Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Genel Kültür» Coğrafya

Sayfa 1 

Coğrafi keşifler



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 03/Ağustos/2007 Cum, 2:56
MesajMesaj konusu : Coğrafi keşifler

Alıntıyla Cevap Gönder


Coğrafi keşifler


Coğrafî Keşifler, 15. yüzyıl ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlattıkları ve yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleşmiş olan keşifleri ifade eder. Bilimsel bir merak ve yeni ufukların keşfedilmesi duygusu sözkonusu olmakla birlikte temelde bu keşifler özellikle 15.yüzyıldan itibaren açık bir şekilde ekonomik nedenlerden kaynaklanmıştır. İlk keşif denemeleri, Atlantik Okyanusu ve Afrika kıyılarına doğru, 14. yüzyılın başlarında Fransız ve Cenevizli gemiciler tarafından yapılmıştır. Kanarya Adaları ve Azor Adaları keşfedilmesi, bu girişimlerin sonucudur.

Keşiflerin belli başlı nedenleri

Avrupa'da coğrafya bilgilerinin artması ve gemicilik deneyiminin çogalması, pusulanın ögrenilmesi.
Avrupanın kendinde olmayan ama Doğu uygarlıklarında olduğunu bildikleri zenginliklere (baharat, ipek ve diger maddi kaynaklara) ulaşmak için yeni, kısa ve ucuz yol arayışı.
Özellikle İspanyol ve Portekiz krallıklarınca, değerli madenlere ulaşılması için gemicilerin desteklenmesi.
Hiristiyanlık dininin ve Avrupa kültürünün yaymak istenilmesi.
Artan bilgilerin de etkisiyle dünyanın tanınmak istenilmesi.

Yeni kıyılarda KolombKristof Kolomb (1451-1506), 1492'de Amerika Kıtası'na ulaştığında, gerçekte hem daha ucuz hem daha kısa yoldan Asya'ya ulaşma arayışı içindeydi. Çünkü buradan baharat ve benzeri maddeleri ucuz ve hızlı taşımak gibi bir sorun sözkonusuydu. Portekizli gemici Bartolomeu Dias'ın Ümit Burnu'nu bulmasından sonra Vasko dö Gama, buradan dolaşarak Hint Okyanusu ve Hindistan'a ulaştı. Portekizli Macellan ve Del Kano, dünyayı dolaşarak geçtiler ve bunun sonucunda dünyanın yuvarlaklığına dair kesinleştirici sonuclara ulaşmışlardır. Venedikli gezgin Marko Polo (1254-1324) Asya gezilerinin anlatımlarıyla Avrupa'nın Doğu uygarlıklarını tanımasını sağlamıştır.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 03/Ağustos/2007 Cum, 2:57
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Keşiflerin sonuçları


Coğrafî keşifler, Reform ve Rönesans hareketlerinin etkileriyle gelişmiş oldukları gibi kendileri de bu hareketlerin gelişimini etkilemişlerdir. Bu keşifler sonucunda Avrupa yeni kıtalara yayılma ve onların zenginlik kaynaklarını ele geçirme olanağı elde etmiştir. Avrupa düşüncesi ve kültürü, evrensel bir değer olarak bu süreçten itibaren yayılmaya ve egemen kılınmaya başlanmıştır. Bunu yaparken Avrupalılar, yerli halkları ve yerel yaşamı dağıtmış ve hatta yok etmiş, avrupa kültürünü egemen kılma sürecini şekillendirmiştir. Hem doğal hem de kültürel farklılıkları yok eden bir süreç olmuştur bu. Klasik Sömürgecilik olarak bilinen sömürgecilik süreci bu dönemle başlamıştır.

Bunun yanı sıra, coğrafî keşiflerin sonucunda, sözkonusu dönemdeki öteki bilimsel devrimlerle de birleşerek tüm bir dünyayı/evreni kavrayış tarzı değişime uğramıştır. Bu kavrayış değişikliği sonucunda ve bu süreçte dünyanın düz değil yuvarlak olduğu, kendi etrafında ve güneşin etrafında döndüğü, evrenin merkezi olmadığı ortaya çıkmış, bunların sonucunda tüm bir evren kavrayışı değişime ugramıştır. Kopernik devrimi denilen zihniyet değişikliginin kaynaklarından birisinin de coğrafi keşifler olduğunu söylemek yanlış olmaz.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 03/Ağustos/2007 Cum, 2:58
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Keşiflerin Osmanlı devleti açısından önemi

Bu keşiflerle Osmanlının elinde bulunan İpek ve Baharat Yolu önemini kaybetmiş, yeni ticaret yolları bulunmuştur. Bu da Osmanlı Devleti'nin vergi gelirlerinin azalmasına yol açmıştır. Tüm bunlar Osmanlı devletini maddi açıdan kötü etkilemiştir. Daha doğrusu; Osmanlı Devleti ve diğer müslüman devletler zarara uğrayıp, ellerindeki malların değerleri gitmiştir.

Coğrafî Keşifler, bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle evrensel bir özelliğe sahiptir. Akdeniz Limanları, Coğrafî Keşifler sonucunda önemini kaybetti. Ancak 1869'da Süveyş Kanalı'nın Fransızlar tarafından açılmasıyla bu limanlar yeniden önem kazanmıştır.

Coğrafî Keşifler, Müslüman ülkeler açısından büyük zararlara neden olmuştur. İslam ülkeleri yoksullaşmış, Türkistan Hanlıkları giderek zayıflamış ve Ruslar karşısında gerilemiştir. Osmanlı İmparatorluğu, İpek ve Baharat Yollarına hakim olmasına rağmen yolların değişmesinden dolayı umduklarına ulaşamamıştır. Osmanlı İmparatorluğu, ticaret faaliyetlerini yeniden geliştirebilmek için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kaldı.

Ayrıca Osmanlı topraklarında kervan yolları boyunca faaliyet gösteren halk ve zanaatkârlar işsiz kaldı. Bu durum, Osmanlı Devleti'nde ekonomik sıkıntılara ve Celali İsyanları'na zemin hazırlamıştır.

Osmanlı Devleti, Hint ticaret yolunun hakimiyeti için Portekizlilerle, Akdeniz hakimiyeti için de İspanyollarla mücadele etti. Endonezya'da savunma ve koruma savaşları yapan Osmanlı Devleti, Hıristiyan Avrupa karşısında Doğu Kalkanı haline gelmiştir.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 03/Ağustos/2007 Cum, 3:00
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Tarih Keşfedilen yer Denizci veya gezginler

860'a doğru İzlanda Naddod

875'e doğru Beyaz Deniz Ottar

982'ye doğru Grönland Kızıl Erik

1246 Tataristan Giovanni, Dal Piano Dei Carpini

1253 Moğolistan Rubroek

1271-1275 Çin Marco Polo

1431 Asor adaları Gonçalvo Velho Cabral

1441 Beyaz Burun Nuno Tristao

1445 Senegal Lançarote Peçanha

1471 Gine Körfezi Joao de Santarem

1482 Kongo Diego Cam

1487 Ümit Burnu Bartolomeu Dias

1492 Amerika (San Salvador) Kristof Kolomb

1492 Haiti Kristof Kolomb

1497 Newfoundland G. Caboto, S. Caboto

1497-1499 Afrika ve Hindistan kıyıları Vasco de Gama

1498 Labrador Giovanni Caboto

1499 Venezuela Ojeda, Vespucci

1500 Amazon Pinzon

1500 Brezilya Pedro Alvares Cabal

1502 Orta Amerika Kristof Kolomb

1505 Seylan Almeida

1508 Malakka Siqueira

1511 Sunda Adaları A. d'Abreu

1513 Florida Juan Ponce de León

1513 Panama Nunez de Balboa

1515'e doğru Bermuda Adaları Juan Bermudez

1516 Rio de la Plata Diaz de Solis

1518 Meksika Fernanadez de Cordoba

1519 Tenochtitlan (Mexico) Cortes

1520 Ateş Ülkesi Ferdinand Magellan

1521 Filipin Adaları Ferdinand Magellan

1524 Nouvelle France Versazano

1532-1534 Peru'nun fethi F. Pizarro

1534 Kanada Jacques Cartier

1535 Kaliforniya Cortes

1535 Şili D. de Almagro

1540 Colorado F. Alarcon

1542 Japonya Mendes Pinto

1568 Salomon Adaları Mendana

1576 Baffin Adası Frobisher

1577 Virginia W. Raleigh

1581-1584 Sibirya Yermak

1585 Davis Boğazı J. Davis

1594 Novaya Zemlya Barents

1595 Marquises Adaları Mendana

1605 Yeni Hollanda (Avustralya) Willem Janszoon

1606 Yeni Hebrides Adaları Queiros

1610 Hudson Körfezi Henry Hudson

1615'e doğru Horn Burnu J. Lemaire

1642 Tasmanya A. Tasman

1642 Yeni Zelanda A. Tasman

1697 Kamçatka Atlasov

1700 New Britain Dampier

1722 Samoa Adaları Roggeveen

1739 Bering Boğazı Bering

1741 Aleut Adaları Bering ve Delisle

1767 Tahiti Wallis

1772 Kerguelen Adaları Kerguelen

1774 Yeni Kaledonya Cook

1778 Yeni Kaledonya Cook

1788 Mackenzie Irmağı Mackenzie

1791 Vancouver Adası Vancouver

1840 Adélie toprağı Dumont d'Urville

1839-1842 Victoria toprağı J. C. Rose

1878-1879 Kuzeydoğu Geçidi E. Nordenskjöld


1903-1906 Kuzeybatı geçidi R. Amundsen

1908-1909 Magnetik Güney Kutbu E. Schackleton

1909 Kuzey Kutbu Peary

1911 Güney Kutbu R. Amundsen

1926 Güney Kutbu R. Amundsen ve Nobile

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
rohan56
Üye
Üye



   Kayıt: 05 Eyl 2007
   Üye No: 4,623
   Mesajlar: 105
   G. Mesaj Sayısı: 0.24
   Konum: Siirt
   Meslek: Öğrenci
   
Tarih: 07/Eylül/2007 Cum, 11:24
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


paylaşım için saol
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 15/Şubat/2008 Cum, 8:11
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


MARKO POLO (1254-1324)

Venedikli gezgin Marko Polo, Çin’e ve Asya’nın çeşitli yerlerine yaptığı gezilerde gördüğü yerleri ve edindiği izlenimleri anlatarak, Avrupa’nın Uzakdoğu uygarlıklarını tanımasını sağlamıştır.

Marko Polo tüccar bir ailenin çocuğuydu. Babası ve amcası Asya’ya ticaret amacıyla yaptıkları yolculuklarda Çin’e kadar gitmiş ve Pekin’de Hint-Türk imparatoru Kubilay Han’ın konuğu olmuşlardı. İtalya’ya dönüşlerinde papaya Kubilay Han’dan bir mektup getirerek, Han’ın Hristıyanlık konusunda bilgi edinmek isteğini ilettiler. İki yıl sonra 1271’de doğuya gitmek için yeniden yola çıkarken 17 yaşındaki Marko Polo’yu da yanlarına aldılar.

Denizyoluyla İskenderun körfezindeki Ayas’a gelen Pololar, Doğu Anadolu ve İran’dan geçerek Basra körfezinde Hürmüz Boğazına vardılar. Deniz yolculuğunu tehlikeli bularak daha güvenli olan İpek Yolu’nu izlemeye karar verdiler. İran ve Afganistan’ı geçip Pamir dağlarını aştılar. Kaşgar, Yarkent, Hotan, Gabi Çölü ve Kuzey Tibet’ten geçerek Çin’e ulaştılar. Onlardan sonra 600 yıl boyunca hiçbir Avrupalı bu yoldan geçemedi.

Marko Polo 3,5 yıl süren bu Asya yolculuğu sırasında gördüklerini sonradan öylesine ayrıntıyla anlatmıştır ki geçtikleri yerleri neredeyse adım adım izlemek olanaklıdır. Polo’nun yazdıkları kuşaklar boyunca gerçek dışı, çekici öyküler olarak algılandı. Çok sonra Sir Henry Yule ve Sven Hedin gibi gezginler yazılanların doğru olduğunu ortaya koydu.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 15/Şubat/2008 Cum, 8:12
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


BAHARAT YOLU

Buhur yolu da denir. Kervanların geçtiği en eski yollardan birisidir. Bu yol Hadramut şehrinin Baharat ormanlarında başlar, Sibve nehrini geçer, Katban’dan Moarab ve Main’e vararak oradan Kızıldeniz’e paralel Neptilerin başşehri olan Petra’ya ve aynı zamanda Mekke’ye varırdı. Burada üç kola ayrılırdı: 1. Filistin ve Finike limanlarına Sayda ve Şam şehirlerine; 2. Beyn-ül Nehreyn’den, Ninova’ya; 3. de Sina yarımadasından Mısır’a ulaşırdı. Görünüşte bu yolun can damarı Hadramut ve Yemen’di. Buralarda Moin ve Saba hükümdarları ve onların soyundan gelen Hamir padişahları baharat alışverişini tamamıyla kontrolleri altına almışlardı. Bu yolun çeşitli yerlerinde vergi almak için kaleler kurulmuştu. Çin Hindi’nden ve Afrika’dan ilaçlar, günlük ve baharat bu yoldan Arap yarımadasına gelirdi. Bu yolun adı bundan dolayı Baharat yolu olmuştu. Gemiciliğin Kızıldeniz’de gelişmesiyle Baharat yolu önemini yavaş yavaş kaybetti.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.23
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 15/Şubat/2008 Cum, 8:12
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


İPEK YOLU

Akdeniz kıyılarından Çin’e dek Asya’yı baştan başa katleden kervan yolu. Hristiyanlık tan önce kullanılan bu ticaret yolu adını, Çin’den gelen ve taşınan başlıca mal olan ipekten alır. Antakya ve Tir’ den başlayan İpek yolu, İran ve Afganistan’ın kuzeyini geçtikten sonra Pamir bölgesine ulaşıyor ve burada, "Taş kule" denen bir yerde Doğu ve Batıdan gelen kervanlar arasında alışveriş yapılıyordu. Bakra’da ayrılan bir kol Hindistan’a varıyor,bir başkası da bugünkü Rus Türkistan’ının güneyinden geçiyordu. Çin Türkistan’ında iki yol izleniyordu; Takla Makan çölü,kuzey ve güneyden geçiliyor, daha sonra da iki kol birleşerek Luoyang bölgesine ulaşıyordu. Batıyı Uzakdoğu’ ya, Hindistan’ ı da Çin’e bağlayan İpek yolu,felsefe akımlarıyla dinlerin (buddhacılık) yanı sıra sanat alanında da gelenek ve örneklerin (hallenistik sanat) iletilmesi ve değiş tokuşunda başrolü oynadı.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder 
Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Genel Kültür» Coğrafya

Sayfa 1 



Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız