Tarih: 03/Mart/2008 Pts, 9:33 Mesaj konusu : "Kibarlık Budalası" 8 yıl sonra yeniden
"Kibarlık Budalası" 8 yıl sonra yeniden
''Kibarlık Budalası'', ''Dobrinja'da Düğün'', ''Rita'', ''Telekolik'', ''Deli Dumrul'' ve diğerleri... Haftanın tiyatro oyunları, opera ve bale gösterileri...
Haldun Dormen'in 8 yıl aradan sonra izleyici ile buluşacağı Moliere'in ölümsüz eseri "Kibarlık Budalası" adlı oyunun yeni versiyonunun özel gala gösterimi, 3 Mart pazartesi günü Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapılacak.
İstanbul Metropolitan Sanat ve Kültür Platformu ile Tiyatro Kedi'nin eni bir uyarlama yaptığı dünya tiyatrosunun klasiklerinden biri olan oyun, tiyatro ile barok müziğin tanınmış bestecilerini bir araya getiriyor.
Oyunda, şef Oğuzhan Balcı yönetimindeki 15 kişilik İstanbul Metropolitan Oda Orkestrası, "Barok Dönem"in dev bestecileri Vivaldi, Bach, Albinoni ve Boccherini'nin eserleri ile Lully'nin bu oyun için yaptığı özel besteleri seslendirecek.
Uyarlamasını İpek Kadılar Altıner'ın yaptığı ve Hakan Altıner'in sahneye koyduğu oyunun müzik direktörlüğünü ise Arda Aydoğan üstlendi.
Tarık Papuççuoğlu, Ebru Cündübeyoğlu, Özlem Çakar, Abdül Süsler, Elif Çakman, Dilek Aba, Oral Özer ve Erez Ergin Köse'nin rol aldığı oyun, 17'nci
yüzyıl Fransasında cahil, saf ama çok zengin bir adam olan Mösyö Jourdain'in asilzade olmak için yaptığı girişimler anlatılıyor.
"Dobrinja'da Düğün"
Nesrin Kazankaya'nın yazıp yönettiği "Dobrinja'da Düğün" adlı oyun, 1 mart cumartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi'nde izlenebilecek.
1993 yılında Yugoslavya iç savaşının ikinci yılında geçen oyunda, Sırp kuşatması altındaki Bosna-Hersek'in başkenti Saraybosna'nın bir mahallesi olan Dobrinja'da 2 günlük ateşkes ilan edilmesi sonucu yıkıntılar arasında yan yana evlerde yaşayan 2 ailenin evlerinin küçük bahçesinde yaptıkları düğün konu ediliyor. Oyunda, savaşta yaşanan acılar, ölümler, kırık hayatlar, kayıp aşklar ve savaşla yitirilen insani değerler sorgulanıyor.
"Çöplük" adlı oyun, yarın Kartal Sanat Tiyatrosu'nda izlenebilecek. Turgay Nar'ın yazdığı ve Nihat Nadi Ülger'in yönettiği oyun, çöplük motifini kullanarak günümüz dünyasının düzenini eleştiriyor.
"Telekolik" adlı oyun, 5 mart çarşamba günü Sadri Alışık Tiyatrosu'nda seyredilebilecek.
Doğuş Elden'in yazdığı oyunun yönetmenliğini Hidayet Erdinç yaptı. Oyunda, televizyonun insan hayatını ne kadar girdiği, insanları ne kadar etkilediği ve insanların neler seyrettiği gibi konular ele alınıyor. Ferhan Şensoy, "Fername" adlı tek kişilik oyunuyla, 2 mart pazar günü Bahçelievler Kültür Merkezi'nde seyirci karşısına çıkacak.
"Rita"
Willy Russell'ın kaleme aldığı "Rita" adlı oyun, 4 mart salı günü Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi'nde sergilenecek.
Necat Birecik'in yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Funda İlhan ve Ufuk Aşar rol alıyor.
Komedi ve dram unsurlarının etkili olduğu oyunda, Dr. Frank'ın sadece öğrencileriyle paylaştığı keyifli edebiyat derslerini sokaktaki insana da götürmeye karar vermesi üzerine açık dersler vereceği yönünde yaptığı duyuruya kuaförlük yapan, ucuz aşk kitapları okumayı seven Rita'dan yanıt gelmesi sonucu hayata çok farklı bakan iki insan yavaş yavaş yakınlaşarak birbirinin hayatını değiştirmesi konu ediliyor.
Ayrıca, yarın Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde "Roma Hamamı", Beyoğlu'ndaki Kırım Kilisesi'nde "Notre Dame'ın Kamburu", Tiyatro Z'de "4 Bölü 4", 1 mart cumartesi günü Sarıyer Halk Eğitim Merkezi'nde "Scapin'in Dolapları", Bakırköy Belediye Tiyatroları'nda "Lütfen Kızımla Evlenir misiniz?", Kadıköy Maarif Kültür Merkezi'nde "Martı" ve Garajistanbul'da "Ashura", 3 mart pazartesi günü Kenter Tiyatrosu'nda "Olmuş Bi Kere" ve Fransız Kültür Merkezi'nde "Kara Kaplı" ile 5 Mart çarşamba günü Akbank Sanat Merkezi'nde "Şeylerin Şekli" adlı oyunlar tiyatroseverlerin karşısında olacak.
Şehir ve devlet tiyatroları
Güngör Dilmen'in yazdığı "Deli Dumrul" adlı oyun, 5 Mart çarşamba günü İstanbul Devlet Tiyatroları Beykoz Feridun Karakaya Sahnesi'nde izlenebilecek.
Yönetmenliğini Yücel Erten'in yaptığı oyunda, M.Fatih Dokgöz, Kadri Özcan, Şebnem Dokurel, Erşan Utku Ölmez, Fatih Topçuoğlu, Ufuk Şener, Başak Anat, Şevki Çepa, Birkan Görgün, M.Ceyhun Gen, Zeynep Ekin Öner, Aslı Artuk Şener, Elif Şeker Saka ve Sinem Şahin rol aldı.
Dede Korkut söylencelerinden yola çıkılarak yazılan oyunda, Oğuz Türkleri'nin 9'uncu yüzyıldan 13'üncü yüzyıla kadar olan yaşamları anlatılıyor.
İstanbul Devlet Tiyatroları'nda ayrıca 1 Mart cumartesi günü Oda Tiyatrosu'nda "Kral Dairesi", Aziz Nesin Sahnesi'nde "Yeraltından Notlar" ve Şişli Cevahir Sahnesi'nde "Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü" ile 2 Mart pazar günü Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Salon'da "Çayhane" adlı oyunlar tiyatroseverlerle buluşacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda da yarın Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz", Fatih Reşat Nuri Sahnesi'nde "Titanik Orkestrası", Ümraniye Sahnesi'nde "Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe", Kadıköy Haldun Taner Sahnesi'nde "Tekrar Çal Sam", Kağıthane Sadabad Sahnesi'nde "Size Öyle Geliyorsa Öyledir", Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi'nde "Üç Kız Kardeş" ile Harbiye Cep Sahnesi'nde "Geçmişten Gelen Kadın" adlı oyunlar seyredilebilecek.
Opera ve bale
İstanbul Devlet Opera ve Balesi, yarın Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi'nde "Don Pasquale" adlı opera ile 4 mart salı günü "La Serva Padrona" adlı intermezzoyu sahneleyecek.
AKM'de ise 1 Mart cumartesi günü "Carmina Burana" adlı sahne kantatı, 4 mart salı günü "Ali Baba ve Kırk Haramiler" adlı opera ile 5 mart çarşamba günü "Folklorama" adlı müzikli gösteri izlenebilecek.
Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu, Azerbaycan'ın ünlü devlet bestecisi Fikret Amirov tarafından 1979 yılında yazılan ve Azerbaycan kültür-sanatının en iyi örneklerinden biri olan "1001 Gece Balesi"ni 1 Mart cumartesi günü AKM'de sergileyecek.
Tarih: 03/Mart/2008 Pts, 10:37 Mesaj konusu : 8 yıl sonra sahnede
Tiyatroseverlerin 2000 yılından beri izleyemediği Dormen, Moliere’in ünlü eseriyle sahneye dönüyor. Oyunun bir özelliği daha var; o da bu oyunun içinde yer alan müzik eserlerinin Türkiye’de ilk kez oyun sırasında orkestra tarafından yorumlanması...
Türk tiyatrosunun usta isimlerinden Haldun Dormen, bu akşam Lütfi Kırdar’da perdesini açacak “Kibarlık Budalası” adlı oyunla 8 yıl aradan sonra tiyatro sahnelerine dönüyor. Moliere’in dünya klasikleri arasında yer alan bu oyunu, 40 yıllık bir aradan sonra ilk kez İstanbul seyircisiyle buluşacak.
Haldun Dormen’i en son 2000 yılında, Dormen Tiyatrosu sahnesinde izlemişti tiyatroseverler. Ama tiyatro ile ilişkisi hep sürdü: 20’ye yakın oyun yönetti, Afife Tiyatro Ödülleri’ni düzenledi ve yıllardır yaptığı gibi dersler verdi, öğrenci yetiştirdi. Ama sahne tozu bu; ancak bu kadar dayanabildi ayrılığa ve geçen yıl Tiyatro Kedi’nin sahipleri İpek Kadılar ve Hakan Altıner çiftini arayıp şu cümleyi sarf etti:
“Ben oynamak istiyorum”.
Derhal oyun arayışına girişildi. Ve sonunda Hakan Altıner “Evreka” diye seslendi, aradıkları oyun yıllardır önlerinde duruyordu: Moliere’in başyapıtlarından “Kibarlık Budalası.”
Hem kibarlık budalası adamın öyküsünü anlatan bu oyunun Türkiye’de uzun zamandır sahnelenmemesi hem de Mösyö Jourdain rolünün Dormen için biçilmiş kaftan olması nedeniyle Tiyatro Kedi hemen sahneleme kararı aldı.
Dormen’in verdiği bir röportajda “İçimde ukde kalan rol yok sanıyordum, meğerse varmış” demesi, oyunun yönetmenliğini de üstlenen Hakan Altıner’e ne kadar doğru bir seçim yaptığını gösterdi. Provalar başlayınca daha da netleşti bu fikir, çünkü Altıner Dormen’in bu rolde harikalar yarattığını söylüyor:
“Bu oyunda söz komiği çok az. Ama inanılmaz tempolu, çılgın bir komedi halinde oynuyoruz. Haldun Bey’in enerjisi hepimize bulaştı.”
Tiyatro Kedi’nin, “Kibarlık Budalası”nı orkestra eşliğinde, üstelik de Lütfi Kırdar gibi bir salonda oynaması riskli bir karar. Oyunu uyarlayan, aynı zamanda da yapımcılığını yürüten İpek Kadılar Altıner, “Dönemin en kıymetli bestecilerinin müzikleri var oyunda, keşke canlı dinletebilsek diye yola çıktık. “Metropolitan Oda Orkestrası da projeye sıcak bakınca hemen işbirliği yaptık” diyor. Peki ya risk faktörü? Altıner onaylıyor:
“Çok büyük risk aldık tabii. Ama seyirciye güveniyorum. Bunu da denemeyeceksek neyi deneyeceğiz?”
15 kişilik orkestra, tıpkı Moliere devrinde olduğu gibi 1. ve 2. perde aralarında girecek devreye ve şef Oğuzhan Balcı yönetiminde Barok dönemin dev bestecileri Vivaldi, Bach, Albinoni ve Boccherini'nin eserleri ile Lully’nin bu oyun için yaptığı özel besteleri seslendirecek. Üstelik yalnızca müzik olmayacak bu aralarda. Mikel N. Vidhi’nin koreografisiyle oyuncular dans da edecek.
Oyun, bu akşam ve 10 Mart 20.00’de Lütfi Kırdar’da. Tel: (0216) 556 98 00
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi...
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız