 |
 |
|
Önceki başlık
::
Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 13/Ocak/2008 Pzr, 3:10
Mesaj konusu : |

|
|
İzmir'de hava kirliliği
İzmir'de, hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte soba ve kaloriferlerin yakılması, havadaki kirlilik oranını iyice artırdı.
İnsan sağlığını tehdit eden ve her gün artan hava kirliliğinin özellikle gece saatlerinde arttığı gözlendi.
Kent merkezini adeta bir örtü gibi kaplayan yoğun duman tabakası nedeniyle görüş mesafesinde de belli oranda azalma görüldü. Her kış bu eziyeti çektiklerini söyleyen İzmirliler, bu duruma acil bir çözüm yolu bulunmasını istiyor.
Yetkililer ise astım hastaları ve yaşlıları hava kirliliğinin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmaması yönünde uyarıda bulunuyor. |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 13/Ocak/2008 Pzr, 3:11
Mesaj konusu : |

|
|
Yaralı pelikana öğretmenler sahip çıktı
Balıkesir'in Manyas ilçesindeki sulak bir alanda öğrenciler tarafından bulunan yaralı pelikan, öğretmenler tarafından okula götürülerek balıkla beslendi.
Manyas ilçesine bağlı Haydar köyü girişinde bulunan sulak alanda uçamayan bir pelikan gören öğrenciler, durumu öğretmenlerine bildirdi. Miralay Bekir Sami Bey İlköğretim Okulu Müdürü Kudret Eğen ve öğretmen Ali Cihan Kandemir, kanadından yaralandığı için uçamayan pelikanı bulunduğu yerden alarak okula götürdü.
Balık alarak kendi elleriyle pelikana yediren öğretmenler, Jandarma Doğal Hayatı Koruma Tim Komutanlığı'nı arayarak pelikanı teslim edeceklerini söyledi. 'Şahika' adı verilen pelikan, öğrenciler tarafından da çok sevildi. |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 21/Ocak/2008 Pts, 4:08
Mesaj konusu : |

|
|
Tariş organik pamuk üretecek
Balıkesir Tariş Pamuk Tarım Satış Kooperatifi Yönetim Kurulu ve İl Tarım Komisyonu üyesi İsmet Koçyiğit, son yıllarda kar oranı düştüğü için çiftçilerin pamuk üretiminden vazgeçtiğine dikkat çekerek, organik pamuk üretimiyle çiftçileri yeniden pamuk üretimine yöneltmeyi amaçladıklarını söyledi.
Talep arttı, üretim gerek
Tariş olarak Balıkesir bölgesinde 2008 yılında üyelerini organik pamuk üretimine geçirmeyi amaçladıklarını belirten Koçyiğit, "Tariş Pamuk Tarım Satış Kooperatifi, Balıkesir'de 2008 yılında organik pamuk üreterek ortaklarının üretimden uzaklaşmasını önlemeye çalışacak. Tariş bünyesinde üretilen pamuklar sulu tarımla gerçekleşiyor. Fakat Balıkesir Tariş ortakları kuru tarımla uğraştıkları ve arazilerini sulayamadıklarından dolayı pamukları organik tarıma uygundur. Şu anda dahi yarı organik üretim yapılmaktadır. Son yıllarda tekstil sektöründe organik üretilen pamuğa talep arttı." diye konuştu.
Koçyiğit "Marmara Bölgesi'nde üretilen pamuklar, Ege pamuğu coğrafi işaretli yetki belgesi Türk Patent Enstitüsü'ne Ege pamuğu olarak tescil ettirilmiştir. Önümüzdeki süreçte dünyada ve ülkemizde pamuk eskisi gibi beyaz altın çağını yaşayacaktır. Çiftçilere pamuk üretiminden kopmamalarını tavsiye ediyorum" dedi.
METİN YAMANER - BALIKESİR |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 21/Ocak/2008 Pts, 4:09
Mesaj konusu : |

|
|
Fabrika dereyi siyaha boyadı
Balıkesir'in Burhaniye ilçesindeki zeytinyağı fabrikalarının atıklarını arıtmaması sebebiyle Üyücek deresi siyaha boyandı.
Bölgede balık ve diğer canlıların ölümü çevrecilerin tepkisine sebep olurken, siyaha boyanan derenin denize dökülmesi vatandaşları endişelendiriyor.
Havran'dan doğan Üyücek deresinin Orjan ve Denetko tatil siteleri arasından denize döküldüğünü belirten Ak Partili Meclis Üyesi Bayram Kalay, kara suya çözüm bulunmasını istedi. Zeytinyağı fabrikalarının atıklarının dereyi kirlettiğini ifade eden ve balık ölümleri yaşandığını anlatan Bayram Kalay, "Kimsenin doğayı kirletmeye hakkı yok. Üyücek deresine dökülen zeytinlerin kara suları pırıl pırıl suyu siyaha boyadı. Şu anda sular bol olmasına rağmen dere siyah akıyor. Bu suda canlının yaşaması mümkün değil. Kara suya çare bulunmalı" dedi.
Öte yandan kirliliği incelemek üzere Sağlık Grup Başkanlığı Çevre Sağlığı ekiplerini görevlendiren Kaymakam Bekir Şahin Tütüncü, kirliliğin ilçe dışındaki fabrikalardan kaynaklandığını söyledi. Çevre sağlığı ekiplerinin inceleme başlattıklarını belirten Kaymakam Tütüncü, "Kirlilik ilçe dışındaki fabrikalardan kaynaklanmaktadır. Çevre Sağlığı Ekipleri'nin hazırlayacağı tutanağı Çevre İl Müdürlüğüne göndereceğiz. Kirliliğe neden olan işletmeler hakkında kanuni işlem başlatılacak" dedi.
BEKİR TERZİOĞLU-ALİ TALAY - BALIKESİR |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 26/Ocak/2008 Cmt, 3:41
Mesaj konusu : |

|
|
Hasankeyf mağaraları boşaltıldı
Batman'ın Hasankeyf ilçesinde lokanta olarak kullanılan ve turistik eşyaların satıldığı mağaralar boşaltıldı.
Tarihi Hasankeyf ilçesinde, Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun ''Tarihi eserlere zarar veriliyor'' gerekçesiyle aldığı karar doğrultusunda 13 mağara boşaltıldı. Hasankeyf Belediyesi zabıta ekipleri gözetiminde esnaf ait eşyalar mağaralardan çıkarıldı. Eşyaların taşınması sırasında işyeri sahipleri ile görevliler arasında tartışma yaşandı.
Yıllardır mağaralardan ekmek yediklerini ve tek geçim kaynaklarının mağara işyerleri olduğunu belirten Hasankeyifli esnaf alınan kararla mağdur olduklarını söylediler.
Mağarada hediyelik eşya satan Sait Cihan isimli esnaf, 7 yıldır mağaradan geçimini sağladığını söyledi. 50 yıldır mağaraların baba ve dedeleri tarafından kullanıldığını belirten Cihan, kuruldan çıkan kararı doğru bulmadığını ve kendilerinin açlığa mahkum edildiğini savundu.
Ahmet Akdeniz isimli esnaf ise, yıllardır Hasankeyf'in Ilısu Barajı suları altında kalacağı gerekçesiyle oyalandıklarını ileri sürerek, "İşyerlerimizi kapatmalarına bir anlam veremiyoruz. Bu mağaralar boşaltıldığı gibi harabeye dönecek. Mağaraları işyeri olarak kullandığımızda en azından bakımlarını yapabiliyorduk. Bu nasıl bir koruma kararıdır anlamıyoruz" dedi.
Mağaraları boşaltma esnasında işyeri sahipleri zabıta görevlilerine tepki gösterdi.
M.ŞÜKRÜ YILDIRIM-BATMAN |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 26/Ocak/2008 Cmt, 3:41
Mesaj konusu : |

|
|
santralden gaz kokusu açıklaması
Bursa'nın Orhaneli ilçesinde, E.Ü.A.Ş'a ait termik santralden çevreye yayılan gaz kokusu hakkında yetkililer açıklama yaptı.
Elektrik üretiminin sekteye uğuramaması için ihtiyaten stoklanan kömürlerin bir kısmının yüzeyinde alevsiz yanma olduğu, bunların süratle kazana sevk edildiği bildirildi.
İşletme Başmühendisi Mustafa Soyoral, "Santralimizde baca gazı arıtma 1998 yılından beri faal durumdadır. 8 milyon dolarlık rakam ise, santralimizde geçtiğimiz yıl içerisinde yapılan 2 aylık bakım ve rehabilitasyon çalışmaları için harcanan paranın tamamını ifade etmektedir. Santralimizde kazan ve yardımcı tesislerden gaz sızması kesinlikle vaki değildir. Çünkü sistem bacaya kadar eksi basınç altında işletilmekte ve baca gazı arıtma tesisinde arıtıldıktan sonra atmosfere verilmektedir.
Ülkemizde enerji darboğazı yaşanmaması için termik santrallere düzenli yakıt temini mutlak bir zorunluluktur. Santralimize kömür TKİ işletmesi tarafından temin edilmekte, kömür çıkarılması kış aylarında yağışlı dönemlerde sekteye uğramaktadır. Bu esnada enerji üretiminin devamlılığı için santral stok sahasında bir miktar hazır kömür stokunun bulundurulması bu tür tesislerde genel bir prensiptir. Bunun için santralimizde eylül ayı ortalarında başlayan revizyon öncesi 35 bin 650 tonluk bir kömür stoku oluşturulmuştur.
Ancak geçtiğimiz günlerde yağışsız geçen kış şartlarının da etkisiyle stok sahasında bulunan bu kömür yığınının bir kısmının yüzeyinde alevsiz yanma ve gaz çıkışı başlamıştır. Bu durum kömürün kazanda yanmasını da kalorisinin düşmesi sebebiyle zorlaştırmaktadır. Stok sahasında gaz çıkışı olan bölge süratle kazana sevk edilmektedir. Kısa sürede bu yığın yakılmış olacaktır" dedi.
BÜLENT DEĞİRMEN-BURSA |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 26/Ocak/2008 Cmt, 3:42
Mesaj konusu : |

|
|
Atık sular tarihi kaleyi tehdit ediyor
Şanlıurfa'nın Harran ilçesinde bulunan tarihi Harran Kulesi'nin altına akan atık sular, tarihi mekanı tehdit ediyor.
Harran ilçesindeki yeraltı atık su şebekesinin yetersiz oluşundan dolayı atık sular tarihi mekanlara zarar veriyor. Harranlı vatandaşlar, duruma tepki göstererek atık suların tarihi mekanların altına akmasının engellenmesi gerektiğini söyledi.
Harran harabelerinin ve bu ilçede bulunan tarihi mekanların yeterince korunmadığını öne süren Harranlılar, tarihi mekanların korunması için Kültür Bakanlığı'nın harekete geçmesini istedi. İlçede kanalizasyon şebekesinin yapılması için belediyeye yetki verilmesi gerektiğini söyleyen Harranlılar, SİT alanı dokunulmazlığının kaldırılarak bir an önce bu işe bir çözüm getirilmesini istedi.
Harran ilçesinde SİT alanı dokunulmazlığı olduğu için kanalizasyon şebekesinin yapılmasına izin verilmediği öğrenildi.
MEHMET DİKEÇ-ŞANLIURFA |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 25/Şubat/2008 Pts, 9:49
Mesaj konusu : |

|
|
KAR İŞE YARAMADI; KEŞKE YAĞMUR YAĞSAYDI... Anadolu'daki barajlarda da su miktarı tehlike sınırında
Elektrik talebini karşılamak için üretim miktarının artırılması ve kar yağışı, hidroelektrik santrallerindeki su miktarının alarm vermesine yol açtı
Türkiye geçtiğimiz günlerde başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere karın etkisi altında kaldı.
Kar yağışı yoğun üretim yapan ve bu nedenle su miktarları ciddi biçimde düşen elektrik üreten barajları olumsuz etkiledi.
Türkiye'nin "lokomotif" barajı olarak gösterilen Keban'da su miktarı 824 metrenin altına düştü. Miktar 820 metreye düştüğünde, santralde üretim duracak.
Barajda elektrik üretimine bağlı olarak su her gün 10- 12 santim azalıyor.
Bu da 1-2 ay içinde üretimin durması anlamına geliyor. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ile elektrikte arz-talep dengesini tutturmakla görevli olan sistem operatörü Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) yetkilileri, elektrik üreten barajlardaki su miktarının azalmasından kaygı duyuyor.
Fırat Havzası'nı besleyecek bölgede kar yağışı görüldüğünü belirten yetkililer, karın tümüyle suya dönüşeceğini ve barajları dolduracağını düşünmemek gerektiğini vurguluyor.
Yetkililer, "Karın suya dönüşmesi için mart ve nisanda yeterli yağmur gerekiyor. Bütün dileğimiz, gelecek aylarda karı eritecek ve barajlara dolduracak yağmur yağması" diyor.
Türkiye'nin suya dayalı elektrik üretiminin yüzde 60'ı, Fırat havzasında bulunan barajlardan sağlanıyor.
Havzada yer alan en önemli barajlar Keban, Atatürk, Karakaya ve Birecik. Havzanın en tepesinde Keban Barajı yer alıyor. 1330 megavat kurulu güce sahip olan Keban'da biriken su, havzadaki diğer barajlar için gösterge niteliği taşıyor. Çünkü, Keban'ın elektrik üretimi için kullandığı su diğer barajlara akıyor ve onların üretimlerini etkiliyor. Yetkililer, şu an Keban'da elektrik üretimi için kullanılabilir su miktarının yüzde 22 olduğunu vurguluyor. |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
seval
Moderator

Kayıt: 14 Şub 2007
Üye No: 440
Mesajlar: 6053
G. Mesaj Sayısı: 9.34
Konum: İstanbul
Meslek: İşsiz
|
Tarih: 25/Şubat/2008 Pts, 9:50
Mesaj konusu : |

|
|
Yağmur bombası uygulaması durduruldu
Yağmur bombaları işe yaramadı, kuraklık var
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın kentin su sorununu çözmek için büyük umutlar bağladığı yağmur bombalarından sonuç alınamadı.
Geçtiğimiz kasım ayında uygulanmasına başlanan "İklim değişikliklerinin İstanbul su kaynaklarına etkisi" adlı projenin bombalama safhasının 3 Şubat tarihi itibariyle sona erdirildiği açıklandı.
İTÜ Meteoroloji Mühendisliği'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi'yle birlikte yürüttüğü çalışmanın başında bulunan Prof. Dr. Orhan Şen, SABAH gazetesine önemli açıklamalarda bulundu:
"Kasım'dan bu yana 20-25 civarında yağmur bombası attık. Havzaların üzerinde uçakla dolaştım, çok fazla kar yoktu. Istıranca Dağları'nın üzerinde bayağı kar varken Terkos'ta göremedim. Kar yağışından sonra buharlaşma meydana geldi." Prof. Dr. Orhan Şen, eldeki verilere göre, İstanbul'un su probleminin geçen yaza göre daha ağır yaşanacağını söyledi. Şen, "Tahminlerime göre haziran başına yüzde 37 dolulukla gireriz. Geçen haziran başında bu oran yüzde 58'di. Dilim varmıyor ama bu yıl çok ciddi su sıkıntısı çekeceğiz" dedi.
Şen, beklenen yağışı gerçekleştiremeyen ve toplam maliyeti 2.5 milyon dolara çıkan projeyi "Bir yıl sürecek bu çalışmanın temel amacı yağmur yağdırmak değil, bulutların yapısını anlamak, havadaki partiküllerin bulut içinde yağışa ne gibi etki yarattığını araştırmak" sözleriyle savundu.
Belediye Başkanı Topbaş, 16 Kasım 2007'de yaptığı açıklamada "Yağış artırımı, bulut özelliğine göre yüzde 20-30 civarında mümkün olabiliyor. 100 günlük suya 20 günlük su daha ilave etmiş oluyorsunuz" demişti. Kadir Topbaş, 28 Ocak 2008'deki konuşmasında ise "Diğer bölgelerde metrekareye 1.5-2 kilogram yağış düşerken, denemenin yapıldığı bölgeye 4.5- 5 kilogram yağış düştü. Yüzde 20-30 gibi bir artıştan bahsedilirken, burada ciddi bir artış görüldü'' müjdesini İstanbullulara vermişti.
UZMANLAR yağmur bombalarından sonuç alabilmek için uygun hava şartlarının olduğu mevsimlerin beklenmesini öneriyor. 18 Mart Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Türkeş, kış mevsiminde atılan yağmur bombalarının bizim iklim şartlarımızda etkili olmayacağının altını çizdi. Türkeş, "Yağmur bombası hızlı hava sistemlerin hüküm sürdüğü mevsimlerde etkili olmaz, çünkü yağmuru istediğiniz yere düşüremezsiniz" dedi. Murat Türkeş'e göre İstanbul için "kış geçtikten sonra ortaya çıkan mevcut su açığını kapatmak mümkün değil." Durumu yağmur kronolojisi açısından değerlendiren Türkeş, "Türkiye'de yıllık ve aylık ortalama yağış miktarı seneler itibariyle çok büyük farklılık göstermiyor. Kış mevsiminin bitmesiyle gerçekleşecek baraj doluluk oranlarının önümüzdeki aylardaki yağışlarla ciddi artış göstermesi beklenemez" dedi. |
|
_________________ Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
|
Etiketler: mesafesinde, saatlerde, duman, çektiklerini, kaplayan, gece, gözlendi, arttığı, sıcaklıklarının, gün, belli, artırdı, bulunuyor, hava, havadaki, İzmirde, görüldü, yolu, kirliliğinin, kent |
|
 |