasûlullah’la kıyamet arasında başka bir peygamberin gelmeyeceğini ifade etmektir. Rasûlullahtan sonra başka bir peygamber gelmeden kıyamet saati gelecektir. Bu da kıyamet saatinin yakınlığına işarettir. Yoksa ne zaman olacağını kesin tayin etmek veya bilmek demek değildir. Çünkü ne zaman olacağını Allah’tan başkası bilmez.
İkinci küçük alâmet de, emir, reis, ve meliklerin güzel terbiye ve üstün ahlâkın hakim olduğu soylu ve temiz evlerde yetişmiş kadınların çocuklarından değil de, bu vasıfları taşımayan ahlâkça düşük kadınların çocuklarından olmasıdır. Yine bedevi ve sürü çobanlarının servet, lüks, yüksek köşklere sahip olması ve halka hakim hale gelmesi; Ebu Hureyre rivayet ediyor: “Bir gün Rasûlullah halk arasında bulunuyordu. O esnada Cebrail gelerek kendisine “Ya Rasûlullah, kıyamet saati ne zamandır? diye sordu. Rasûlullah: “kendisinden sorulan, soran kimseden daha fazla bilmiyor, lâkin sana alâmetlerini haber vereceğim, dedi ve şöyle saydı: Cariye; hanım kendisini doğurursa; ayağı çıplak, üstü açık koyun çobanları halkın reisleri olursa ve sürü çobanları binalarda yarışırsa, bunlar kıyametin alâmetleridir.” (İbnu Ebi Şeybe rivayet etti) Cibril Hadisinde, Rasûlullahtan kıyamet saatinin ne zaman olduğunu soran Cebrail’e Rasûlullah şu karşılığı vermiştir: “Sorulan onu sorandan daha çok bilmiyor.” İşaretlerinden haber ver, deyince şöyle buyurdu: “Cariyenin hanım efendisini doğurması ve ayağı çıplak, üstü açık, tembel koyun çobanlarının binalarda yarış etmesi.” (Buhari ve Muslim [“Cariyenin hanımefendisini doğurması” ifadesinin değişik izahları için bak. Sahih-i Müslim terceme ve şerhi, Ahmet Davudoğlu, İst., Sönmez Neşriyat A.Ş., C.I., sh. 117])
Buhari hadisinde bu alametlerden on iki tane kadar sayılmaktadır. Ebu Hureyre, Rasûlullahın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir. “Kıyamet saati, iki büyük zümre arasında davaları bir olmasına rağmen büyük bir savaş olmadıkça, Peygamberlik iddiasında bulunan otuza yakın yalancı deccal çıkmadıkça, fitneler yayılmadıkça, öldürme olayları artmadıkça, aranızda mal çoğalıp mal sahibinin sadakasını alan kişilerden başka bir endişesi kalmadıkça ve malını kime takdim ederse ihtiyacım yoktur, demedikçe, halk binalarda yarışmadıkça, kabrin yanından geçen kimse “Keşke bunun yerinde olsaydım” demedikçe, güneş batıdan doğmadıkça, kıyamet saati gelmez. Güneş batıdan doğup insanlar görünce hepsi iman ederler. Halbuki o an “önceden iman etmedikçe ve imanıyla hayır kazanmadıkça imanın fayda vermeyeceği” bir andır.
Şahıslar aralarında kumaş parçasını açıp pazarlık yaparken alıp satmaya yahut katlamaya zaman bulmadan adam devesinin sütünü eline alıp içmeye vakti olmadan kıyamet saati gelecektir. Adam havuzunu sıvayıp suyu ile sulamadan, lokmasını eline alıp ağzına götürmeye vakit bulamadan kıyamet kopacaktır.
BÜYÜK ALÂMETLER
GÜNEŞİN BATIDAN DOĞMASI VE DÂBBETÜL-ARZ’IN ÇIKMASI:
Kıyamet saatine yakın, kâinat düzeninde değişiklik meydana gelir. Ve insanların alışamadığı alametler belirir. Şimdi alıştığımız üzere doğudan doğması yerine güneş batıdan doğar ve yerden insanlarla konuşan bir dabbe (hayvan) çıkar. Abdullah bin Amr bin el-As, Rasûlullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “İlk belirecek alâmet, güneşin batıdan doğması ve bir sabah ansızın dabbenin yerden insanlar arasına çıkması. Bu ikisinden hangisi önce gelirse diğeri de hemen ardından meydana gelir.” (Muslim, Ebu Davud)
Rasûlullahın şöyle buyurduğu Ebu Hureyreden rivayet edilmektedir: “Güneş batıdan doğmadıkça kıyamet kopmaz. Batıdan doğup insanlar onu görünce hepsi iman ederler. Halbuki bu an, önceden iman edip imanı ile hayır kazanmadıkça hiçbir nefse imanın fayda vermeyeceği andır.” (Buhari, Muslm, Ebu Davud)
Yüce Allah buyuruyor; “O söz kendileri aleyhinde vuku bulduğu zaman onlar için yerden bir dabbe çıkarırız ki onlara insanların ayetlerimize kesin bir kanaat beslemediklerini söyler.” (Neml, 82)
Bu ayet kıyamet saatinin bir mukaddimesi olarak Allah’ın emri gelince insanlarla konuşan bir dabbenin çıkacağını haber vermektedir. Haliyle o anda önceden iman edip imanıyla bir hayır kazanmamış kişilere inanmaları hiçbir fayda vermeyecektir.
Bu dabbenin sahip olacağı söylenen vasıflardan; uzunluğu Hz. Ademin arşını ile altmış arşın, insan yüzlü, öküz başlı, domuz gözlü, fil kulaklı, önünden kimse kurtulamaz, ardından kimse yetişemez, Hz. Musa’nın asasını, Hz. Süleyman’ın mührünü taşıması gibi şeylerden hiçbiri doğru değildir. Hakkında sahih nass varid olmadığı için peşine düşüp araştırmak doğru olmaz. İmam Razi şöyle der: “Şunu bil ki, bu şeylere dair hiçbir delalet yoktur. Hakkında Rasûlullahtan sahih bir rivayet varsa kabul edilir. Yoksa bunlara hiç iltifat edilmez.”
Dabbenin çıkması gaybi şeylerdendir. Bu konuda Kuran ve Sahih sünnetin bildirikleriyle yetinmek zorundayız. Kuran ve Sahih hadislerde de birdabbenin çıkacağı ve insanlarla konuşacağı dışında bir şey varid olmamıştır. Bu da kıyametin alametlerinden olduğu bildirilmiştir.
Dabbenin çıkacağını ifade eden Neml suresinde ayrıca Hz. Musa’nın Allah’ın emri ile attığı asasının yılan gibi hareket ettiği, Hz. Süleyman’ın kuş dili bildiği ve karıncanın diğer karıncalara farkında olmadan Süleyman ve askerlerinin çiğnenmesinden korkarak yuvalarına girmeleri için seslenirken sesini duyduğu ve bu sözlerine gülümsedi ve İbibik kuşunun Sebe ülkesinden getirdiği haberleri Süleyman’a anlatarak şöyle dediği zikredilmektedir: “Hakikat, orada bir kadını onlara hükümdarlık eder buldum. Kendisine herşey verilmiştir. Onun bir de çok büyük bir tahtı var. Onu ve kavmini Allah’ı bırakıp güneşe secde eder buldum. Şeytan onların yaptıklarını süslemiş ve kendilerini yoldan saptırmıştır. Onun için onlar doğru yola giremiyorlar. Göklerdeki ve yerdeki her gizliyi açığa çıkaran (kalplerinde ne gizliyorlar, ne açıklıyorlarsa hepsini bilen Allah’a secde etsinler diye bunu (yapıyorlar)” (Neml, 23-25). Yerden çıkıp insanlarla konuşacağı belirtilen dabbenin konuşması da bu neviden olacaktır.
MEHDİ:
Mehdi konusunda varid olan haberlerin hülasası şöyledir. Son zamanda çıkacak, adı Muhammed bin Abdillah veya Ahmed bin Abdillah olacak (Ebu Davud ve Tirmizi), Rasûllulahın Ehli Beytinden ve Hz. Fatımanın soyundan olacak. (Ebu Davud Hz. Alinin sözlerinden rivayet etti) Ahlakta Rasûllulaha benzeyecek, fakat yaradılışta benzemeyecek (Ebu Davud ve Hakim), alnı açık, burnu sivri olacak, zulüm ve haksızlıkta dolan yeryüzünü adaletle dolduracak, İslâm şeriatını hakim kılacak, Rasûlullahın sünnetinden kaybolanı diriltecek, zamanında İslâmın sözü üstün olacak, (Ebu Davud) adaletin çokluğundan ve malın bolluğundan zamanında bolluk yayılacak (Muslim), yeryüzünde yedi sene kalacak (Ebu Davud), sonra Deccal gelecek ve Hz. İsa inecek, Deccal’ın öldürülmesi için Hz. İsa Mehdi ile işbirliği yapacak, sonra Mehdi ölecek ve namazını Müslümanlar kılacaktır.
Mehdi hakkında varid olan ve ondan söz eden rivayetlerin özeti budur. Genel olarak hepsi son zamanlarda hakkın sancağını yükseltecek, Allah’ın sözünü üstün kılacak, İslâm’ı güçlendirecek ve Hz. İsa’dan önce gelen Yuhanna gibi kendisinden sonra umumi hayra yol açacak ıslahatçı bir adamın çıkacağını ifade eden haberlerden öte geçmemektedir.
Bunun ardından Yahudi Deccal büyük fitnenin tezahürlerinden biri olarak çıkacak, bilgi kuvvet ve maharetle insanları dininden saptırmaya gayret ederek bu İslâmi hamleye karşı durmaya çalışacaktır. Ama Allah Hz. İsa’yı indirerek onun fitnesinden büyük göstereceği alametlerle çabasını fiyasko ile sonuçlandıracaktır. Hz. İsa o gün Mehdinin temsil ettiği hakka destek olacak, Mehdi, Hz. İsa ve Müslüman fırkalar yardımlaşarak onu öldürmeye ve çabasını boşa çıkarmaya çalışacaktır.
Deccal öldürülünce beraberindeki yetmiş bin (İbnu Mace) kadar Yahudi de mağlup olacaktır. Sonra yüce Allah onları açığa vuracak ve neyin arkasına gizlenirlerse Allah’ın emri ile o şey dile gelip “Ey Allah’ın kulu Müslüman, işte bu yahudidir, gel öldür” diyecektir. Bu şekilde yer yüzünde meydana gelecek en büyük fitne bertaraf edilecektir.
Sonra Hz. İsa kendi adına hertürlü ahmaklığı işleyen Hıristiyanları yok etmeye ve Allah’ın hak dini olan İslâm’ı yerleştirmeye başyalacaktır.” Rasûlullah şöyle devam etti: “Hz. İsa ümmetinde adil ve hâkim ve adaletle davranan bir yönetici olacaktır. Haçı kıracak, domuzu kesecek, cizyeyi kaldıracak (İslâmdan başka insanlardan bir şey kabul etmeyecek), sadakayı bırakacak, koyun veya deve için çalışmayacak, nefret ve açgözlülük ortadan kalkacak, zehirlerin zehri giderilecek, öyle ki çocuk elini yılanın ağzına sokunca zarar veremeyecek ve kız çocuğu aslanı tahrik ederse sarar veremeyecektir. Kurt sürü ile çoban köpeği gibi dolaşacak, herkes söz birliği edecek ve Allah’tan başkasına tapmayacak, savaş olmayacak, Kureyş mülkünü yitirecek ve yer yüzü Hz. Adem’in devrindeki gibi bitkisini yetiştirip toprak gümüş kabı gibi olacaktır. Böylece Allah’ın İslâm’ı üstün kılma ve her dinin üstüne çıkarma şeklindeki vaadi gerçekleşecektir: “O Peygamberini hidayetle ve hak din ile diğer bütün dinlere galip kılmak için gönderendir. Tam şahid olarak da Allah yeter (Feth, 28).
Ondan sonra noksanlık başlayacak ve insanlar yavaş yavaş halktan uzaklaşıp dinden irtidat edecek ve buldukları küfürle irtidat üzere devam ederken kıyamet kopacaktır. Kemalden sonra fena ve zaval gelir!: “Dünya yaşayışının hali gökten indirdiğimiz bir su gibidir. Onunla yeryüzünün, gerek insanların gerek hayvanların yiyeceği bitkileri karıştırmıştır. Tam yer ve zinet ihtişamını takınıp süslendiği, sahipleri de ona herhalde kadir olduklarını sandığı bir sırada geceleyin veya gündüzün ona emrimiz geliverir ki sanki dün de yerinde yokmuş gibi onun ta kökünden koparılıp biçilmiş bir hale getirmişizdir. İşte biz iyi düşünecek bir kavim için ayetleri böyle açıklarız.” (Yunus, 24)
DECCALİN ÇIKMASI:
Kıyametin büyük alametlerinden biri de deccalin çıkması, uluhiyet iddiasında bulunması, gösterdiği olağanüstü haller ve acayip olaylar sebebiyle halkı dinden saptırmaya çalışmasıdır. Ancak Yüce Allah iman edenlere sebat verecek ve sapıklıklarına aldanmayacaklardır. Sonra tehlikesi kalkacak, fitnesi bertaraf edilecek, Müslümanlar ve o anda başlarında bulunan Hz. İsa tarafından öldürülecektir.
Peygamberler ümmetlerini deccalin fitne ve sapıklıklarından sakındığı gibi Hz. Muhammed de bütün insanlığı onun saptırmasına karşı sakındırmıştır.
Hz. Ömer rivayet ediyor: “Rasûlullah Veda Haccı günü halkın susup dinlemesini istedi ve Allah’a hamdederek övgüde bulunduktan sonra Deccali zikretti ve üzerinde çokça durarak şöyle dedi: Allah gönderdiği bütün peygamberlere ümmetlerini ondan sakındırmayı emretmiştir. Deccal insanlar arasından çıkacaktır. Onu belki tanıyamazsınız, ancak bilirsiniz ki Rabbiniz şaşı değildir. Haluki Deccal sağ gözü şaşı, hatta kör denecek kadar yoktur” (Buhari ve Müslim).
“Hadislerin ortak ifadesinden anlaşıldığı kadarı ile Rasûlullah Deccalin geleceğini fark etmiş ve son zamanda bir Deccalin çıkacağını görmüş gibidir. İnsanlara harika nevinden işler yapacak ve gösterdiği bu garip şeylerle bir çok kişiyi saptıracaktır. Yahudilerden olup Müslümanlar onu öldürecektir. Bu kutsal yerlerde Yahudilerle de savaşacak ve onlara galip geleceklerdir. Bütün bunlar Rasûlullah’a ayrıntılı ve vahiy yolu ile değil de, mücmel olarak keşf ile bildirilmiştir. Bundan başka fitneler de kendisine keşfettirilmiş ve zikretmiştir. Raviler mana olarak nakletmişlerdir. Bin çoğu nakillerde yanılmıştır. İsrailiyatı yaymaya ve İslâma sokmaya çalışanlar da bile bile bunları deccal ile ilgili rivayetler içine karıştırmışlardır. Mala çok düşkün olan Yahudi Siyonistlerin elektrik ve kimya gibi çağın modern fen ve tekniğinden yararlanarak bu anlamda böyle bir fitne planlamaları uzak bir ihtimal değildir.”
Şeyh Reşid Rıza’nın bu sözlerini aşağıdaki hadisler de teyid eder gibidir. Rasulullahın şöyle buyurduğunu Ebu Hureyde rivayet ediyor: “Yahudilerle savaşıp her taş arkasında gizlenen Yahudi için; “Bu arkamdaki yahudidir. Müslüman, gel öldür” demedikçe kıyamet kopmaz.” (Buhari e Müslim). Saklanmanın fayda vermeyeceğini mecaz yolu ile anlatmaktadır (Bundan sonra yer alan ve alınmasında yarar görülmeyen sıhhati şüpheli bir hadis tercüme edilmemiştir. [Ç.N.]).
HZ. İSA’NIN İNMESİ:
Hadislerin genel ifadesinden anlaşıldığına göre Hz. İsa deccalin çıkması esnasında son zamanda inecek, inmesi kıyametin büyük alametlerinden biri olacaktır. Adaletle hükmedecek, İslâm Şeriatını egemen kılacak, halkın terk ettiği şer’i esasları ihya edecek, deccali öldürecek, Allah’ın dilediği kadar kalacak, sonra ölüp Müslümanlar namazını kılacak ve gömülecektir. Sonra bütün Müslümanların ruhunu alıp gidecek, bir fırtına esecek ve sadece kötü kişiler kalacaktır. Kemalden sonra zeval olacaktır.
Ebu Hureyre Rasûlullahtan rivayet ediyor. “Allah’a yemin ederim ki Meryem oğlu aranıza adil bir hakem olarak iniverecek, haçı kıracak, domuzu kesecek, cizyeyi kaldıracak, mal çoğalacak, öyleki artık malı kimse almayacak, bir tek secde bütün dünya ve içindekilerden hayırlı olacaktır (Buhari ve Müslim). Sonra Ebu Hureyre, dilerseniz şu ayeti okuyun dedi: “Bütün ehli kitap andolsun “İsa’ya) ölümünden evvel mutlaka iman edecek, o da kıyamet günü kendileri aleyhine şahit olacaktır (Nisa, 159).
İbni Abbas Rasulullahın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Kötü insanlardan bazıları sağ iken üzerlerine kıyamet kopacaktır.” (Buhari ve Müslim).
Ayet ve Hadislerle
İSLAM AKAİDİ
Seyyid SABIK
Çeviren; İbrahim SARMIŞ
Hibaş Yayınevi
Sf. 239-247 |
|
_________________
DoN't SpeEAak !!! |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: imanın, öldürülünce, bulduğu, olmasına, dinin, yahudidir, domuz, cibril, İşaretlerinden, lokmasını, ona, sahip, fayda, suresinde, yavaş, zamanlarda, İslâmdan, giremiyorlar, hatta, tembel |
|
 |