Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Dini Bilgiler

Sayfa 1 

İslam melekleri



Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:28
MesajMesaj konusu : İslam melekleri

Alıntıyla Cevap Gönder


İslam melekleri

İslam'da dört büyük melek

Dört büyük melek, İslam dininde inanılan dört büyük meleğe verilen ortak isimdir. İslam dininde bu melekler diğer meleklerden daha büyük ve önemlidir.

İslam dininde melekler nurdan yaratılmış, insani özellikleri olmayan, iradesiz, günahsızdırlar. Meleklere inanmak İslam'da inanç esaslarındandır, yani meleklere inanmayan kişi müslüman olamaz. Meleklerin sayıları ve çeşitleri tam olarak bildirilmemiştir. Yine de bazılarının görevleri ve sayıları bilinmektedir. Bu meleklerden dört tanesi, büyük melekler veya dört büyük melek olarak anılır. Bunlar: Cebrâil, Mîkâîl, İsrâfil ve Azrâîl'dir.

Cebrail'in görevi peygamberlere vahiy getirmektir yani o Allah'ın emir ve yasaklarını peygamberlere getiren (ileten) melektir. Ayrıca Cebrail tüm meleklerin en büyüğü ve en üstünü olarak anılır. Mikail'in görevi doğa olaylarını idare etmektir. İsrafil'in görevi kıyamet günü sûra üflemektir. Azrail'in görevi ise insanların canını almaktır, bu nedenle ölüm meleği (melekü'l mevt) olarak da anılmıştır.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:29
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Azrail

Azrail, İslam dinindeki dört büyük melekten biri. İnsanların canını almakla görevlidir.

Azrail, Kur’an ve sahih hadislerde, melekü’l-mevt (ölüm meleği) şeklinde de anılmıştır.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:31
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Cebrâîl

İslam'da Cebrail
Dört büyük melekten biri. Peygamberlere vahy getirmek, onlara Allahü teâlânın emir ve yasaklarını bildirmekle vazîfeli melek. Buna Cibrîl, Rûh-ul-emîn, Rûh-ul-kuds, Nâmûs-ı ekber de denir.

Âyet-i kerîmede meâlen buyruldu ki:

Gerçekten Cibrîl, Kur'ân-ı kerîmi, Allahü teâlânın izniyle senin kalbine indirdi (Bekara sûresi: 97)

Allahü teâlâ Cebrâil'e (aleyhisselâm), filân şehri yerin dibine geçir, diye emr etti. Cebrâil, yâ Rabbî! Bu şehirdeki filanca kulun sana bir ân isyân etmedi. Hep itâat ve ibâdet ediyor deyince; Allahü teâlâ onu da berâber geçir! Zîrâ günâh işleyenleri görünce, bir kerrecik yüzünü değiştirmedi buyurdu. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı Rabbânî) Cebrâil aleyhisselâm çok defâ Resûlullah'ın huzûruna, Eshâb-ı kirâmdan Dıhye-i Kelbî sûretinde gelirdi. Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, Benî Ümeyye'den üç kişiyi üç kişiye benzetti ve şöyle buyurdu: "Dıhye-i Kelbî, Cebrâil'e; Urve bin Mes'ûd Sekafî, Îsâ'ya; Abdül-üzza ise Deccâl'e benzer." (Hadîs-i şerîf-İhyâu Ulûmiddîn)

Şüphesiz Allahü teâlâ bir kulundan râzı olup, onu sevdiğinde, Cebrâil aleyhisselâmı çağırır ve ona buyurur ki: "Ben falan kulumu seviyorum sen de onu sev." Cebrâil aleyhisselâm onu sever. Sonra semâda seslenip der ki:"Allahü teâlâ falan kulu seviyor, siz de onu sevin." Semâdakiler de onu sever. Sonra onun sevgisi yerdekilerin gönüllerinde yerleşir. (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Müslim)

Âdem aleyhisselâmın boyu ve ömrü kesin olarak bildirilmedi. Bir rivâyette, bin sene yaşayıp beş yüz yaşında iken peygamber oldu. Allahü teâlâ, kendisine on kitap gönderdi. Cibrîl aleyhisselâm ona on iki sefer gelmişti. (Nişancı Muhammed Efendi)


Etimolojisi ve İsimleri

Cebrâîl Allah'ın kulu ve kuvveti anlamına gelir ki bu İslam dinindeki Cebrail'in çok kuvvetli bir melek olduğu inancına dayanmaktadır. Kur'an'da ve hadislerde Cebrail farklı isimlerle de anılmıştır:

Cibrîl (2/97-98; 66/4), Rûhu'l-kuds (2/87; 5/110; 16/102), Rûhu'l-emîn (26/193), Rûh (19/17; 70/49; 97/4), Rasûl-i kerîm (81/19) ve Nâmûs-ı Ekber2. Ayrıca Cebrail, en büyük melek olduğuna inanıldığı için, Seyyidü'l melâike yani "Meleklerin efendisi" olarak da anılmıştır.


Görevi ve Özellikleri

İsminin etimolojisinden de anlaşıldığı gibi İslam dininde Cebrail'in çok kuvvetli bir melek olduğuna inanılır. Cebrail'in görevi vahiy getirmektir, yani Allah'tan peygamberlere haber ve bilgi taşır. İslam dinine göre inanılan bütün peygamberlere vahyi getiren Cebrail’dir. Kur'an'da Cebrail'in Allah katında önemli bir yeri olduğu belirtilir (bkz. 81/19-20).


--------------------------------------------------------------------------------

1: Vahiy - bir buyruk veya düşüncenin Allahü teâlâ tarafından peygamberlere bildirilmesine verilen isim.
2: Bkz. Buhari, Bed'ül-Vahy, 3; Enbiya, 21; Müslim, iman, 252.
Tasavvuf düşüncesinde Cebrail kişinin akl-ı külle ulaşmasına vesile olan tefekkürü simgeleyen bir rumuz olarak da görülmüştür.


Kaynakça A. Saim Kılavuz, "Anahatlarıyla İslam Akaidi ve Kelam'a Giriş", Ensar Neşriyat.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:32
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Mîkâîl

Mîkâîl (ar. مِيكَائِيلٌ), İslam ve diğer semavi dinlerdeki dört büyük melekten biri. Evrendeki tabii olaylardan, yani tabiat olaylarından görevlidir.

Dört büyük melekten biri. Ucuzluk, pahalılık, kıtlık, bolluk yapmak, ferah ve huzûr getirmek ve her maddeyi hareket ettirmekle görevli melek.

Resûlullah efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem Cebrâil'e; "Ey Cebrâil! Mîkâil'in güldüğünü hiç görmedim, bunun sebebi nedir?" diye sorduğunda, Cebrâil (aleyhisselâm; "Cehennem ateşinin tutuşturulduğu günden bugüne dek Mîkâil gülmemiştir" diye cevap verdi. (Muînüddîn Hirevî)

Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâma gökte iki ve yerde iki yardımcı yaratmıştır. Bunlar gökte Cebrâil ve Mikâil, yerde hazret-i Ebû Bekr ve hazret-i Ömer'dir. (Nişancızâde) !

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:33
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


İsrâfil

İsrâfil, (ar. إسرافيل), İslâm dînindeki dört büyük melekten biri. Allah’ın emriyle kıyamet kopacağı zaman sûra üflemekle görevlendirilmiştir.

Bir hadiste İsrâfiİl, sahib-i karn (sûr’un sahibi, borunun sahibi) olarak isimlendirilmiştir (Tirmizî, Kıyamet, 8). İsrafil sûr’u iki defa üfleyecektir. Birinci defa üfürdüğünde göklerde ve yerde bulunan her şey yok olacağına, ikinci defa üfürdüğünde ise, bütün insanların tekrar dirileceğine ve mahşer yerinde toplanmak üzere sevk edileceklerine inanılır.

Berat gecesinde ameller nüshası dünya semasında görevli olan İsrafil'e verilir.

Dört büyük melekten biri. Kıyâmet kopacağı vakit sûr denilen boruya üfürmekle vazîfeli olan melek. İsrâfil aleyhisselâm Sûr'a iki defâ üfürecektir. Birincisinde Allahü teâlâdan başka her diri ölecektir. İkincisinde hepsi tekrar dirilecektir. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî) İsrâfil aleyhisselâm Sûr'a üfürünce Sûr'dan büyük bir ses çıkacak ve yedi kat göklere ve yerin her tarafına ulaşacaktır. İşitenlerin hepsi yerde olsun göklerde olsun ölecektir. Vasiyetlerini bile edemezler. Çarşıda olanlar evlerine dönemezler. (İmâm-ı Birgivî)

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:36
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


İslam'da melek

İslam'da Melekler Allah'ın emirlerini uygulamakla görevli nurdan yaratılmış varlıklardır. Meleklere iman İmanın altı şartı arasındadır. Melekler insanlardan, kendilerine cüzi irade verilmemiş olmaları yönünden ayrılırlar. İslam'a göre meleklerin cinsiyeti de yoktur. Cebrail, Azrail, Mikail, İsrafil olmak üzere dört büyük melek vardır.

Dört Büyük melek

Dört meleğin her biri belli bir görevi yerine getirmektedir. Aralarında bir hiyerarşik ilişki olmamakla birlikte Cebrail en büyük melek kabul edilmektedir.


Cebrail

Vahiy meleğidir.AllahC.C'den peygamberlere vahiy getirir. Ruhu'l Emin (Güvenilir Ruh) lakabıyla anılır.


Azrail

Eceli gelen insanların ruhlarını teslim alır.


Mikail

Tabiat olaylarını yönetir.


İsrafil

Kıyamet günü, Sur borusunu üfleyecek olan melektir.



Melek Türleri


Muhammed, Miraç hadisesinde göğün yedi katmanını gezmiş ve buralarda değişik tür meleklerle karşılaşmıştır. Hadis-i Şerife göre bunlardan biri göğün kapısını koruyan, emrinde -herbirinin emrinde 100 bin melek olmak üzere- 70 bin melek olan İsmail isimli melektir.

Yedinci kat gökte bulunan Beytü'l-Ma'mur mabedi etrafında tavaf eden ve her birine kıyamete kadar bir daha sıra gelmeyen melekler gördü. Yine çeşitli katlarda sürekli secde, rüku gibi sabit hallerde duran melekler gördü.


Münker ve nekir

Kabirde insanı sorguya çeken değişik görünümlü meleklerdir. Bu sorgu sonucuna göre kabir hayatının iyi mi kötü mü geçirileceği belirlenir.


Kirâmen Kâtibîn

Her insanın sağ ve sol omzunda yer alıp, yaptığı iyi ve kötü işleri kaydederler. Kiramen katibin insanın aklından geçen kötü işleri eyleme dökmediği müddetçe kaydetmezler. İyi işlerini ise niyet anında hemen iyilik hanesine yazarlar. Hafaza (Koruma) melekleri ismiyle de anılırlar.


Şeytanın durumu

Şeytan veya İblis bir melek değil, cindir. Cinler nurdan değil ateşten yaratılmışlardır. Ancak Adem yaratıldığında onu kıskanıp Allah'a isyan etti ve huzurdan kovuldu.


Muhtelif bilgiler

Bazı yorumlara göre deniz, bulut hatta ozon tabakası dahil tüm tabiat varlıkları da birer melektirler.

Bedir savaşında sayıca az olan müslümanların safında meleklerin de savaştığı hadislerde anlatılmaktadır. Yine hadislerden anlaşıldığına göre Uhud savaşında, Cebrail ve Mikail Muhammed'nin yanında savaşmış ve onu düşmanlarından korumuşlardır.

Taif isimli şehirde taşlanma olayından sonra Muhammed 'e gelen Cebrail, iki tarafındaki dağları kaldırıp taifin üzerine yıkmayı teklif etmiş, ancak Muhammed bunu kabul etmemiş ve kendisini taşlayanlar için dua etmiştir.

Türk halkı arasında, Çanakkale Savaşı, Kıbrıs barış harekatı dahil pek çok savaşta meleklerin insanlara yardım ettiğine dair rivayetler vardır.

Meleklerin kanatları olduğu Kur'an'da açık bir dil ile ifade edilmiştir. Ancak bu kanatların işlevi ve sayısı bilinmemektedir.

Melekler bir yerden bir yere çok hızlı bir şekilde gidebilirler. Çok güçlüdürler. İnsanlardan farklı olarak yemezler, içmezler, gece gündüz Allah'a ibadet ederler.

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:38
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Harut ve Marut

Harut ve Marut Kur'anda ismi geçen iki melektir.

Genel olarak kabul gören açıklama Harut ve Marut'un Allah'ın emri ile sadece insanlara çeşitli bilgileri ve sihri öğreten iki melek olduğudur. Bazı tefsirlerde Harut ve Marut'un melek değil insan olabileceği belirtilmiştir.

Eski bazı kaynaklarda, Hristiyan ve yahudi kaynakları da referans gösterilerek Babil'in düşmüş melekleri olarak da adlandırılırlar. Efsaneye göre melekler, insanların işledikleri günahları görünce kınarlar, Allah "Siz onların yerinde olsanız aynısını yapardınız" der ve meleklerden en iyilerinden ikisi, Harut ve Marut seçilerek Babil şehrine yargıç olarak gönderilir.

Konu ile ilgili Bakara Suresinin 102. ayetinin Türkçe meali:

"Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (nübüvveti) hakkında şeytanların anlattıklarına uydular. Süleyman inkâr etmedi; ancak şeytanlar inkâr etti. Onlar, insanlara sihri ve Babil'deki iki meleğe Harut'a ve Marut'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: "Biz, yalnızca bir fitneyiz, sakın inkâr etme" demedikçe hiç kimseye (bir şey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezlerdi. Buna rağmen kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak şeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın, ahiretten hiçbir payı olmadığını bildiler; kendi nefislerini karşılığında sattıkları şey ne kötü; bir bilselerdi."

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:38
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Kirâmen Kâtibîn

Kirâmen Kâtibîn İslam dinininde, insanların sağ ve solunda bulunup yapılan iyi ve kötü davranışları tespit edip, yazan meleklere verilen isimdir. Bu meleklere Hafaza melekleri de denir.

Kirâmen Kâtibîn melekleri, İslam'a göre, iki tanedir. Bu meleklerden biri kişinin solundadır ve kötü davranışlarını yazar, diğeri ise kişinin sağındadır ve iyi davranışları yazar. Bu meleklerin varlığı Kur'an'da geçmektedir ve bu nedenle bu meleklere inanmak Müslümanlara farzdır (şarttır). Kur'an'da bu iki melek hakkında şöyle denmiştir:

"Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona verdiği vesveseyi de biz biliriz. Çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Üstelik, biri insanın sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki alıcı melek de (onun yaptıklarını) alıp kaydetmektedir. İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında (yaptıklarını) gözetleyen (ve kaydeden) hazır bir melek bulunmasın." (Kâf suresi, 16-18)[1]
Ayrıca Kâf suresi, 20-21; Zuhruf Suresi 79-80 ve İnfitâr suresi, 11-12. ayetlerde de bu meleklerden bahsedilir. Kur'an'da bu meleklerin ahirette hesap gördükleri sırada insanlara şahitlik edecekleri de yer alır (bkz: Kâf suresi, 20-21).


Notlar

kuran.gen tr - Türkçe Diyanet Meali, Kâf sûresi, 16-18. ayetler

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
tubik
Moderator
Moderator



   Kayıt: 30 Mar 2007
   Üye No: 643
   Mesajlar: 11595
   G. Mesaj Sayısı: 19.17
   Konum: Kocaeli
   Meslek: Fotoğrafçılık
   
Tarih: 28/Aralık/2007 Cum, 8:40
MesajMesaj konusu : 

Alıntıyla Cevap Gönder


Mâlik

Mâlik (Arapça مالك), Arapça bir kelime olup, "Mülk" kökünden türemiştir ve "bir mülke sahip olan" anlamını taşır.

İslam inancında Mâlik cehennem'in yöneticisi olan meleğin ismidir. Kur'an'daki bu anlamdaki tek kullanımında, günahkârlar Mâlik'e, Allah'ın kendilerini yok etmesini isteyerek seslenirler, ancak orada sürekli kalacakları cevabı ile karşılaşırlar [1].
Ayrıca Mâlikü'l-Mülk şeklinde, "Dünya ve Âhiretin mülkü, yalnız ve mutlak olarak kendisinin olan" anlamında, Allah'ın adları'ndan biri olarak da geçer.

Kaynakça Zuhruf Suresi 77. ayet

_________________

DoN't SpeEAak !!!
Yukarı Dön
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder  Başlığa cevap gönder 
Hagayret.Net Forum Ana Sayfa » Dini Bilgiler

Sayfa 1 



Geçiş Yap:  

Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız